Milliyet Australia Turkish Newspaper 9 July 2013 / 86 | Page 5

09 July 2013

Milliyet

AUSTRALIA TURKISH NEWSPAPER

AVUSTRALYA 05

SÜLEYMAN ÜNAL s. unal @ zaman. az

Olan halka oluyor

Temel askerde cephanelik önünde nöbet tutarken, komutanı kontrole gelir.“ Oğlum Temel” der.“ Cephanelik bir ordunun en önemli malzemesidir. Sen burada nöbet tutarak çok önemli bir vatani görev yapıyorsun. Peki, beklenmedik bir anda cephanelik havaya uçtu, ne yaparsın?”

Temel biraz düşünür ve cevabı bulmaktan mutlu olarak şöyle der:
“ Herkesi haberdar etmek için havaya bir el ateş ederim komutanım.”
Mısır’ da meydana gelen hadiseler de Temel’ in verdiği cevaba benziyor. Ülkede meydana gelen olayların başlaması ve daha sonra ordunun yönetime el koyması göstere göstere gelen durumdu. Çünkü, Mısır’ ın eski geleneğinde ordunun durumu, halktan bazılarının harekete geçmesi, bugünkü neticenin olacağını gösteriyordu. Sandıktan seçilerek gelmesi, tek başına Mursi’ nin iktidarını korumaya yetmeyeceğini belli ediyordu. Zamanında alınmayan tedbirler sebebiyle Mursi ve beraberinde ülkeyi idare edenler yönetimi kaybetti.
Temel’ in haberdar etmek için bir el ateş etmesi gibi, Mursi’ nin her şey açıkça belli olmasına rağmen son bir hamle olarak,“ iktidarınıza sahip çıkın” demekle mesele hallolunmayacak durumdaydı.
Aslında, önce Türkiye’ de başlatılan, daha sonra Brezilya ve son olarak da Mısır’ da yaşanan olaylar,“ gelişmekte olan ülkeler” veya Batı dünyasının gelecekte kendileri için tahammül edemeyeceği yönetimleri“ iş, işten geçmeden” işbaşından uzaklaştırmayı amaçlıyordu.
Türkiye, iç dinamikleri, geçmişten bu yana darbelerin kaybettirdiklerini bilmesi ve elde ettiği tecrübelerden dolayı, Gezi Parkı bahane edilerek meydana gelen olayları sağduyu ile sakinleştirebildi.
Brezilya da aynı Türkiye gibi, geçmişi darbelerle dolu olduğu için iç dinamikleri ani başlatılan olaylara karşı hazırlıklı sayılırdı. Ayrıca, Brezilya halkının Mısır halkından farklı olarak Batı dünyasının yapabileceği yönlendirmelerini biliyor olması, olayları daha az zararla atlatmasına sebep oldu.
Geçtiğimiz yıllarda Brezilya’ yı ziyaret ettiğimde, halkın darbeciler ve onların oluşturduğu altyapıyı telafi etmek için çalıştığına şahit olmuştum. Nitekim son yıllarda Brezilya, ekonomi başta olmak üzere hemen her alanda gelişme ve inkişaf yönünden büyük ataklar yaptı. Brezilya halkı daha iyi bir yaşam için ülkede huzur ve sükûn ortamının olması gerektiğine inanıyorlardı. Batı dünyasının çıkarları için kendileriyle ilgilendiklerini biliyorlardı. Üstelik, darbe ortamının ülkede bıraktığı acıları unutmamışlardı. Gençlerin heyecanla harekete geçebileceklerini bilen sağduyulu“ orta yaş grubuna” sahiplerdi. Dolayısıyla, Brezilya’ da meydana gelen olaylar, büyümeden bir çözüme kavuşturulmaya çalışıldı.“ Gelişmekte olan ülkeler” arasında dünyanın dikkatini çeken Brezilya, son yıllarda Latin Amerika ve dünyanın genelinde etkili olmaya başlamıştı. Bu durum halkı memnun ederken, elbette bu gelişmenin kendi menfaatlerine zarar verdiğini düşünen iç ve dış güçleri rahatsız ediyordu.
Bazı ülkelerde yaşananları tamamen“ dış güçlere” bağlamak elbette tam manasıyla hakikati ifade etmez. Ülkelerin içinde meydana gelen çeşitli haksızlıklar, gelir dağılımı, hayat tarzına müdahele edileceği endişesi veya halkın tümünü memnun etmeyen gelişmeler olayların çıkmasında kıvılcım rolünü oynadı. Ayrıca, her darbe veya idare şeklinin kendi çevresini ve taraftar kitlesini de oluşturduğunu unutmamak lazım. Bu çevreler, elde ettikleri imtiyazları kaybetmek istemiyorlar. Bunun için ellerinde tuttukları tüm güçlerini seferber ederek, istemedikleri yönetimi uzaklaştırmak için halkı tahrik etmek için sosyal medya başta olmak üzere her türlü yolu kullandılar. Buna en iyi örnek, Türkiye’ de olaylarda protestoculara her türlü lojistik desteği veren partiler, örgütler, işadamları, medya ve sanat dünyası gibi çevreler gösterilebilir. Olaylar yatışmaya başlayınca, perde arkasında olaylara yön verenler şimdi araştırılıyor ve isim isim belirleniyor.
Mısır ise Türkiye’ nin veya Brezilya’ nın yaşadığı tecrübelerden yeterince ders almadı. İktidara gelenler, sandıkla gelmenin yetmediğini fark ettiklerinde çok geç kalmışlardı. Yeni yönetimin durumunun ne olacağını önümüzdeki günlerde dünya görecek. Fakat, şimdiden net olan bir şey var, Mısır, ülke olarak yönetim ve istikrar belirsizliğine itilirken, neticede kaybeden halk olacak.
Mısır’ ın, Mursi öncesi, Mursi zamanı ve şimdiki durumu hakkında, yazımızı bir Temel fıkrası anlatarak bitirelim.
Yangın çıkmıştır. Üçüncü kattaki adamı itfaiye veya başka bir yolla kurtarmanın imkanı yoktur. Yangını seyreden Temel,“ Ben bu adamı kurtarırım, bana uzun bir ip getirin” der. Urgan gelir, düğümleyen Temel yukarıdaki adama atar ve“ Beline sıkı bağla” diye seslenir. Adam denileni yapar ve Temel tüm gücüyle ipi çeker. Adamcağız o hızla düşer ve can verir. Olaya şahit olanlar şoka girmiş vaziyette,“ Ne yaptın, adamı öldürdün” derler. Temel de şaşkın vaziyettedir.“ Bir keresinde adamın birini böyle iple çekerek kurtarmıştım. Ama, adam evin damında mıydı, yoka kuyuda mıydı şimdi aklıma getiremedim.”

Yeşil Holding’ de yeni ürün; özel ambalajlı tatlılar

Melbourne’ da uzun yıllardan bu yana Helal gıda sektöründe başarılı faaliyetler yapan Yeşil Holding, Yeşil Gıda Grup( Yesil Foods Groups) adı altında hazırlanan hazır tatlıları ve pasta çeşitlerini özel ambalajlarda piyasaya sürdü.
Milliyet- Melbourne
Yeşil Grup’ tan yapılan açıklamada yeni hazırlanan ürünlerin Hume Halal Hub( Hume Helal Gıda Merkezi) çatısı altında üretildiğini belirtildi. Yeşil Holding yönetim kurulu başkanı Adem Aydemir, Hume Helal Gıda Merkez’ i- nin hedefleri arasında bulunan ürünlerden birini daha başarı i- le tamamlayıp piyasaya sürdüklerini dile getirdi. Geçtiğimiz ay Hume Helal Gıda Merkezi çatısı altında faaliyete geçen Saray Kebab’ ın piyasaya iyi bir giriş yaptığının altını çizen Aydemir‘‘ Merkezimizde gıda sektörüne hizmet vermek için sadece 250, 500 ve 750 metre karelik üç iş yerimiz kaldı, yakın zamanda merkezimiz tam kapasite i- le hizmet vermeye başlayacak ve piyasada ihtiyaç halinde olan bir çok ürünü hazırlayıp sektöre sunacağız’’ dedi. Hazır tatlılar BAB-ILHARA’ dan Hazırladıkları yeni ürün konsepti ile bölgedeki bir çok seçkin markette yerlerini aldıklarını dile getiren Adem Aydemir, Baklava, bisküvi çeşitleri, kuru pasta çeşitleri ve bir çok farklı tatlı çeşidi ile market raflarında yerlerini aldıklarını ifade etti. Hazır paketli olarak piyasaya sürdükleri tatlı ve pasta mamullerinin Hume Halal Hub’ ta faaliyet gösteren ve Victoria tatlı yarışmasında birinci
olan Bab Il Hara tatlıcısı patentli olduğunu hatırlatan Aydemir, yapılan ürünlerle piyasada duyulan önemli orandaki ihtiyaca cevap verecekleri söyledi. Saray Kebab piyasada tutuldu

Sultan’ s Süpermarket Liverpool’ da açıldı

‘ Sultan’ s Süpermarket’, Cumartesi günü yapılan açılışla Liverpool’ da hizmete girdi. Açılış dolayısıyla düzenlenen törende Kur’ an-ı Kerim okunup dualar e- dildi. Açılışa katılan davetlilere ve müşterilere açılış münasebetiyle döner ikram edildi. Toplumumuzun yakından tanıdığı iş adamı

Sydney’ de müzik ziyafeti

Avusturalya Türk Müziği topluluğunun“ KAPILAR ve ö- tesi” dinletisi büyük beğeni topladı.
Erhan Bozkurt, Liverpool bölgesinde bu tür bir markete ihtiyaç olduğunu ve bu ihtiyacı karşılamak üzere böyle bir işyerini açtıklarını söyledi. Haftanın 7 günü a- çık olacak olan market 243-245 Northumberland St. Liverpool adresinde sabah 8, akşam 18.30 arası hizmet verecek. Sydney
Kalabalık bir seyirci kitlesi tarafından C3 sonunda izlenen dinleti, bugüne kadar alışılmış konserlerden çok farklı ve çok renkli bir tablo sergiledi. Değişik kültür-leri bir araya getiren dinletide Azeri, Uygur, Hint, Avusturalya ve Çin kökenli solistler birbirinden güzel sarkıları hem kendi dillerinde hemde Türkçe olarak söylediler. Topluluğun korosu ve 16 kişilik zengin orkestrası eşliğinde yapılan konserle topluluk Avusturalyada bir ilk’ e de imza attı. Ana temasını Auburn ve çokkültürlülükten alan“ KAPILAR ve ö- tesi, Auburndaki kapıların ardındaki sanatcıları ve onların yaşamlarını tanıttı. Örneğin bir o- pera sanatçı olan Çin kökenli Cindy, asırlık Gülnihal şarkısını inanılmaz bir güzellikte sundu. Değişik kültürler bir arada barış, dostluk ve kardeşlik şarkılarını söyediler. Bu konser yine topluluğun müzik yönetmeni ve kompozitor Fikret Öztaş tarafından başarı ile yönetildi ve yine kendi çok sesli uyarlamalarını ve kompozisyonlarını seyircilere zevkle dinletti.
Hume Halal Hub çatısı altında faaliyete geçen Saray Kebab’ ın piyasadan çok olumlu tepkiler aldığını da hatırlatan Aydemir, Saray Kebab çok yeni olmasına rağmen sunduğu kalite, servis ve müşteriye uyan esnek imkanları ile piyasada daha şimdiden iyi bir yer edindi dedi. A- maçlarının kiralık olarak son kalan 3 üretim tesisinin de faaliyete geçmesi ile birlikte Hume Halal Hub’ ı tam bir helal ürün merkezi haline getirmek olduğun belirten Aydemir, merkezlerinin konum ve ulaşım itibarı ile çok avantajlı bir durumda olduğunu söyledi. Son olarak kiraya verilecek 250, 500 ve 750 metre karelik 3 üretim tesisi kaldığını hatırlatan Aydemir, bu yerler için yoğurt, süt mamulleri, fırıncılık, tavuk mamulleri alanında faaliyet gösterecek girişimcileri beklediklerini söyledi. Yeşil Holding halka açılabilir Hume Halal Hub adı altında başarılı bir çalışma gerçekleştirdiklerini dile getiren Aydemir, yakın bir gelecekte bir çok başarılı iştiraki bulunan( Tip Top Profesyonel mutfak ekipmanları, Flame Master döner makinaları, Express Kebab Kioosks) Yeşil Holding’ in halka açılabileceğini dile getirdi. Bu alandaki çalışmalarının henüz tamamlanmadığını da sözlerine ekleyen Aydemir çalışmaları tamamlandığında yatırım yapmak isteyen kişilere imkanları oranında her geçen gün gelişen ticari faaliyetlerden hisse verebileceklerini belirtti.

3ZZZ’ de sahur programları başlıyor

Melbourne de yayın yapmakta olan 3ZZZ Etnik Toplum Radyosu Türk Gurubu geleneksel Sahur yayınını bu senede sürdürüyor. Programlar Ramazan Ayı’ nın ilk günü olan 9 Temmuz Perşembe sabah saat 04.00 den 06.00 ya kadar devam edecek ve 7 Ağustos Çarşamba sabahı sona e- recektir. Sahur yayınlarında; Kuran-ı Kerim hatimi, haberler, dini sohbetler, bilgi yarışmaları, Türkiye’ den canlı bağlantılar ve çeşitli programlar yer alacaktır. Öte yandan günlük normal yayınlar devam edecektir. 3ZZZ Türk Radyosu Melbourne’ de 92.3 FM den ve www. 3zzz. com. au dan dinlenebilmekte olup toplum ve işyerlerinin yardım ve destekleri ile yayınlarını sürdürmektedir. Radyo programlarına katkıda bulunmak veya daha geniş bilgi için 0400 200 116 den Mahmut Eren’ e ulaşabilirsiniz.

18 sığınmacı serbest bırakıldı

Yeni Göçmenlik Bakanı Tony Burke Tazmanya gözetim merkezinde bulunan 18 genç sığınmacının serbest bırakılmasını onayladı.
Cuma günü Hobart’ a yaptığı bir ziyarette açıklama yapan Bakan Burke hiçbir gencin bu şekilde gözaltında tutulmaması gerektiğini söyledi. Bu kişilerin bir şekilde yasal olmayan şekilde Avustralya’ ya geldiğini söyleyen Bakan,“ bu aşamadan sonra bu gençleri gözaltına almak yerine onlara nasıl bir yaşam sunabiliriz bunu düşünmeliyiz” dedi. Brighton Belediye Başkanı Tony Foster’ da“ biz burada, Tazmanya’ da büyük bir topluluk istiyoruz, o nedenle bu göçmenlere aramıza hoş geldiniz diyoruz. Burada bu gençlere evini açmaya hazır 100-200 insan var, bu gençlere bu şansı verelim” dedi. Mülteci savunucuları merkezi yaptığı açıklamada 300 kadar refakatsiz yaşı küçük sığınmacının sekiz aydan beri gözaltında tutulduğunu söyledi. Sığınmacı Destek grubundan Clarissa Adriel’ ta serbest bırakılmayı bekleyen daha birçok kişinin olduğunu belirtti ve " Bu son uygulama mükemmel bir başlangıç. Umarım daha fazla sayıda gençleri toplum içinde görebiliriz " dedi. Sydney
İSMAİL BAKKAL ismailbakkal @ milliyet. com. au

Ramazan ve çocuk

Dokuz-on yaşlarındayken, köyümüzdeki camimizin hoparlörleri yok o zamanlar, Ramazan ayındayız ve köyün bütün çocukları caminin önünde, imam efendinin akşam ezanını okumasını bekliyoruz. Bayram yeri gibi, hepimiz ezan başlar başlamaz koşup, ailelerimize iftara başlayabilirler müjdesi vereceğiz. İmam efendi daha ezana başlarken bütün çocuklar sanki yarış yaparcasına evlerimize koşup, iftar vaktinin girdiğini, akşam ezanının okunduğunu evdekilere haber veriyorduk.

Oysaki evdekiler zaten ezanın sesini duyabiliyorlar, ama bizim cami önünde, ezan beklememizi, iftar vaktini iple çekmemizi böylelikle Ramazanla, oruçla, camiyle, ezanla yani mukeddesatımızla bağ kurmamızı sağlamaya çalışıyorlardı. Ezana kulak vermeye alıştırıyorlardı ki, namazda gözümüz olsun ileride. İnsanın sahsiyeti, kişiliği böyle ince ince işlenir üzerine, sonra çıkarılamayan bir elbise gibi kişi hayat boyu taşır onu sırtında.
Çocuklarımız bize Allahın emanetidir. Tertemiz, pasparlak ve masum bir halde bize teslim edilir. Bizim ise onları özenle yetiştirip, maneviyatını, kişiliğini olması gerektiği gibi nakış nakış işlemeliyiz üzerine. Sabırla ve hikmetle, her fırsatı değerlendirerek. Ramazan da çok güzel bir fırsattır, çocuklarımıza güzellikler, yüce değerler aşılamak için.
Bu ayda çocuğumuzu camiye, teravihe, oruç tutmaya, aç kalmaya, iradesine hakim olmaya, güzel şeyler isteyipte onu başarmak için çaba sarfetmeye, sabretmeye, aç doyurmaya, vermeye, yokluk ve yoksulluk nedir öğrenmeye ve yokluk içinde olanlara el uzatmaya alıştırmalıyız. Yaşına göre bazı ibadetleri yapmaya teşvik etmeliyiz. Ucundan kıyısından başlatmalıyız. Ağır aksak yapmalarına da müsamaha göstermeliyiz. Unutmayalım ki, gençlerin aksak ibadeti, yetişkinlerin kamil ibadetinden daha kıymetlidir.
Çocuklarınızı camiye, teravihe götürün diyorken, cemaate de şunu hatırlatmak isterim, onların cami içindeki bazı çocuksu hareketlerine karşı anlayışlı ve sabırlı olun. Onların camiye gelişleri hem ibadet hemde eğitimdir. Zamanla usul- adap öğrenir olgunlaşırlar. Kaba ve anlayışsız tavırlarla çocuklarımızı camiden cemaatten uzaklaştırmayalım, büyük vebal olur, hem çocuklarımıza hem de bize yazık olur.
Çocuklarımızın eğitiminde geç kalıyoruz. Onların bazı sorumluluklarını daha çocuktur yaklaşımıyla geciktirmelerine sebeb oluyoruz. Ağacı daha yaş iken istediniz şekle sokun, sonra kartaşır eğip bükemezsiniz, olsa olsa kırarsınız. Öyleyse küçükten alıştırın onları, sevdirin değerlerimizi. Az öğretin belki ama mutlaka sevdirin, nefret ettirmeden, ters düşmeden, ürkütmeden gönlüne Allahın ve kulluğunun sevgisini koyun. O severse öğrenir, arar bulur, sorar soruşturur. Zamanımız bilgiye kolay ulaşabilme çağıdır, internette bir çok şey mevcut, siz içerisine muhabbetini koyarsanız, meylini, yönünü İslamdan yana çevirirseniz korkmayın gerisinden.
Ama iki sure öğreteceğiz, Kuran okumayı belleteceğiz derken usul ve erkanı bilemez ve nefret ettirirsek, zaten bilsede okumaz, ezanı duysada namazı kılmaz. Peygamberimizin( sav)“ Sevdirin nefret ettirmeyin, kolaylaştırın zorlaştırmayın” nasihatı kulaklarınıza küpe olsun, hatırlayın her daim. Çocuklarımız Ramazanı, orucu, teravihi sevsinler. Kaldırın sahura, gece kalkmaya alışsınlar. Onları önemseyin, ve her fırsatta dini motiflerle buluşturun. Çocuktur boşvermişliğiyle ihmal eder de geri plana atarsanız, faturayı ağır ödersiniz sonra.
Çocuklarımızı iyi birer insan, kaliteli müslümanlar olarak yetiştirme sorumluluğumuzun, namazdan da oruçtanda önemli olduğunu hiç aklımızdan çıkarmayalım. Evlatlarımız bizim amelimizdir. Yani ya cennetimiz yada cehennemimizdir. Onların eğitim ve yetiştirilmeleri Allaha karşı sorumluluklarımızın başında gelir. Bıkmadan usanmadan, sabırla ve merhametle, doğru yöntemlerle ve danışarak onları doğru yetiştirmemiz gerekir.
Hele hele Avustralya da yaşayan bizler, temsil gücü ve gönüllülüğü yüksek evlatlar yetiştirmeliyiz. Müslüman olduğunun gurur ve onurunu yaşayarak, temsil ettiği değerlerin yüceliğinin farkında, dik ve vakur birer birey olmalılar. Piknik yaparken, etleri lop lop götürürken herkese sanki şov yapan arkadaş, sıra namaza gelince saklanacak ağaç arkası, araba arası arayarak, silik ve pısırık, sanki müslüman olduğundan utanır sünepeliğinde bir evlat değil. Milli ve manevi değerlerimizi onurla ve gururla taşıyacak cesur ve dik evlatlar yetiştirmeliyiz.
Geldi yine Ramazan, alın size bir ay zaman, buluşturun, tanıştırın evlatlarınızla herşeyiyle o’ nu. Kıymet ve değerini bilmezsek, o da geçer gider diğer değerli zamanlar gibi. Ramazanlar mübarektir ama o’ nu bereketlendirecek bizleriz. Rabbim Ramazanınızı mübarek eyleye.

Avustralya Türk toplumuna ulaşmanın en etkili yolu

Milliyet Australia

Reklamlarınız için

0412 896 091 0404 485 066