Ocak 2019 ocak2019 | Página 109

Emine Seçeroviç (Kaşlı) ile Söyleşi Hasna Para Bosna mutfağı Türk mutfağına benziyor mu? Benzediği taraflar da var ama birçok noktada da değişiktir, diyebiliriz. Mesela Türk mutfağında daha çok baharat kullanılır, bizde oldukça azdır. Yahut yeşillik, salata daha yaygındır bizden. Çeşit olarak Türk insanı da kebap sever, Boşnaklar da cevapi dediğimiz köfte sever. Türk insanı da hamur sever, Boşnakların da vazgeçilmezidir börek. Sarmalar, dolmalar hepsi bizde de mevcuttur. Hatta, soğan dolması için bizler sogan dolma deriz, yani normal g ile. Ancak soganın soğan olduğunu Türkçe bilmeyen bilmez. Bizde o bir yemek ismidir. Veya sütlaca sutliya deriz ama sütün süt demek olduğunu bilmeyiz. Böyle de Türkçe kelimeler mevcuttur. Sadece mutfakta değil tabii günlük yaşantımızda birçok yerde Türkçe kelimeler çıkar. Rahmetli Aliya İzzetbegoviç'in sizin için nasıl biri olduğunu öğrenebilir miyiz? Liderden önce benim için büyük bir insandır. Savaşta okula gittiğim dönemde okulumuzu ziyaret etmişti, çikolata getirmişti. Ona şiirler, ilahiler okumuştuk. Yani savaşan bir ülkenin liderisiniz, her taraftan size saldırıyorlar, savaşı durdurmak için çözüm arıyorsunuz, ama tüm bunların içinde vakit bulup okula giden çocukları ziyaret etmeyi de değerli görüyorsunuz. İşte bu benim için Aliya’ya dair ilk hatıramdır ve yeri bambaşkadır. Elbette liderliği de başka bir yönü. Onun askerleri düşmana benzemedi. Bu yüzden bugün Allah’a şükür başımız dik. Askerlerimiz çocuk, kadın seçmeden öldürmedi, katletmedi. Bir de onun bilgeliği var ki belki de en önemlisi. Onun kitaplarını okumadan zaten onu anlamak, tanımak imkansız. Ve kitaplarıyla bugün de bizlere katkı sağlıyor.