CAP DES MORO AL QUINTO PINO SANAT KULÜBÜ, MAYORKA MİMAR: RICHARD MARQUANT
CAP DES MORO AL QUINTO PINO ART CLUB MALLORCA ARCHITECT: RICHARD MARQUANT.
AKDENİZ IŞIĞI
VE YAŞAM TARZI,
MAYORKA’NIN
ALTIN VE
PEMBE MARÉS
KUMTAŞIYLA
MEKANLARA
YANSIYOR.
MEDITERRANEAN
LIGHT AND
LIFESTYLE BLEND
INTO SPACES
MADE OF GOLD
AND ROSE MARÉS
SANDSTONE IN
MALLORCA.
M
ayorka adasının güney kıyısında yapılacak bir gezintide
karşınıza bol bol set halinde sert kayalar çıkar. Bu kayalar
batı Akdeniz’deki bu 3,600 m2’lik İspanyol adasının tuzlu,
gözenekli taşı yüzlerce yıldır nasıl kullandığının hikayesini
anlatır. Kendi dillerinde “Marés” olarak adlandırdıkları
bu taş adını denizcilikten alıyor. Mezozoik çağda kalkerli tortular katı
maddeye dönüşerek, fosilleri bugüne kadar muhafaza ettiler. Adanın en
güzel, eski ve heybetli yapıları bu taştan meydana gelir. Bu yapıların en
özeli de kuşkusuz bölgenin başkenti Palma’nın Gotik katedralidir.
Adalılar, yerleşimin başladığı 4,000 yıldan beri taşı kıyıdaki
kayalıklardan yonttukları gibi, yer altından da çıkarıyorlar. Kabaca
yontulan bu taşlar “paret seca” adı verilen ve bir yaprağın damarları
gibi bütün bölgeye yayılan yekpare duvarları meydana getirmek üzere
diziliyor. Tarih-öncesi evler ve kuleler (Talayot), meşeliklerdeki kireç
ocakları, tarım alanları, ahırlar, su kanalları, kuyular, su depoları
ve kaleler de böyle maharetle istiflenen taş duvarlardan oluşuyor:
Bu doğal, beyazdan kızıla kadar değişen renkteki Marés taşı adanın
amblemi gibi… Marés bugün adanın güneyinden merkezine, oradan da
doğusuna yayılan 20 kadar taş ocağında çıkarılıyor. 50 yıl önce bu taş
ocaklarının sayısı 600’ü buluyordu.
1970’lerin başında Mayorka’ya yerleşen ilk yabancılardan olan
Danimarkalı mimar Jørn Utzon bu taşın güzelliğine kapılarak, yerli bir
ustaya adanın güney kıyısında düz ve açık bir ev inşa ettirdi ve eve
eşinin adını verdi: Mersin ve çam ağaçlarının arasına saklanan “Can Lis”
(Lis’in Evi) özellikleri yüzlerce yıldır Mayorka’nın masonları tarafından
T
aking a walk along the south coast of the island Mallorca, one
frequently meets up with terraced shaped gruff rocks. They tell
the story of centuries of exploitation of a salty, porous stone that
makes up a great part of the topography of the 3,600 square meter,
Spanish island in the western Mediterranean Sea. In the regional
language it is called Marés and it is of maritime origin: in the Mesozoic
era calcareous sediments hardened into a solid mass that preserved fossils
until today. The prettiest, largest and oldest buildings of the island and its
vernacular architecture are made out of this sandstone, especially the Gothic
cathedral of the regional capital Palma.
The islanders of Mallorca not only cut Marés from the cliffs of the coast,
they also have carved it out of the earth ever since settlement started in
the western Mediterranean some 4,000 years ago. These roughly hewn
fieldstones were used as fences piled up on jointless dry walls (“paret seca”)
which spread all over the countryside, just as veins do in a leaf. Also used
in all manner of building from prehistoric homes and towers (Talayots),
limekilns in the oak woods, agrarian terraced landscapes, stables, water
canals, wells, water depots and fortresses, much of Mallorca were made out
of these skilfully stacked walls: all these were made from the natural-white
to reddish coloured Marés stone that continues to be an emblematic feature
of the island. Today this limestone is cut from only about 20 stone quarries –
50 years ago there were still 600 of them – which spread from the south all
over the center of Mallorca, from the interior down to the eastern coast.
The history of this special sandstone and its architecture dates up to to
more recent times. In the beginning of the 1970s the Danish architect Jørn
MART-NİSAN / MARCH-APRIL 2011 • NATURA 39
MAYORKA.indd 3
4/11/11 6:18 PM