Muğla Anadolu Lisesi Genç Kalemler Kulübü-PIRILTI DERGİSİ pırıltı 2018 | Page 51

SAKATLIK GÜNLÜĞÜ
Günlerden Cuma’ ydı. Sabah okula hazırlanırken, okul çıkışı ailecek akşam oturmasına gideceğimiz arkadaşımın evinde hoş vakit geçirmek için hazırladığım film, video oyunu ve bunlara benzer bilumum malzemeleri çantama yerleştirdim. Arkadaşımla uzun süredir görüşmediğimizi bahane ederek bu eğlence malzemelerini biraz abartmıştım ve çantam bayağı bir ağır şekilde okula gittim.
Matematik ve ardı ardına gelen sayısal dersleri atlatmış olmanın mutluluğuyla son iki ders olan beden dersine girdim. Artık akşamki davet için önümde bir engel-yani sayısal ve kafa yoracak dersler- olmadığı için mutlu mesut bir şekilde futbol oynuyordum. Futbolla aram pek iyi değildir. Yani pek top çeviren, gol falan atan bir çocuk değildim. Çok istesem de arkadaşlarıma hep“ Ya bana şu futbolu öğretsene.” desem de futbolu hiç iyi oynayamadım. Velhasıl o gün ne oldu, nasıl oldu bilmem birdenbire güzel oynadığımı fark ettim. Depar atıyor, orta açıyor, güzel paslar atıyordum. Gol atamasam da bir asist bile yapmıştım. Oyun sırasında“ Biraz kaleye geçeyim de soğuyayım.” dedim ve kaleye geçtim. Normalde yalvarsalar geçmem kaleye. Bu günlük zirvede bırakayım düşüncesiyle yaptım bu hareketi. Oyun devam ederken top bir an boşta kaldı ve gayet hızlı olan rakip oyuncusu ile karşı karşıya topa doğru koştuk. İkimiz de topa ulaşmaya çalışırken feci bir şekilde çarpıştık. Ben yere yığıldım ve gol mü değil mi diye bakmak için ayağa kalkmaya çalışınca bir şeylerin ters gittiğini fark ettim. Çünkü kalkamadım. Aceleyle elimle bacaklarımı yokladım. Bu tip durumlardan bu zamana kadar hep sağ salim çıkmıştım. Düşerim, kalkarım, hafif sıyrıklar vardır ve hayatıma devam ederim. Bu hep böyledir. Ama maalesef ki bu sefer öyle olmadı. Bu kaza bana çok ama çok pahalıya patlayacaktı.
Bacaklarımı yokladığımda sol bacağımda dizim çıkık durumdaydı. Bunu fark ettiğim an bağırdım ve herkes etrafıma toplandı. Beden öğretmenim akrobatik bir hareketle yanıma koştu ve dizimi sıkıca tuttu. Bu sırada ambulans çağırdılar. Arkadaşlarımdan biri telefonundan annemi arayıp durumdan haberdar etti. Bunlar olurken ambulans okula gelmiş fakat içeri girememişti. Birkaç kilit kırmak gerekti ambulansı içeri sokmak için ama sonunda ambulans içeri girdi. Sabit tutması için bacağıma şişme bir yastık bağlayıp, beni sedye ile ambulansa yüklediler. Böylece ilk defa bir ambulansa binmiş oldum. Kötü bir tecrübeyle olsa da.
Hastaneye doğru yol alırken, ambulanstaki görevliler adımı sordu. Fatih Semiz dedim. Ardından bana yöneltilen soru şu oldu: Semiz otunu sarımsaklı yoğurtlu mu seversin yoksa yemeğini mi? Ben de dizimin acısını unutarak yoğurtlu semiz otunu tercih ettim. Hastaneye vardığımızda beni babam karşıladı. Ayrıca getirildiğim hastane de Muğla’ nın yeni yapılan hastanesiydi. Ne zamandır yeni hastaneyi görmek istiyordum o güne nasipmiş meğer. Film