MÜZENİN EĞİMLİ
ŞEKLİ FARKLI
ALANLARA
OLANAK TANIYOR.
THE CURVED
SHAPE OF THE
MUSEUM PROVIDES
FOR DIVERSE
SPACES.
Arata Isozaki & Associates söz konusu tipolojinin modasının geçtiği ve 21. yüzyılın ihtiyaçlarını karşılaması
açısından lider konumunda olacak CAFA Sanat Müzesi
kalibresinde bir mekan için uygun olmadığını düşünüyor.
Pekin’deki yollar ve caddeler grid sistemle düzenlenmiş olduğundan şehirdeki güncel mimarlık kendi halindeki dikey hacimler üzerine konumlanmış sıradışı
yüzeyler olarak karşımıza çıkıyor. Ancak hızla yayılan
kentsellik dolayısıyla, yapı alanı L şeklinde ve eğri
köşelere sahip. Proje üzerinde yapılan çalışma sonucunda köşelerden birine eğri bir duvar koyuluyor ve
bu da tasarımın son haline üç boyutlu üç eğri duvarın
karşılaşması ve birbirini kesmesi olarak yansıyor. İleri
derecede 3D modelleme ve görselleştirme tasarımın,
konstrüksiyon, detaylandırma ve mühendislik projeleri dahil her aşamasında kullanılıyor.
CAFA Sanat Müzesi 3.456 m2’lik bir alan üzerine oturuyor ve 14.777 m2yi kapsıyor. 4.150 m2’lik sergi alanına
sahip olan müze hem çağdaş, hem de geleneksel sanatlara ayrılmış sergi alanları, 600 kişi kapasiteli bir
konferans salonu, kafe, kitapçı, restorasyon laboratuvarı, depolar gibi fonksiyonlara ev sahipliği yapıyor.
Eğri duvarların çarpışan kesitleri üç ayrı girişin ortaya
çıkmasını sağlıyor: Ana giriş, arka avlu ve oditoryum
girişi… Üç tavan penceresi bu girişlerden her birine
hizmet ediyor. Girişlerde genelde cam örtü kullanılıyor,
bu ışık dolaşımının yanı sıra davetkar bir geçirgenlik
de sağlıyor. Ekipman, merdiven kutuları ve asansörler; eğri duvarların içine ya da arasına konumlanarak
hacimsel objeler ortaya koyan tasarım unsurları olarak karşımıza çıkıyor. Projede istenen sergi alanları iç
mekanları plan düzleminde ya da düşeyde yüzen mekanlarla segmentlerine ayrılmak suretiyle tasarlanıyor.
Sergi alanları birbirlerine rampalar ve hafif eğimlerle
bağlanıyor.
Tavan pencerelerinden gelen doğal gün ışığı fiberglas
art galleries as white-cube exhibition spaces. While a
similar cluster of white-cubes could have been suitable
for the CAFA Art Museum, Arata Isozaki & Associates rejected this strategy as “outdated” and not appropriate for
the forward looking 21st century of the institution.
Instead Arata Isozaki & Associates’ strategy was to base
the design of the main volume on the shape of the site.
Roads and streets in Beijing tend to be on a grid system,
resulting in contemporary architecture that tends to be a
hodge podge of irregular surfaces rendered onto straight
orthogonal volumes. The CAFA Art Museum site due to
rapid urban sprawl had an atypical L composition with
curving edges. Reacting to this irregular shape, the architects design involved using advanced 3D modeling and
imaging in the creation of three 3 dimensional free curved
walls which conjoin, intersect and fuse together.
The building achieved its architectural character through
a combination of these computer generated curves and
the main cladding material, slate stone panels. Similar exterior cladding has been by Arata Isozaki Associates on several previous projects such as Nara Centennial Hall [Nara, Japan], Shizuoka Convention Arts Center
[Shizuoka, Japan], Interactive Museum about Humans
[La Corna, Spain]. While these projects included similar
exterior finish, the CAFA Art Museum presented a much
more challenging task due to the complex 3 dimensional
surfaces envisioned in the design. In a union of computer
based design and handcraft, to realize the free-formed
walls local techniques and knowledge was implemented
to randomly install the slate panels and then manually
adjust each one by one. The difficulty of assuring quality
control in China especially with such a complex installation required the use of detailed mock-ups which were
generated and resolved prior to construction. As one of
the most common materials in China used in commonly
in Chinese pen inking stones, slate was an appropriate
and suitable selection for a school which started life as an
KASIM-ARALIK 2010 • NATURA 89