Ocak 2019 ocak2019 | Seite 107

Emine Seçeroviç (Kaşlı) ile Söyleşi Hasna Para Hatta Bosna’yı da nasıl seveceğimi öğrendim çünkü savaşla birlikte bizdeki o milli duyguları da yok etmeye çalıştılar. Vatan sevgisini Türkiye’de hissettim ve sahip oldum. Şimdi, iki vatanım, iki bayrağım var diyebilirim; Bosna Hersek ve Türkiye. Bosna'da nezaket ve ince düşünce dolu bir çok adet var. Okurlarımız için birkaçından bahseder misiniz? Evet, bazı adetlerimizi şahsen de sosyal medyada ara sıra paylaşırım. Bu adetler tüm Bosna’da, tüm evlerde yaygındır denilemez ama eski adetlere önem verilen evlerde karşılaşırsınız. Örneğin, kurban etlerini bir hediye paketiymiş gibi güzel kağıtlara, kurdeleyle, tebrik kartıyla dağıtırız. Aynı şekilde aşureleri.. Bu adetlere önem veren evlerde iftarlarda özellikle yerde sofra kurulur, bakir tabaklar kullanılır. Bayramlarda erkekler evdeki kadınlara çiçek alırlar. Ayrıca büyük, küçük herkes bayramlarda süslenir. Bosna ve Türkiye arasındaki köprüleri güçlendirmek için ortaya konulan çalışmaları yeterli buluyor musunuz? Bu mevzuya dair sevdiğiniz kitaplar, filmler ve organizasyonlar hangileridir? Yapılan çok değerli isler var. Burada öncelikle Türk kurumları yer alıyor; TİKA, Yunus Emre, YTB, Ziraat, aynı şekilde yardım kuruluşları Kızılay, İHH gibi. Yeterli diyebileceğimiz günler daha gelmedi. Aslında öncelikle Türkiye’de, Bosna’ya karşı bakış açısının da değişmesi lazım. İster istemez Bosna denilince akla, yaşanılan savaş geliyor ve bunun böyle olması gayet doğal. Hatta olması da gerek ki yaşanılanların unutulmaması adına. Ancak bunun verdiği bir zarar da var. Bosna’ya daha çok yardım edilmesi gerekilen bir ülke, bir millet olarak bakılıyor.