MAKALE
18
SINAİ
TEKNOLOJİ VE ARKADAŞLIK
Dr. Dilek TÜRKOĞLU
Psikiyatrist
drdilekturkoglu@gmail.com
Hiçbir şey paylaşmayan birine bile o
gün gezdiği yerlerle ilgili geri bildirimler
isteyen mesajlar gelince, yazmaya niyeti
olmayan pek çok kişi gibi kendini sosyal
medyada ne yaptığını, nereye gittiğini
yayınlanırken buldu. Bir yandan insanlar
arasındaki bağ artmış gibi görünürken
diğer yandan George Orwell’in 1984 isimli
kitabında olduğu gibi sürekli takip edili-
yormuşuz hissi oluştu.
Hemen hemen herkes artık birbirleriyle
internet üzerinden ilişki kuruyor. Dünyanın
bir ucundaki bir akrabanın büyüyen be-
beği, gün be gün teknoloji sayesinde gö-
rülebiliyor. Yıllardır görüşülmeyen ilkokul
arkadaşları ile tekrar iletişim kurulabiliyor.
Bunlar teknolojinin bize hediyeleri. Diğer
taraftan gerçek arkadaşlıklar kurma,
birlikte zaman geçirebilme, yan yana olun-
duğunda yaşanacak beden dili, yüz ifadesi
ile insan insana temas etme ve diğerinin
duygularını anlayabilme becerileri gittikçe
azalıyor. Bunun yanında haber ve bilgi
almak, temas kurmak değildir. Yüzeysel
olarak çok fazla şey bilinen ama gerçek
yakınlığın hiç yaşanmadığı yapay bir or-
tam yaratılmış oluyor.
Akıllı telefonlar
ile birlikte sosyal
medyada kalma
süresi çok arttı.
Herkes, herkesin her
şeyini takip eder
hale geldi.
İnsanlar, tanımadığı insanların bile yüz
ifadelerinden, beden duruşlarından hatta
nefes alış verişlerinden onların kızgın mı,
sevinçli mi olduğunu anlama becerisine
sahiptir. İnsan beyninde bu duyguların
anlaşılmasını sağlayan hücreler vardır. Bu
hücreler aynı zamanda empati becerile-
rinin de gelişmesini sağlamaktadır. Aynı
ortam içinde olunmadığında, fotoğraf ve
yazı yoluyla sağlanan iletişim ortamlarında
beynin bu kısım yeterince çalışamaz. Tıpkı
işleyen kasların güçlenmesi, işlemeyenlerin
gittikçe etkisizleşmesi gibi bu bölüm de
çalışmadıkça gücünü kaybeder. Ayrıca
internet ortamında doğru yanlış her türlü
habere ve bilgiye maruz kalınmaktadır.
Bunun sonucu olarak da bir süre sonra in-
sanlar, en kötü şeylere bile tepki veremez
hale gelecek şekilde duyarsızlaşmakta-
dırlar. Böylece duygular ve insanlık iyice
yüzeyselleşmektedir.
Özellikle çocuklar için bir arada zaman
geçirmek, sosyal becerilerinin gelişimi için
çok önemlidir. Fakat ne yazık ki, bebeklik
çağlarından itibaren akıllı telefonlarla,
bilgisayarlarla oynadıkları için arkadaşlık
ilişkilerini nasıl kuracaklarını, arkadaşlıkları
nasıl sürdüreceklerini yeterince öğreneme-
den büyüyorlar. Oysa arkadaşlığın, insan
ilişkilerini öğrenebilmeyi sağlarken aynı
zamanda duygusal olarak doyum bulma,
empati yapabilme, arkadaşını yatıştırırken
kendini yatıştırma gibi çok yönlü işlevleri
vardır. Yapılan çalışmalarda insanların
sağlıklı ve uzun ömürlü olmasını sağlayan
en önemli şeyin, iyi arkadaşlık ilişkileri
olduğunu gösterilmiştir.
Sosyal ortamlarda geçirilen zamanları hem
çocuklarımız hem de kendimiz için sınır-
layıp, onun yerine can cana teması güçlen-
dirmek; hem kendi yaşantımızda daha
fazla tatmin sağlar hem de çocuklarımızın
gelişimlerine önemli katkılarda bulunur.
Eskiden olduğu gibi arkadaşlarımızla
dostluk ve güven ilişkilerinin kurulabildiği,
insanların sadece kendileri için değil baş-
kaları için de insanca yaşam isteyebilecek
yakınlıkta olduğu bir dünya dileğimle…