Milliyet Australia Turkish Newspaper 23 July 2013 / 88 | Page 5

23 July 2013

Milliyet

AUSTRALIA TURKISH NEWSPAPER

AVUSTRALYA 05

SÜLEYMAN ÜNAL s. unal @ zaman. az

Sosyal medya( 2)

Bu hafta da“ Sosyal medya” konusuna devam edeceğiz. Sosyal medyayı, gelişen veya gelişmekte olan ülkelerin daha çok kullanması dikkat çekiyor.

Türkiye, özellikle İstanbul’ da Gezi Parkı sonrasında meydana gelen olaylar sebebiyle sosyal medya ismini çok duydu. Türkiye’ de, Mayıs ayında ortalama günlük 7 milyon tweet gönderilirken, 31 Mayıs Cuma günü,“ Gezi Parkı” olaylarının başlaması ile birlikte bu sayı bir anda 15 milyon civarına yükseldi.
Türkiye’ de son zamanlara kadar sosyal medyayı kullananlar, gündemi takip etmek için, kendini ünlü hissetmek için, düşüncelerini başkalarına aktarmak için, bilgi edinmek, çapkınlık yapmak, eğlenmek, muhalif olmak, canı sıkıldığından, şikayet etmek için, sosyalleşmek için ve kışkırtma yapmak gibi amaçlarla kullanıyordu.
“ Gezi Parkı” sonrasında ise sosyal medyanın aynı zamanda tahrik etmek ve bilgi kirliliği oluşturmak için kullanılması, herkesi sosyal medyanın yararı ve zararı hakkında daha dikkatli olmaya sevketti.
Facebook ve twitter ağları olarak çok yaygın kullanılan sosyal medya imkânlarının Türkiye’ de şirket tanıtımı gibi ekonomik amaçlı olarak kullanılması pek yaygın değil. Bunun dışında web sitesi ve email kullanımı gibi alanlarda çok önemli mesafeler alınmıştır. Bunun sebebi ise, hukuk ve kanunların uygulanabilme imkanı bu alanlarda gerçekleşmektedir.
Facebook ve twitter gibi ağlarda meydana gelen hakeret veya kanunen suç olan yazı, video veya resimlerin yayınlanması konusunda Türkiye’ de maalesef yeterli hukuki düzenleme ve yaptırım yok. Bu durum, şahısları, kurumları ve devleti zor duruma bırakacak sonuçlar doğurmaktadır. Milyonlarca facebook kullanıcısına sahip olarak dünyada 7. Sırada yer alan Türkiye’ de, insanların hakaret veya diğer suç işlemelere karşı kendilerini savunacak imkânlarının olmaması endişe veriyor.
Sosyal medyanın, kullanıcılar tarafından çıkar ve suç işleme aletine dönüşmemesi için sürekli uyarılar ve haberler yapılmaktadır. Fakat, çoğu zaman başkaları hakkında hakaret eden veya kötü amaçlı kullananlar, sonunda kendilerinin başına benzer şey gelince ne kadar kötü duruma düştüklerini fark ediyorlar. Gezi Parkı sebebiyle Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve dini değerler aleyhinde hakaret edici konuşarak video yayınlayan bir kadının, mahkemelik olunca“ Başbakan affetsin, ben sosyal medya mağduruyum” demesi ilginç bir örnek diyebiliriz. Bu sebepten olsa gerek bazı sosyal medya kullanıcılarının çok sık zaman geçirdikleri facebook veya diğer bazı internet hesaplarını bir müddet sonra tamamen kapattıkları görülüyor.
Gelişmiş bir ülke olarak, Avustralya’ da sosyal medya, Avrupa ülkelerinde olduğu gibi yaygındır. Fakat, sosyal medya kullanıcıları her şeyi yazabilen, yayınlayabilen“ hakaret özgürlüğüne” sahip değildir. Belli bir düzeni ve uyması gereken kurallar ile iletişim özgürlüğü vardır ama aynı şekilde başkalarının haklarına saygı göstermesi gerekir. Aksi takdirde kanunları karşınızda bulursunuz. Aslında tüm Batı ülkelerinde durum aynıdır.
Batı ülkelerinin kendi içindeki yazışmalar veya internette paylaşılanlara uygulanan kurallar, yurtdışından yapılan veya yurt içinden yurtdışına yapılan yayınlar için de geçerlidir. İnternet cafelere gittiğinizde, içeri girdiğiniz andan çıkıncaya kadar kameralar sizi takip eder ve bilgisayarda yazıp çizdikleriniz kontrol altındadır. Kendi ülkesi içinde dikkatli olan Batı ülkeleri, başka ülkeler için yapılan yayınlara ses çıkarmazlar,“ özgürlük” derler. Aynı özgürlüğü niye keni ülkenizin çıkarları yara alırsa yapmıyorsunuz diye soran olunca susarlar veya geçiştirirler.
Batı ülkeleri, sosyal medyayı“ public diplomacy” yani halk diplomasisi alanında çok iyi kullanmaktadır. Yani başka ülkelerdeki sosyal medya kulanıcılarına kendi ülkesiyle alakalı olarak ticari ve tanıtımla değerlendirmektedir.
Sosyal medya, artık iletişim ötesinde ticari faaliyetler için büyük imkanlar sağladığından dolayı pazarlamada başarılı olmak isteyen şirket, kurum veya kişiler tarafından uzmanlık alanları oluşturmaya başladı. Eğitim, bilgi, iş, kariyer, eğlence, sanat, aktivite, sağlık, aktuel yaşam, spor ve akla gelebilecek her türlü alanda bilgi erişimi ve paylaşılması sağlandığı için herkesin iştahını kabartacak durumda.
Firmalar, internet ortamında yeni müşterilerle tanıştırmanın ötesinde müşterilerle karşılıklı diyalog ortamına çok kolay girebiliyor ve çözüm önerilerini analiz edebiliyorlar. Yaptıkları kampanyaların ne kadar dönüş sağladığına bakma imkânları oluyor. Tabi buna göre de şirket stratejisi belirleyebiliyorlar.
Dünya genelinde 3 milyara yakın aktif kullanıcının olduğu sosyal ağ kanalları, insanların her an elinin altında olan, günlük hayatın ayrılmaz bir parçası durumunda.

www. austurk. com www. austurk. com www. austurk. com www. austurk. com

34 Milyar dolarlık Ulusal Fiber Projesi seçimlerde belirleyici rol oynayabilir

2007 yılında yapılan seçimlerde ulusal fiber genişbant projesi ile seçim kazanan ve toplam 34,2 milyar dolara mal olacak projeyi yürürlüğe koyan Başbakan Kevin Rudd, şimdi yeni bir seçim zaferi planı yapıyor.

Ertuğrul Akgül ile Avustralya gündemi

Ancak henüz tamamlanmayan bu proje, ana muhalefet lideri Tony Abbott’ ın da gündeminde. İki partinin de projenin bundan sonraki işleyişi konusunda farklı görüşleri ve planları var. 30 Kasım’ dan önce gerçekleşmesi beklenen seçimler ise ya bu planlardan hangisinin yürürlüğe gireceğini gösterecek ya da projede ciddi gecikmeler yaşanacak. Ülkeyi baştan başa saracak ve evlere en az 100Mbps fiber internet götürmesi planlanan Avustralya Ulusal Genişbant Projesi( National Broadband Network – NBN) ülkede seçimlerin yaklaştığı dönemde yine daha gündemde. Henüz ilk safhaları tamamlanan 2021 yılında son kullanıcı ayağı dahil olmak üzere tüm safhaları tamamlanması planlanan genişbant projesi seçimlerin kaderini bir kez daha belli edecek gibi görülüyor. İşçi Partisi, 2021 tarihine dek halkın % 93’ üne 100 Mbps hızında fiber internet götürecekleri vaadinde bulunuyor. Ancak gerek projede şimdiye dek yaşanan gecikme ve sarkmalar gerekse de Huawei gibi firmaların projeden dışlanmış olması bu planın geçerliliği konusunda endişe yaratıyor. Başbakan Kevin Rudd bu projenin asıl mimarlarından birisi olmasına ve 2007 – 2010 yılları a- rasında Başbakanlık yapmasına karşın projede çok ciddi atılımlar yapılmadığı rapor ediliyor. Bu yüzden, Rudd’ un yeniden seçilmesi halinde projenin aksayabileceği söylenmekte. Diğer Başbakan adayı Liberal Parti lideri Tony Abbott ise Huawei gibi yüklenicilerin projeye dahil edilmesi ve projenin hızlandırılması yönünde görüş açıklıyor. Buna karşın Abbott’ ın evlere dek fiber( FTTH) yerine ağırlıklı olarak santrale dek fiber( FTTN) projesini desteklemesi ve santrallerden evlere çekilecek bağlantıların Telstra tarafından bakır kablo ile yapılacak olması ciddi bir endişe konusu. Bu planda 2016 yılına dek tüm Avustralyalılara 100Mbps yerine 25 Mbps hız sağlanacağı ve 2019 yılında bu hızın 50Mbps’ ye çıkartılacağı öngörülüyor. Abbott bu sayede hem projenin hızlanacağı hem de maliyetin azaltılacağı açıklamasını yapmakta. Hangi parti liderinin planı daha başarılı bulunacak ve seçimi kim kazanacak önceden kestirmek zor. Ancak kim kazanırsa kazansın, fiber projesinin bir süre sekteye uğrasa da bölge liderliği adına son derece önemli olduğu konuşulmakta.

Sorunlu gençlere özel program

Victoria’ da ambulans görevlilerine gece ziyareti

Hemşire ve ebeler greve gidiyor

NSW Eyalet Hükümeti, evsiz, uyuşturucu sorunları olan ve hassas konularda sorun yaşayan, aile içi şiddetle karşılaşan 9 ila 14 yaş arası gençlere yardım elini uzatmak için“ Youth Hope” adında ve 40 milyon dolar değerinde yatırıma hazırlanıyor. Toplum Servisleri Bakanı Pru
Geçtiğimiz Cuma gecesi paramedik ve ambulanslarda görev yapan sağlık görevlilerini yerinde izlemek için gizlice Royal Hastahanesine gelen Başbakan Napthine, uzun zamandır sorunlarına çare arayan sağlık görevlileriyle görüştü. Ücretlerinde artış isteyen ambulans sürücülerine konuyla ilgileneceğini söyledi ve 11 aydır halledilemeyen bu sorunlara çare bulunacağını belirtti. Sorunlara çözüm bulmak için çalışanları yerinde görmenin ayrıca anlamlı olduğunu vurguladı. Sorunlarını Başbakanın gözleri ö- nünde anlatan ambulans görevlileri en çok şu konularda şikayetçiler: % 30-50 hiç gereksiz yere çağrılıyoruz, mesela burun kanaması ya da tırnak kesilmesi gibi. Hastahanelere hasta taşımak ve yerleştirmek bazen 2 ila 4 saat almakta 40-50 km uzaktaki hastalara ulaşabilmek için yola çıkıyoruz, yakın semtlerde servisler olması gerekirken şimdi yok. Hayati tehlike olan hastalara u- laşmamız gerekiyorken yakınlardaki servisler hasta taşımakla meşgul o- labilirler. Bir yetkilinin“ Başbakanın gelmesi iyi oldu sorunlarımızı yerinde gördü” demesi manidar bir yorum olarak algılandı.
Çarşamba günü NSW Eyaletin’ de bulunan 160 devlet hastahanesinde ve değişik sağlık merkezlerinde görev yapan hemsire ve ebeler greve gidecekler. Eyalet Hemşire ve Ebeler Sendikası Genel Sekreteri Brett Holmes’ un açıklamasına göre çalışanlar güvenli bir çalışma ortamı istiyorlar.“ Yıllık harcanacak birkaç milyon dolarla bu iş halledilebilir fakat eyalet hükümeti hala sorunlamızı dikkate bile almak istemiyorlar” diyen Holmes, 4 hastaya 1 hemşire gerektiğini, 3 çocuk hastaya 1 hemşire ve acil durumda 3 hastaya 1 hemşire gerektiğini vurguladı. Eğer bu istenilenler gerçekleşirse hükümetin bu işten karlı çıkacağı vurgulandı. Çarsamba günü Sydney Olimpiyat Parkı Spor Merkezinde bir araya geleceklerini ve bir karar vereceklerini belirten Holmes, aynı zamanda hayati önem taşıyan görevlerine de devam edileceklerimi sözlerine ekledi.

Abbott eleştirilerine devam ediyor

Goward bu konuda şunları söyledi:“ Central Coast, Hunter, Sydney’ in Batısı, Tamworth, Dubbo ve Armidale Bölgesinde bulunan bu gençlere yönelik olacak bu proje Uniting Care ve Misley Mission tarafından belirlenen gençleri hedef alacaktır ve ilk olarak 4 yıllık olacaktır’’. ABD Ordusu ' na bağlı iki savaş u- çağı, hafta içinde Avustralya ' nın kıyısında düzenlenen tatbikatta
Geçtiğimiz Cuma günü Brisbane’ da Papua Yeni Gine Başbakanının da bulunduğu ve Kevin Rudd tarafından yapılan açıklamayla gündeme damgasını vuran yeni sığınmacılar politikasını Muhalefet Lideri Abbott eleştirmeye devam ediyor. Abbott yapılan bu anlaşmanın alelacele yapıldığını, genel seçim öncesi birşeyler yapıyoruz izlenimi vermek için yapıldığını söyledi. Sınır koruma politikası altında yapılanları çaresiz çırpınışlar olarak niteleyen Abbott göreve geldikleri takdirde Papua Yeni Gine ile işbirliği yapacaklarını fakat Rudd tarafından açıklanan şartların değiştirileceğini sözlerine ekledi. Kanunsuz yollardan ülkeye girmek isteyen herkesin PYG’ ye gitmeyeceğini ve her giden kişinin de ülkeye tekrar gelmeyeceğinin kesinlikle bir garantisi yok diyen Muhalefet Lideri Abbott, Başbakanın doğruyu söylemediğini ve Avustralya halkını ve seçmenini kandırdığını belirtti.

ABD jetleri dünya mirası mercanları bombaladı

ABD Deniz Piyadeleri’ ne bağlı iki savaş uçağı, geçtiğimiz hafta içinde Avustralya’ da yapılan tatbikatta Büyük Mercan Resifi’ ne 4 bomba bıraktı.
ağırlık atmak için Büyük Mercan Resifi ' ne dört bomba bıraktı. Patlamayan bombalar, deniz yaşamı ve gemiler için büyük tehdit oluştursa da, ABD ' li yetkililer tehdidin çok düşük olduğunu savundu. Askeri yetkililerin NBC News ' a yaptığı açıklamaya göre, Avustralya ' nın kıyısında düzenlenen tatbikata katılan savaş jetlerinden iki tanesi, acil durum nedeniyle ağırlıklarını azaltmak zorunda kaldı ve dört bombayı okyanusa bıraktı. Dünyanın en büyük resif sistemi olan Büyük Mercan( Set) Resifi, 344 bin kilometrekarelik alanda 2 bin 900 resif ve 900 ada içeriyor. Nesli tükenme tehdidi altında olan birçok tür dahil, resif dünyanın en fazla deniz canlısı çeşidine ev sahipliği yapıyor. YAKITLARI AZALDIĞI İÇİN BI- RAKTILAR ABD Ordusu ' ndan basına yapılan açıklamaya göre, iki AV-8B Harriers tipi savaş uçağı, Avustralya ' nın mercan resifine bakan Queensland eyaletinin kıyısındaki Townshend Adası ' nda belirlenen bir bölgeye bomba bırakacaktı. Bombaların bırakılacağı bölgeye gelen uçaklara, menzilin güvenli bir şekilde boşaltılmadığı bildirilince, uçaklar defalarca bölgede tur atmak zorundak aldı. Belli bir zaman sonra yakıtları azalan uçaklar, taşıdıkları bombalarla iniş yapamayacak duruma geldi. Askeri bir yetkili NBC News ' a, " Pilotlar uçakları kurtarmayı tercih etti... Bombalarla iniş yapamayacaklarını ve kalan yakıtla havada bekleyemeyeceklerini biliyorlardı " dedi. 60 METRE DERİNLİKTE 4 BOM- BA Uçaklar her biri 225 kg ağırlığında dört bombayı mercan resifine bıraktı. Bombalardan bir tanesinin BDU 45 ve diğerinin de yüksek patlayıcılı GBU 12 olduğu belirtildi. ABD bir diğer yetkili, iki bombanın patlama ihtimalinin ' çok düşük ' olduğunu savundu. Bombaların, Townshend Adası yakınlarındaki, Mercan Resifi Parkı içindey er alan Belly Cay ' in 25 km güneyine bırakıldığı belirtildi. ABD ' li yetkililer, bombaların en az tehdit oluşturacak bir bölgeye, suyun 60 metre derinliğine bırakıldığını belirtti. Yetkililer, bombaların çıkartılması için çalışmalara başlandığını belirtti.