Nobel Tıp Kitabevleri | Seite 42

174 BÖLÜM 6 • NORMAL PUBERTE VE PUBERTE BOZUKLUKLARI Tablo 2. Hipogonadotropik hipogonadizmle giden genetik bozukluklar ve eşlik eden klinik bulgular Gen Lokus Kalıtım Eşlik Eden Bulgular KAL Xp22 X’e bağlı Anosmi, renal agenezi, sinkinezi, yarık damak/dudak, okülomotor/ görsel-uzaysal bozukluk, barsak malrotasyonu FGFR1 8p11.2-11.1 OD Yarık damak; diş agenezisi; sinkinezi Leptin/R 7q31/1p31 OR Obezite PC1 5q15-21 OR Obezite; hipokortizolemi Yarık damak; korpus kallosum agenezisi; 4-5. metakarplarda füzyon GPR54 19p13.3 OR GNRHR 4q21 OR HESX1 3p21 OR LHX3 (Lim-homeodomain factor) 9q34 OR ACTH dışındaki diğer hormonların eksikliği; servikal omurga rijiditesine bağlı baş-boyun hareketlerinde rotasyon anomalisi; mikropenis ve kriptorşidizm, gecikmiş puberte PROP1 (Prophet of Pit1) 5q35 OR Panhipopitüitarizm (büyüme hormonu ve TSH eksikliği sıklıkla eşlik eder) FSH b 11p13 OR LH ↑ (+) OD Septooptik displazi, kombine hipofizer hormon yetmezlikleri (de Morsier sendromu) İzole BH eksikliği LH b 19q13 OR LH ↑(biyoinaktif ); FSH ↑ SF1 9p33 OD/OR Primer adrenal yetmezlik, XY, uterus (+) DAX1 Xp21 X’e bağlı Primer adrenal yetmezlik; bozulmuş spermatogenez infertilite ile giden bir klinik tablodur. Tümör, travma, radyoterapi gibi edinsel nedenlere bağlı gelişebileceği gibi hipotalamo-hipofizer eksenin gelişiminde rol oynayan genetik bozukluklara bağlı olarak da görülür. İster edinsel isterse doğumsal nedenlerle gelişsin, her durumda da hipotalamo-hipofizer eksenden gonadal uyarı yapılamamaktadır. Tablo 1’de hipogonadotropik hipogonadizm nedenleri verilmiştir (1-3). Tek gen mutasyonlarına bağlı bu bozukluklarda, HH yanı sıra diğer hipofizer hormon yetmezlikleri ile birlikte panhipopitüitarizm tablosu da ortaya çıkabilir. GnRH salınımında ve etkisinde bozukluk; anormal gonadotropin salınımı gibi bozuklukların yanı sıra ek başka bulgular da (adrenal yetmezlik, yarık damak vb.) görülebilir. Tablo 2’de literatürde tanımlanmış olan genetik bozukluklar ve eşlik eden klinik bulgular verilmiştir. İntrauterin dönemde GnRH salgılatan nöronların, olfaktor sinirlerle birlikte hipotalamusa göçü KAL gen ve anosmin-1 tarafından yapılmaktadır. Ayrıca anosmin-1 Purkinje hücrelerinin oluşumunda da eksprese olmaktadır. Bu genlerin mutasyonlarında Kallman sendromu gelişir. Hiposmi/anosmi ile birlikte hipogonadotropik hipogonadizm görülür. En sık görülen nedenlerdendir (8). Son yıllarda KAL1 geninin yanı sıra FGF8, FGFR1, PROK2 ve PROKR2 genleri de sorumlu tutulmaktadır (8-11). Topaloğlu ve ark. (12) tarafından FGF8 ve CHD7’nin de sorumlu olduğu bildirilmiştir. Puberte gecikmesi, sinkinezi, renal agenezi, görsel anormallikler ve orta hat defektleri de bildirilmiştir. Bu olguların puberte indüklemesine yanıt verdikleri gözlemlenmiştir (12-16). Ön hipofizin gelişiminde rol oynayan HESX1, LHX3, PROP1 gen mutasyonları da hipogonadotropik hipogonadizme yol açmaktadır (17). SF1 geni erkek cinsiyet farklılaşmasında, Mülleryen kanalın regresyonunda; steroidogeneziste, testislerin inişinde ve gonadotropinlerin fonksiyonlarında rol oynamaktadır. SF1 gen mutasyonlarında adrenal yetmezlikle birlikte hipogonadotropik hipogonadizm bildirilmiştir (18,19). DAX1 hipotalamus ve hipofizer gonadotroplarda eksprese olmaktadır. DAX1 gen mutasyonlarında X’e bağlı konjenital adrenal hipoplazi ve hipogonadotropik hipogonadizm bildirilmiştir (20,21). Hızlı kilo kayıpları ve obezitede etkilenen leptin düzeyleri hipotalamo-hipofizer ekseni bozmaktadır. Erişkin erkek obez olgularda infertilite bildirilmiştir (22,23). Kronik sistemik hastalıklar, radyoterapi, doğum travmaları, infiltratif hastalıklara sekonder olarak da gelişebilir. Sheehan sendromu postpartum dönemde