36 önce edebi metinlerin bir oturum düzenlenerek, gönüllü sağlık çalışanlarıyla birlikte tartışılmasına başlanıyor. Burada asıl amaçlanan mümkün olduğunca kendimizi iki tarafa da koyarak olaylara daha farklı boyutlardan bakma fırsatı sağlamaktı.
36 önce edebi metinlerin bir oturum düzenlenerek, gönüllü sağlık çalışanlarıyla birlikte tartışılmasına başlanıyor. Burada asıl amaçlanan mümkün olduğunca kendimizi iki tarafa da koyarak olaylara daha farklı boyutlardan bakma fırsatı sağlamaktı.
Farklı bakış açısı kazandırmaktan bahsediyoruz o halde“ Bu nasıl olacak?” sorusunu cevaplayalım. Bu oturumlarda seçilen edebi eserlerin konuları aslında bize o kadar da uzak konular değil ama dikkat etmediğimiz o kadar çok ayrıntı var ki bu metinlerde … İşte tam da burada yardımımıza Anton Çehov koşuyor, Kafka koşuyor, üstün gözlem gücünü Sherlock Holmes aracılığıyla bizlerle paylaşan Artur Conan Doyle karşımıza çıkıyor ya da bir dizede William Carlos Williams koşuyor imdadımıza.“ Ümit çok önemli ve ve bunu bizden başka kim verebilir? Bence doktor olmanın en zor yanı bu.“ diyerek iç çeker Sigmund Freud, J. Jalom’ um Nietzche Ağladığında adlı kitabının sayfalarında. Freud genç bir doktordur. Nöroloji ile ilgilenmekte ve insan ruhuna dair bir yolculuk sürmektedir. Kitabın gerek edebi gerekse felsefi çok farklı tatları olsa da tıbbın yer yer etik yerleri bilimsel konularına değinir.“ Ümitsizlik hastalığı” olan Nietzche’ nin migreni vardır. Doktoru Bruer uzun uzun migreni anlatır, doktor-hasta ilişkisini tartışır filozofla( 4).“ Türk edebiyatından kimse yok mu?” dediğinizi duyar gibiyim. Mehmet Akif’ in hasta çocuğu anlatması, Abdurrahim Karakoç’ un hasta birinin dilinden doktora seslenişi, birçoğumuzun tıp fakültesi 3. sınıfta tanıştığı-tanışacağı Kemal Sayar hocamızın eserleri bunlardan sadece birkaçı. Sokakta her an karşılaşabiliriz Down sendromlu bir çocukla, peki hiç düşünmüş müydünüz neler yaşadığını, yaşayabileceğini … Peki ya annesi?“ Ben Mutlu Bir Down Annesiyim” adlı kitapta annesine kulak veriyoruz. Gerek kurgusal olsun gerekse gerçek hayattan elde ettikleri deneyimleri olsun bu yazarlar, şairler, anneler bize olaylara değişik bir pencereden bakma fırsatı veriyor. konuya ilgi duyan genç hekim adaylarına bir bakış açısı kazandırmak, eğitim gördükleri ve mesleklerini oluşturacak hekimliğin sanat ile örtüşen alanları hakkında fikir vermek, sanat üzerinden hastalar ve hastalıklar konusunda empati yapmak ve duyarlılık kazandırmak, yaratıcı yazarlığa ve hekimlik deneyimlerini yazmaya teşvik etmek, resim sanatı üzerinden gözlem yeteneğini geliştirmek, sanat eserleri üzerinden beden dili konusunda duyarlılık kazandırmak, önceki yüzyıllardaki hekimlik uygulamaları, sanat eserlerinde hekim ve hasta betimlemeleri, sanatçıların hastalıkları ve hastalıklarının eserlerine yansıması olarak özetleyebiliriz( 5). KAYNAKLAR 1) Williams, WC. The Autobiography of William Carlos Williams. New York. New Directions, 1967. 2) Doyle, AC. A case of identity. In: The complete Sherlock Holmes. New York: Doubleday; 1930. p. 219. 3) Doyle, AC. The adventure of the blanched soldier. In: The complete Sherlock Holmes. New York: Doubleday; 1930. p. 1180. 4) Yavuz, CI. 2000.” Tıp ve Edebiyat”( http:// www. ttb. org. tr / TD / TD59 / 5915. html) 5) Görkey, Ş.( 2013). İnsanı Temel Alan Tıp Anlayışı( Medical Humanities) Mutfak, 1,20-22
Sezer Aslan
Bizler de 1. ve 3. sınıflardan arkadaşların katılımıyla Deontoloji anabilim dalında Şefik Görkey hocamızın rehberliğinde böyle bir çalışmaya başladık. Bu sene ilk kez bu oturumları düzenlediysek de önümüzdeki dönemlerde seçmeli ders olarak biz genç hekim adaylarına sunulmasını bekliyoruz. Bu dersler ve içerikleri tıp öğreniminin“ olmaz ise olmaz” boyutu değil hiç kuşkusuz. Bu derslerin amacını, temel tıp eğitiminin yanı sıra,