Emine Seçeroviç (Kaşlı) ile Söyleşi
Hasna Para
Bosna mutfağı Türk mutfağına benziyor mu?
Benzediği taraflar da var ama birçok noktada da değişiktir, diyebiliriz.
Mesela Türk mutfağında daha çok baharat kullanılır, bizde oldukça
azdır. Yahut yeşillik, salata daha yaygındır bizden. Çeşit olarak Türk
insanı da kebap sever, Boşnaklar da cevapi dediğimiz köfte sever. Türk
insanı da hamur sever, Boşnakların da vazgeçilmezidir börek.
Sarmalar, dolmalar hepsi bizde de mevcuttur. Hatta, soğan dolması
için bizler sogan dolma deriz, yani normal g ile. Ancak soganın soğan
olduğunu Türkçe bilmeyen bilmez. Bizde o bir yemek ismidir. Veya
sütlaca sutliya deriz ama sütün süt demek olduğunu bilmeyiz. Böyle
de Türkçe kelimeler mevcuttur. Sadece mutfakta değil tabii günlük
yaşantımızda birçok yerde Türkçe kelimeler çıkar.
Rahmetli Aliya İzzetbegoviç'in sizin için nasıl biri olduğunu
öğrenebilir miyiz?
Liderden önce benim için büyük bir insandır. Savaşta okula gittiğim
dönemde okulumuzu ziyaret etmişti, çikolata getirmişti. Ona şiirler,
ilahiler okumuştuk. Yani savaşan bir ülkenin liderisiniz, her taraftan
size saldırıyorlar, savaşı durdurmak için çözüm arıyorsunuz, ama tüm
bunların içinde vakit bulup okula giden çocukları ziyaret etmeyi de
değerli görüyorsunuz. İşte bu benim için Aliya’ya dair ilk hatıramdır ve
yeri bambaşkadır. Elbette liderliği de başka bir yönü. Onun askerleri
düşmana benzemedi. Bu yüzden bugün Allah’a şükür başımız dik.
Askerlerimiz çocuk, kadın seçmeden öldürmedi, katletmedi. Bir de
onun bilgeliği var ki belki de en önemlisi. Onun kitaplarını okumadan
zaten onu anlamak, tanımak imkansız. Ve kitaplarıyla bugün de bizlere
katkı sağlıyor.