528
BÖLÜM 18 • KALSİYUM-FOSFOR METABOLİZMASI VE VİTAMİN D İLE İLİŞKİLİ HASTALIKLAR
Bazal düzeyde kalsiyum alımının (çocuk ve ergenlerde >500 mg/gün) sağlanmasından sonra, süt ve süt
ürünleri ile fazla kalsiyum alımının kemik mineralizasyon indisleri üzerinde sadece geçici etkiye sahip olduğu
bildirilmiş; kırık ve gelecekte osteoporoz gelişim riskleri üzerinde uzun süreli pozitif etkileri kanıtlanamamıştır (6). Yine de, bu kılavuzlara uyma Amerikan Pediatri
Akademisi tarafından güçlü bir şekilde savunulmaktadır (9). Erişkinlerde osteoporoz gelişmesini ve kemik
kaybını yavaşlatmak için D vitamini ile birlikte veya D
vitamini olmaksızın kalsiyum takviyeleri uzun süredir
kullanılmaktadır (11,12). Kalsiyum yetersizliğini tersine çeviren bu kalsiyum takviyesi, yaşlı kişilerdeki kemik kaybını azaltmaktadır (2,41).
Besinsel kalsiyum alımı ve D vitamini durumuna
ek olarak, kemik mineralizasyonunun en önemli belirleyicisi, ağırlık taşıyan fiziksel etkinliktir (13). İntrauterin yaşamda kalsiyum, plasentadan kimyasal gradiente karşı taşındığından, fetal serum kalsiyum düzeyi
oldukça yüksektir (12-13 mg/dl). Umbilikal kord kanında yüksek kalsiyum düzeyleri (12 mg/dl) postnatal
olarak hızlı bir şekilde (24-48 saat içinde) en düşük değer olan 9 mg/dl’ye iner. Sonra yaklaşık olarak 10 mg/
dl’ye yükselerek sabitleşir; gelecek 18 ayda ise hafifçe
azalır. Çocuk ve ergenlerde, serum kalsiyum düzeyleri
erişkinlerden hafifçe daha yüksektir (8.5-10.5 mg/dl).
Preterm bebeklerde veya miadında bebeklerde, hipokalsemiye PTH sekretuar cevabı kördür; salgılanması
abartılı ve uzun sürelidir.
Kemik mineralizasyonu ve hücresel işlevler için gerekli kalsiyum varlığını; onun alımı, emilimi, atılımı ve
döngüsü belirler.
Sağlıklı bir erişkinde diyet ile alınan kalsiyumun
yaklaşık %30’u ince barsaklardan emilir. Diyetteki kalsiyum düşük olduğunda veya talep arttığında ileum
ve kolondan da kalsiyum emilebilir. Kalsiyum emilimi, düşük kalsiyum alımlarında özellikle önemli olan
1,25(OH)2D tarafından kontrol edilen etkin taşımanın;
yüksek kalsiyum alımlarında ise, pasif difüzyonun eğemen olduğu işlev ile olur. Normal kalsiyum alımında
1,25(OH)2D-bağımlı taşıma emilimin çoğunu açıklarken, %8-23 kadarını pasif difüzyon sağlar (14).
Enterosite girdikten sonra kalsiyum, sitozol içinde
veya kalbindine bağlı olarak lizozomal vezikül içinde
taşınır. Bazolateral plazma zarı ile vezikülün füzyonu
sonrası iyonize kalsiyum enterosit dışına çıkar. İyonize
kalsiyum bazolateral Na+–Ca+2 değiştirici veya ATPaz
bağımlı Ca+2–Mg+2 kanalı aracılığı ile de dolaşıma salınır. PTH, böbrekteki 25-hidroksivitamin D-1a-hidrokilaz etkinliğini ve kalsitriol sentezini artırarak barsaktan kalsiyum emilimini dolaylı olarak artırır.
Barsaktan kalsiyum emiliminde; serum vitamin D
düzeyi, besinin kaynağı (kalsiyum biyoyararlanımı inek
sütü formülalarında %38, anne sütünde %58 iken yeşil
yapraklı sebzeler de diyetsel kalsiyum için iyi kaynak)
ve alınan kalsiyum tuzunun şekli [fitatlar, oksalatlar ve
fosfatlar (örneğin, kolalı içecekler) gibi kalsiyum emilimini engelleyen maddelerin besinlerde olması] etkili
olur (15). Büyüme hormonu ve östrojenler barsaktan
kalsiyum emilimini artırırken; glukokortikoidler ve tiroid hormonu bu süreci engeller.
Serum kalsiyumunun yaklaşık %40’ı albümin ve
globuline bağlı iken, %9’u sitrat, fosfat, laktat, bikarbonat, okzalat ve sülfat ile kompleks/şelasyon yapmıştır;
%51’ini ise b