Muğla Anadolu Lisesi Genç Kalemler Kulübü-PIRILTI DERGİSİ pırıltı 2018 | Page 70
SORGULAYIŞ
Hayat, insanın kendini aramak ve bulmak için yaptığı yürüyüşten ibarettir. Bu süreçte”
kim” olduğumuzu merak ederiz. Kimliğimiz aslında hayatımızın anlamıdır. Kendimizi
bulana kadar kim olduğumuzu da tam olarak bilemeyiz. Kim olduğumuz sorusu hayatın
içindedir. O bize bunun cevabını verir.Bu biraz zaman alsa da başımıza gelen her olayın
aslında kim olduğumuzla ilgisi vardır. Hayatın rutin akışında bir gün sonrasının hayaline
dalmışken karşınıza çıkan bir insanla akış bozulur. Ya da hastalıklar, kazalar ve daha niceleri
insanın başına aniden geliverir. “Neden ben?” demenizin bir anlamı yok,cevabı da yok.
Başınıza gelen sizin yaşamanız gerekendir. Kader de denebilir. İşte siz bunlarla sınanır,
kendiniz olmaya doğru yol alırsınız.
İnsan kolay yaşamayı sever ve seçer. Zorluklara tahammülü yoktur. Hayatı, suya
sabuna dokunmadan geçireyim, her şey güzel olsun, mutluluk ebedi sürsün ister. Bunun
yanında bir de neden bu dünyadayım, niçin beni doğurdunuz? diye hesap soran insanlar
vardır. Bu insanlar var olmaktan korkarlar. Seçim hakkı sunulsa hiç doğmak istemezler.
Nedeni çok basittir. Doğmamak yani hiçlik canınızı acıtmaz. Yapacak bir işiniz, yaşanacak bir
hayatınız olmaz. Hatalarınız olmaz, hiçbir şeyden pişmanlık duymazsınız. Yok olmak,
kaybolmak cezbedicidir. Öylesine boş, bomboş, hissiz, bir deniz köpüğünden farksız bir
kayboluş…
İnsan olmak kolay değildir elbet. İnsan olacaksak zorluklarla mücadele etmeyi
bileceğiz. Var olmanın dayanılmazlığıyla her geçen gün değişecek, gelişecek, yoğrulacak,
evrilecek nihayetinde insan olmayı öğreneceğiz. İşte bu mücadeleden kaçanlar, pes edenler
kendilerinden kaçtıklarını bile bilmeyen korkaklardır. Bir nevi kendi kendini yok eden bu
kişiler bir suçlu ararlar. Böylece korkaklıklarını örtbas ederler. Savaşmadan pes edenlerdir
bunlar.. İşte Shakespeare’nin dediği gibi “ Olmak ya da olmamak! “ İşte bütün mesele bu!
Hayatı sorgulayacak bir akılla dünyaya geliyorsak düşüneceğiz .Hayat insana seçenekler
verir. Biz de bu seçeneklerden birini özgür irademizle seçeriz. Hayat yolu dediğimiz yol
seçtiğimiz yoldur. O yolda dikenler de olacak taşlar da… Güneş de olacak fırtına
da…Yürüdükçe öğreneceğiz hayatı…Neden bu yolda yürüdüğümüzü de sorgulayacağız.
Hayat acımasız diyenler işte hayatı bilmeyen ya da sorgulamayanlardır. Hayat ne
iyidir, ne de kötü…Hayatın anlamı insanın hayata bakış açısıdır. Hayatı acımasız gören
hayata küser,kendi kabuğuna çekilir. Tavşan dağa küsmüş de dağın haberi olmamış misali bu
durum hayatın umurunda bile değildir. Hayat insanın dışında akışını devam ettirir. Hayatı
sorgulayacağımıza kendimizi sorgulamalıyız. Hayat yoluna bir planla çıkmamalıyız Mutlaka
birçok planımız olmalı. Bu yol kendimizin yolu, zorluklar da bu yolun sırrı… Bunu
anladığımızda uyuyan milyarlarca insandan farklı olarak gerçek bir uyanışla uyanacağız.
Kendimizi keşfetmek bir aydınlanmadır. Kendi karanlığımızdan çıkıp parlamadıkça hiçbir
sorunumuzu çözemeyiz. İnsan yeryüzüne gelen en zeki canlı olduğunu bildiği gibi sorunlarını
da çözecek kapasitede olduğunu da bilmelidir. İnsan içindeki beni uyandırmadıkça, kendi
gücünü tanımadıkça çaresizliğe, ümitsizliğe düşmeye mahkumdur. İnsan kendini hafife
almamalı. Bir domino taşı gibi diğerlerini de harekete geçirebileceğini bilmelidir. Birlikte
nelerin üstesinden geleceğini görmelidir. Birlik için önce “bir”lere ihtiyaç vardır.Birler
birleşir birlik olursa gerisi kolay…Kelebek etkisi…
Gökçenbegüm SERDAR