Milliyet Australia Turkish Newspaper 9 July 2013 / 86 | Página 3

09 July 2013 Milliyet

AUSTRALIA TURKISH NEWSPAPER

AVUSTRALYA 03

MÜJGAN KİM mujgankim @ milliyetweekly. com. au

Gaza gelenler

Osmanlı İmparatorluğu zamanlarında daha bereketli topraklara göç eden yörük Türklerinin bir kısmı bugünkü Bulgaristan sınırları içine yerleşiyorlar. Uzun yıllar burada yaşayıp köklerini salmış, gelenek görenek, dil ve dinlerini rahatça yaşamış olan bu Türkler imparatorluğun çöküşü ile birlikte komünist Bulgaristan sınırları içinde, Türkiye’ nin yanı başında ama aslında çok uzağında kalıyorlar. Zamanla orada yaşayan Türklerin temel hakları Bulgarlar tarafından yasaklanmaya veya kısıtlanmaya başlıyor. Mesela Türkçe’ nin kullanılması yasaklanıyor. İslami ibadet ve camiye gitme özgürlükleri kısıtlanıyor. Geleneksel Müslüman cenaze törenleri Bulgar gelenekleriyle değiştiriliyor. Erkek çocuklarını sünnet ettirme yasağı getiriliyor. Kadınların giydiği şalvar, başörtüsü gibi geleneksel kıyafetlerin giyilmesi yasaklanıyor. Doksan yaşındaki kadınların bile başörtüleri zorla çıkartılıp, etek giymeye zorlanıyorlar. Erkekleri her zaman eziliyor, en kötü işlerde çalıştırılıyorlar, iyi eğitim almaları, üniversiteye gidişleri engelleniyor, öncelikler hep Bulgarlara veriliyor. Bunlar yetmezmiş gibi 1984’ te Türk köyleri basılarak insanların Türkçe isimleri zorla değiştirilerek hepsine Bulgar adı verilmeye çalışılıyor, yeni kimlikler düzenleniyor, Türk soyundan gelmediklerini Bulgar olduklarını iddia edebilmek için mezardaki anne babalarının dahi isimleri değiştirilip yeni adlarıyla yeni mezar taşları dikiliyor. Bütün bunlara direnenlere türlü işkenceler yapılıyor, savcılık kararı olmaksızın direnişçiler hapislere atılıyor, binlerce kişinin katıldığı protesto gösterileri düzenleniyor, göstericilere su sıkılıyor, eksi 15 derecede itfaiye araçlarından sürekli su basıncı altında tutuluyorlar. Tabiki ölenler de oluyor ama sonuçta kötüler, kötülük yapanlar ne zaman kazanmış ki şimdi kazansınlar?

Oradaki Türklere destek için Avustralya dahil dünyanın her yerinde yapılan protesto gösterileri ses getiriyor, geri adım atılarak gitmek, anavatanına kavuşmak isteyenlere 1989 Haziran’ ında komünizmin demir kapıları ağır ağır açılıyor. Türklerden sonra dalga dalga büyüyen direnişler Yugoslavya’ nın bölünmesine, 1989’ da Berlin Duvarı’ nın yıkılmasına, Sovyetler Birliği’ nin parçalanmasına kadar uzuyor. Dünya komünizm gibi baskıcı rejimlerin insanları gaza getirmekten başka bir işe yaramadığını bir kez daha anlıyor.
Dünya tarihinde Bulgaristan Türkleri gibi gaza gelenler hep olmuştur, oluyordur ve olacaktır. Bakınız bugün halkın bir kısmına baskı yapmaya çalışan Türkiye, Gezi Parkı olayları, bakınız yeni bir darbeyle hükümetin değiştiği Mısır, halkın ayaklandığı Brezilya, daha dün yaşanan Arap Baharı... Baskı yapmanın ters teptiği, insanların milliyetçi duygularını daha da kabarttığı, yasakların cazip geldiği artık bir bilmece değil.
Etkinin tepki yarattığı basit bir fizik kanunu, fizik bunu denemiş ispatlamışken insanların bunu hala kabul etmemesi basbayağı aptallık düzeyinde bir inatçılık.
Bulgaristan’ da olsun, Türkiye’ de olsun insanlar normal hayatlarına devam ediyorlar, pek bir şeylere kafa yormuyorlarken getirilen kısıtlamalar ve yasaklar şöyle bir durup düşünmelerine, kim ve ne olduklarını, kendi benliklerini sorgulamalarına ve sonunda da değerlerine, milliyetlerine sahip çıkmalarına sebep oldu. Etki, etkilemeye çalışmak tepki yarattı.
Tarih tekerrürden ibarettir, daha öncede yaşandı, ders alınıp önlenmezse yine yaşanacak. Tek fark bugünkü teknoloji ile olaylar artık anında ve tam yerinden öğreniliyor. On yıl öncesinde ne facebook, ne twitter vardı ve dolayısıyla bunların sağladığı hızlı iletişim, hızlı organizasyon durumları da yoktu. Yani etkilenenler etkilendiklerini duyuramıyor sonuçta da tepkiler hızlı ve yoğun olamıyordu. Şimdi artık sosyal medya sayesinde etkiye tepki anında oluyor, yani‘ dürteni’ çabuk‘ dürtüyorlar’, ya da çabuk gaza geliyorlar mı ne!.

Avustralya faizi değiştirmedi

Avustralya Merkez Bankası, faiz oranlarında bir değişikliğe gitmedi.
Avustralya Merkez Bankası( RBA), geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamasında, faiz o- ranlarının değişmeyerek yüzde 3.00 olarak kaldığını belirtti. Piyasalarda da faiz oranlarında bir değişiklik beklenmiyordu. RBA, Avustralya Dolarının yüksek kalmaya devam ettiğini belirterek, zamanla değer kaybedebileceğini ifade etti. Açıklamada, zayıflayan Avustralya Dolarının büyümenin yeniden dengelenmesine yardımcı olabileceği kaydedildi. Banka, Emtia fiyatlarının tarihi verilere göre hala yüksek olduğunu belirtti. Banka en son Mayıs ayında faizleri 25 baz puan indirerek bugünkü seviyesine çekmişti. Sydney