Natura March - April 2011 | Page 41

CAP DES MORO AL QUINTO PINO SANAT KULÜBÜ, MAYORKA MİMAR: RICHARD MARQUANT CAP DES MORO AL QUINTO PINO ART CLUB MALLORCA ARCHITECT: RICHARD MARQUANT. AKDENİZ IŞIĞI VE YAŞAM TARZI, MAYORKA’NIN ALTIN VE PEMBE MARÉS KUMTAŞIYLA MEKANLARA YANSIYOR. MEDITERRANEAN LIGHT AND LIFESTYLE BLEND INTO SPACES MADE OF GOLD AND ROSE MARÉS SANDSTONE IN MALLORCA. M ayorka adasının güney kıyısında yapılacak bir gezintide karşınıza bol bol set halinde sert kayalar çıkar. Bu kayalar batı Akdeniz’deki bu 3,600 m2’lik İspanyol adasının tuzlu, gözenekli taşı yüzlerce yıldır nasıl kullandığının hikayesini anlatır. Kendi dillerinde “Marés” olarak adlandırdıkları bu taş adını denizcilikten alıyor. Mezozoik çağda kalkerli tortular katı maddeye dönüşerek, fosilleri bugüne kadar muhafaza ettiler. Adanın en güzel, eski ve heybetli yapıları bu taştan meydana gelir. Bu yapıların en özeli de kuşkusuz bölgenin başkenti Palma’nın Gotik katedralidir. Adalılar, yerleşimin başladığı 4,000 yıldan beri taşı kıyıdaki kayalıklardan yonttukları gibi, yer altından da çıkarıyorlar. Kabaca yontulan bu taşlar “paret seca” adı verilen ve bir yaprağın damarları gibi bütün bölgeye yayılan yekpare duvarları meydana getirmek üzere diziliyor. Tarih-öncesi evler ve kuleler (Talayot), meşeliklerdeki kireç ocakları, tarım alanları, ahırlar, su kanalları, kuyular, su depoları ve kaleler de böyle maharetle istiflenen taş duvarlardan oluşuyor: Bu doğal, beyazdan kızıla kadar değişen renkteki Marés taşı adanın amblemi gibi… Marés bugün adanın güneyinden merkezine, oradan da doğusuna yayılan 20 kadar taş ocağında çıkarılıyor. 50 yıl önce bu taş ocaklarının sayısı 600’ü buluyordu. 1970’lerin başında Mayorka’ya yerleşen ilk yabancılardan olan Danimarkalı mimar Jørn Utzon bu taşın güzelliğine kapılarak, yerli bir ustaya adanın güney kıyısında düz ve açık bir ev inşa ettirdi ve eve eşinin adını verdi: Mersin ve çam ağaçlarının arasına saklanan “Can Lis” (Lis’in Evi) özellikleri yüzlerce yıldır Mayorka’nın masonları tarafından T aking a walk along the south coast of the island Mallorca, one frequently meets up with terraced shaped gruff rocks. They tell the story of centuries of exploitation of a salty, porous stone that makes up a great part of the topography of the 3,600 square meter, Spanish island in the western Mediterranean Sea. In the regional language it is called Marés and it is of maritime origin: in the Mesozoic era calcareous sediments hardened into a solid mass that preserved fossils until today. The prettiest, largest and oldest buildings of the island and its vernacular architecture are made out of this sandstone, especially the Gothic cathedral of the regional capital Palma. The islanders of Mallorca not only cut Marés from the cliffs of the coast, they also have carved it out of the earth ever since settlement started in the western Mediterranean some 4,000 years ago. These roughly hewn fieldstones were used as fences piled up on jointless dry walls (“paret seca”) which spread all over the countryside, just as veins do in a leaf. Also used in all manner of building from prehistoric homes and towers (Talayots), limekilns in the oak woods, agrarian terraced landscapes, stables, water canals, wells, water depots and fortresses, much of Mallorca were made out of these skilfully stacked walls: all these were made from the natural-white to reddish coloured Marés stone that continues to be an emblematic feature of the island. Today this limestone is cut from only about 20 stone quarries – 50 years ago there were still 600 of them – which spread from the south all over the center of Mallorca, from the interior down to the eastern coast. The history of this special sandstone and its architecture dates up to to more recent times. In the beginning of the 1970s the Danish architect Jørn MART-NİSAN / MARCH-APRIL 2011 • NATURA 39 MAYORKA.indd 3 4/11/11 6:18 PM