Muğla Anadolu Lisesi Genç Kalemler Kulübü-PIRILTI DERGİSİ pırıltı 2018 | страница 60
odasına gelmem gerektiğini, babam eve geldiğinde beni böyle
görürse kızacağını söyledi. İlk başta direttim fakat nafileydi.
Mecburen televizyonu kapatıp kardeşlerimin yanına gittim.
Savaş, ilçe halkına yönelik değildi ancak sınıra(savaşın olduğu
yere) çok yakın olunduğu düşünülünce, büyük bir güvenlik
tehlikesi olduğu ortaya çıkıyordu. Bizim evimiz açısındansa
salon çok tehlikeliydi. Tam karşısı sınırdı ve herhangi bir
mermi ya da adına ne diyorlarsa işte önce salonu etkilerdi.
Yatak odası, salona nazaran daha güvenli bir konumdaydı.
Eğitime ara verildiği ilanı, çok gecikmeden duyuldu. Evet, o
Cuma günü, hayatımın değiştiği anları yaşatmıştı. Gece on iki
sularında başlayıp bir-iki gün boyunca hiç susmayan silah ve
bomba sesleri, işin ciddiyetini anlamamı sağlamıştı. Sokağa
rahatça çıkılamıyordu. Her an bir merminin hedefi
olabilirdiniz. Çiftliğe gitmek, büyük bir zorluk hâline gelmişti.
Sosyal anlamdaki çoğu şey, mahvolmuştu. En çok da koridor
maçlarımın bitişine yanıyordum. Evde herkes aynı odada
yatmak mecburiyetindeydi. Bu durum, geceleri az da olsa
güvenlik hissimin artmasını sağlıyordu. Kardeşlerim için de
kesinlikle böyle söylenebilirdi. Halı saha maçları da yoktu
artık. Doğduğum yer, bir sınır bölgesi olmanın dezavantajını
fazlasıyla yaşıyordu. Öğretmenevinin olduğu yerden savaş
görülebilirdi. Önü apaçıktı. Fakat oraya gitmek
imkânsızlaşmıştı. Öğretmenevi çalışanları bile arka odalara
kaçmak zorunda kalıyorlardı. Sokaklarda pek fazla
rastlanmayan kadınlar, artık büsbütün evlerinden çıkmaz
olmuşlardı. Bölgenin çocukları için büyük önem arz eden
sokak oyunlarının önüne engeller konmuştu. Sokağa
düşebilecek bir bomba korkusuyla maç yapmak, en cesurlarını
bile ürkütüyordu. Pazartesi sabahı saat iki civarlarında geliş
nedenini anlayamadığım bir uçak gönderildi. Sonradan
amacının, halkın güvenliğini tehdit eden herhangi bir durumla
ilgili keşif yapmak olduğunu öğrenmiştim. Böyle bir tehlike