9
Milyon başına düşen donör sayısı Amerika’ da 21, Avrupa’ da 16, Asya’ da 3tür. Bu grafiği batıdan doğuya, dini sebepler ile bağdaştıran pek çok görüş vardır. Ancak işin ilginci, Türkiye de aralarında olmak üzere, Ürdün’ den tutun da Suudi Arabistan’ a, İran’ dan tutun da Pakistan’ a, Malezya’ ya kadar Müslümanların yaşadığı pek çok ülkede, dini merciler tarafından“ Organ bağışı”, beyin ölümü gerçekleştiği anda meşru ve caiz olarak kabul görmektedir.“ Bir mü’ mine yardım eden, ümmete yardım etmiş gibidir.”,“ Kim, bir müslümanın sıkıntısını giderip, onu sevindirse, Allahü teâlâ, kıyamette en sıkıntılı anlarda, onu sıkıntılardan kurtarır.” Gibi pek çok ayet ve hadisi şeriften yola çıkılarak cevaz verilmesine rağmen“ Müslümanlar bedenleri konusunda cimriler!” diyor FIMA( Federation of Islamic Medical Associations) yetkilisi Prof. Dr. Aly Mishal. Yapılan pek çok toplantıda insanların dinlerini değil kültürel bakış açılarını neden göstererek bu konuda kamusal bilince teşvik verilmesi gerektiği vurgulanıyor.
Her yıl ülkemizde 3000 böbrek nakli yapılırken, tüm tarih boyunca ülkemizde yalnızca 8 kere denenmiş Kompozit doku naklini tartışmalı hale getiren, ölüm tehlikesi olmayan birine ölümcül riskler verilmesidir. Sinir, kas, kemik, damar gibi pek çok dokuyu aynı anda nakletmek demek, ömür boyu immünsüpresyon tedavisi zorunlu olacak demektir. Enfeksiyon ise basit ama ölümcüldür. Unutmamak gerekir ki kompozit doku nakli hayat kurtarmaz, hayat kalitesini arttırır, ama bedeli ağırdır:
İmmünsüpresyon + Steroid toksisitesi--- > Fırsatçı enfeksiyonlar + Kanser riski
Doç Dr. Cafer Adıgüzel ise, panel boyunca ölünce başka hayatlara bağışın inceliklerinin anlatılmasına bir alternatif olarak, ilik bağışı için ölmeyi beklemeye gerek olmadığını,“ Bir tüp kan, bir can” sloganı ile ölmeden de insanlığa yardımcı olunabileceğini hatırlatarak, herkesi Çapa Dekanlık binası giriş katındaki merkeze, kan vermeye davet etmiştir.
9
Bazı ülkeler ise dönor sayısını arttırmak için çeşitli alternatif politikalar üretmiştir. Örneğin Singapur’ da“ Organlarımı bağışlaMIyorum” demediğiniz sürece organlarınızı bağışlamış olduğunuz kabul edilir. İsviçre’ de bağışlayıp bağışlamadığını belirtmek zorunluluğu getirilince o yıl 600. 000 kişi bağışladığını belirtmiştir. Belki de Türkiye’ de böyle bir beyan zorunluluğu olmadığı için 70 milyonluk nüfusun yalnızca 35 bini bağışladığını belirten bir karta sahiptir. Bu bakımdan her yıl organ transplant listelerindeki artışa nazaran artmayan dönor sayılarını arttırabilmek için yeni politikalar üretilebilir.
Bu programda emeği geçen herkes adına, dileriz ki Organ Nakli Paneli katılan doktor adayları için öğretici ve uyandırıcı olmuştur. Temennimiz, bağışların istenilenin çok altında olduğu ülkemizde, çevremizde farkındalık oluşturma bilincini doktorlara verebilmektir.
Unutmayın, Ölüm Hayat Bekleyenlere Hayat Bağışlamak Olabilir! Seçim Sizin …
Stj. Dr. İkbal Hümay AKYILDIZ