6 bilimsel bir bilgi tekrarlanabilir değilse bu bilginin kabul edilmesi yine mümkün olamaz. Çünkü doğa yalan söylemez.
6 bilimsel bir bilgi tekrarlanabilir değilse bu bilginin kabul edilmesi yine mümkün olamaz. Çünkü doğa yalan söylemez.
Bilimi, Howard Weiner bir soru cevap oyunu olarak tarif ediyor.( 4) Kurallar esasında çok basit. Bilim insanı doğaya bir soru sorar ve doğa cevap verir. Bu oyunda doğa asla yalan söylemez. Ancak buradaki hassas nokta, sorunun doğru sorulması ve cevabın doğru yorumlanmasıdır. Bu bulmaca çözme hissi, yaramaz çocuk gibi oyun oynama hissi bana inanılmaz bir haz vermiştir. Bu tarifi okuduğum zamanki heyecanımı tarif etmem de inanın ki mümkün değil. Okudum ve sanki yıllardır tarifsiz kalmış içimdeki yaramaz çocuğun tanımlandığını hissettim. Doğru bilgiye ulaşmak( ya da bilim için daha gerçekçi tabir belki de yaklaşmak olur, zira birkaç yıl sonra bu bilginin de değişime muhtaç olduğunu görmemiz de nadir değil) bazı insana inanılmaz bir haz veriyor.
Düşünüldüğünde belki de yaptığımız iş pek de mantıklı değil. Biz çok yoğun çalışarak üst düzey eğitim almış belli bir kapasitenin üzerindeki insanlar olarak bilginin peşinde soru cevap oyunları oynuyoruz. Bu esnada dışarıda insanlar gezip tozuyorlar, ticaret yapıp zengin oluyor ve sefasını sürüyorlar. Biz ise cüzi ücretlerle laboratuarlarda çalışıyoruz. Mantık bunun neresinde? Evet merak etmeyin her insanoğlu böyle hastalıklı bir tabiatta değil, dışarıda mantıklı insanlar da var dediğinizi duyar gibiyim. Baktığımız zaman esasında büyük ihtimalle bu durum daha çocukluktan başlıyor. Bilirsiniz bazı çocuklar sürekli ortalıkta“ Bu ne?, Bu ne?” diye sorarak dolanırlar. Kendi çocukluğunuza inerseniz büyük ihtimalle siz de bu meraklı çocuğu göreceksiniz. Doğamızdan gelen, direnilemez bilgiye ulaşma arzusunun bir tezahürüdür herhalde bu bilime olan ilgi. Bilimden alınan bu hazzın beynimizin diğer yarım küresinde de bir eşdeğeri var, hatırlarsanız. O da sanat. Hem bilimde hem de sanatta ilgi duyana inanılmaz bir heyecan var. Ben bazı yeni çıkan immünoloji makalelerini okurken sanki bir sanat başyapıtını izlerken içimde olan his gibi nefesimin kesildiğini, kalbimin atışının değiştiğini hatırlarım. Zannedersem bu inanılmaz ekibi bir araya getiren ve bu ekibin dinamizmini sağlayan bu enerji. Bu enerjinin benzer bir karşılığı belki de sanat topluluklarında vardır.
Ön söz ve giriş konuşmalarının esasında en makbul olanı kısa olanlarıdır. Bir tören başlamadan önce devlet büyüklerine söz verilip, onlar kırk beş veya elli dakika sonra hala heyecanla nutuk atmaya devam ederken, yorgun ve bıkkın katılımcıların sabırsızca merasimi beklemelerinin nasıl bir his
olduğunu hepimiz biliyoruz. Sizleri böyle bir zulme maruz bırakmadığımı ümit ederken, müsaade buyurursanız zikretmem gereken birkaç durum daha var. Eğer bu kulüp başarılı bir şeyler yapabiliyorsa mutlaka bu ekibi destekleyen ve öğrencileri daha iyiye ulaşma çabalarında özgür bırakıp yol açan, değerli danışmanımız ve dekanımız Prof. Dr. Hasan Fevzi Batırel’ in katkısı çok önemlidir. Burada üretilen her şey bir ekip ürünüdür, bu kulübe hiç bir maddi menfaat aramadan sadece bilim aşkı ile katkıda bulunan her ÖBAK’ lının katkısı çok kıymetlidir. Kulübün her faaliyetinde öne çıkan isimler var, dergi ile ilgili olarak da büyük emeği olan şef editörümüz Pınar’ a tebrik ve teşekkürlerimi sunmak istiyorum. Uzamış bir yazının ardından ilerleyen sayfalarda bilimsel içerikli yazılarımızı sizlerle paylaşmaya çalışacağız. Afiyet olsun arkadaşlar.
Dr. Fehim Esen MÜTF-ÖBAK Danışmanı
Referanslar 1. Esen F, Schimmel EK, Yazici H, Yazici Y. An audit of Behcet’ s syndrome research: a 10-year survey. J Rheumatol. 2011, 38( 1): 99-103
2. Yazici Y, Yazici H. A survey of inclusion of the time element wh en reporting adverse effects in randomised controlled trials of cyclo-oxygenase-2 and tumour necrosis factor alpha inhibitors. Ann Rheum Dis. 2007, 66( 1): 124-7.
3. Pereira TV, Ioannidis JP. Statistically significant meta-analyses of clinical trials have modest credibility and inflated effects. J Clin Epidemiol. 2011, 64( 10): 1060-9
4. Weiner HW.( 2005) Curing MS: How Science Is Solving the Mysteries of Multiple Sclerosis. New York: Three Rivers Press