Milliyet Australia Turkish Newspaper 23 July 2013 / 88 | Página 2

AVUSTRALYA Milliyet

02 23 July 2013

AUSTRALIA TURKISH NEWSPAPER
CÜNEYT ÖZDEMİR

Şimdi yeni şeyler söylemek lazım cancağazım

1994 yılında Bilkent Üniversitesi Grafik Bölümü’ nde master programına bir dönem devam etmiştim. Sonrasında gazetecilik a- ğır bastı ve tamamlayamadan bırakmak zorunda kaldım. Yine de o bir dönemde aldığım bir ders pek çok farklı olaya bakışımı derinden etkiledi. Bilmem aranızda ünlü Fransız düşünür Roland Barthes adını daha önce işiten ve‘ göstergebilim’ e kafa yoran birileri var mı? Farklı bilim dallarının eşliğinde hayatımızın içinde sıradanmış gibi gözüken pek çok farklı‘ şey’ i anlamaya ve arkasındaki derin anlamları çözmeye kafayı takmış bir bilim dalıdır. Giydiğiniz bir kıyafetin rengi, bir binanın tasarlanırken kullanılan malzemenin anlamları ya da duvarınıza astığınız bir resimin‘ aslında’ bizlere ne anlattığı üzerine entelektüel dağarcığınız ve hayal gücünüz eşliğinde psikanalizin kıyılarına kadar giden okumalar yapmak mümkündür.

Mesela benim göstergebilim dersinde unutamadığım anlardan biri yaklaşık iki saat boyunca bir fotoğraf karesine bakıp“ Acaba bu fotoğraf karesini çeken kişinin kadın mı yoksa erkek mi olduğunu sadece kadrajına bakarak anlayıp anlayamayacağımız?” üzerine yaptığımız ateşli tartışmaydı.
Böyle bir giriş yapmamın nedeni sizleri göstergebilim gibi hayli tartışmalı( bence) eğlenceli ve kapsamlı bir bilim dalı üzerine ahkâm kesmekten çok, sözü günümüz siyasetine getirmek. 1980 yılında hayatını trafik kazasında kaybeden Roland Barthes günümüz Türkiyesi’ nde moda tabiriyle‘ büyük resim’ e baksaydı sanırım bizim gördüğümüz pek çok sıradan‘ şey’ in bambaşka anlamları üzerine bizleri şaşırtacak yorumlar yapabilirdi. Simgelerin önemi Evet günlük hayatımızı, pek çoğunu kanıksadığımız, sıradanlaştırdığımız ve bir süre sonrasında gerçek anlamını düşünmeyi bıraktığımız simgeler oluşturuyor. Türkiye’ de siyasetin dili de bu simgeler bütününü olumlayarak, sarılarak ya da karşı durarak bizlerle iletişim kuruyor. Daha doğrusu kuruyordu …
Teknolojinin gelişmesi, nüfusun gençleşmesi ve en önemlisi de ekonomik refah ile beraber Türkiye’ de son yıllarda pek çok alışıldık siyasi sembolün anlamını yitirdiğini ve yerine yeni semboller geldiğini görüyoruz.
Türkiye’ de siyasetin diline baktığımız zaman düne kadar hepi topu 20 siyasal simge ve toplam 100 kelimenin içine sıkıştığını görmüştük. Cami ve kışla arasında gidip gelen bir ip çekişmesi, yolsuzluklar üzerinden kendine sahne bulan bir muhalefet anlayışı, etnik kökenler üzerinden bir ötekileştirme ya da sahiplenme ile hayata geçirilen milliyetçilik ve elbette dönüp dolaşıp bütün siyaset dilinin demir attığı‘ din’!
Bu ezberlerde saflar ayrılmış, düşmanlar belirlenmiş, ittifaklar yapılmıştı. Takım tutar gibi sorgulamadan parti tutuluyor, oylar blok olarak ailelerden, mahallerden, lojmanlardan, cemaatlerden meşrebine en yakın partiye gidiyordu. Milletvekilleri satranç tahtasında piyonlar gibi liderlerin iki dudağı arasındaki mazbut kaderleriyle el kaldırıp el indiren siyaset robotlarına dönmüştü. Sadece genel değil yerel siyaset de nepotizm bürokrasiden oluşan bir koruma duvarı gibi her partinin siyasi bir alışkanlığı olmuştu. Bunları dili geçmiş ya da miş’ li zamanda anlatmamın nedeni içinde yaşadığımız değişimin altını çizmek kaygısından başka bir şey değil.
Türkiye bugün bir dünya vatandaşı ve Ak Parti’ nin bundaki büyük katkısı yadsınamaz.
Düne ait komplo teorileri günümüzdeki siyasi iklimin anlamını tarif etmekte yetersiz kalmasının nedeni biraz da bu dünya vatandaşlığının ve değişimin sonucu. Düne ait semboller bugün klişe olup eriyor. Ezberler bozuluyor. Korku duvarlarının yıkılması ise yeni bir siyaset dilinin doğması gerekliliğini bizlere fısıldıyor.
Muhafazakârlık, muhalefet ve iktidar bu değişimin dilini toplumdan ödünç alıp kendi diline dönüştürmediği sürece aradaki makas açılacağa benziyor. Önümüzde yeni bir yerel seçim var. Bambaşka semboller Bu yerel seçimde gelişen bu yeni süreçte bambaşka ve yeni semboller üzerinden siyaset yapanların kazanacağını göreceğiz.
Bunun en somut belirtisi kuşkusuz partilerin ö- nerdikleri adaylarda vücut bulacak. Farklı partilerden şu ana kadar İstanbul ve Ankara için ortaya atılan isimlere baktığınız zaman neredeyse hiçbirinin bu yeni siyasal iklimi temsil edemediğini görüyorsunuz. Hemen hepsi siyasetin dününden bize el sallıyorlar.
Sadece liderler de değil siyasetin kullandığı dil, vaatler, karşı çıktığı semboller de bize toplumdaki değişimin Türki siyasetine henüz yansımadığını gösteriyor.
Siyaset biliminin belki de en çok alıntılanan cümlesi ile toparlarsak“ Aynı nehirde iki kere yıkanamazsınız!”
Önümüzdeki süreçte bu yeni dili konuşmaya başlayanların siyasette yükseldiğini inat edenlerin ise marjinalleşerek tükendiğine tanıklık edeceğiz.
Son dönem yaşadıklarımızın tamamına baktığınız zaman‘ büyük resim’ bize işte bunu haber veriyor.
Radikal

“ Denedik ama olmadı”

Geçtiğimiz Çarşamba akşamı Auburn Belediyesi’ nde yapılan oylamada Cuma günleri öğlen ezanının açıktan okunmasıyla ilgili karar 1 e karşı 7 oyla reddedildi. Müslüman kökenli iki meclis üyesi Ronney Queik ve Hicham Zraika’ nın oylamaya katılmaması, diğer bir Müslüman üye olan Salim Mehajer’ in ise“ hayır” oyu vermesi oylamayı takip eden toplum üyeleri üzerinde büyük bir şaşkınlık yarattı. Türk toplumundan 3000 kişinin imzasıyla bu öneriyi meclise sunan belediye encümeni Semra Batik ile bu konu hakkında sizler için bir görüşme yaptık.
Milliyet: Cuma günleri Auburn Camiinde ezan okunması fikri nasıl ortaya çıktı? Semra Batik: Bu fikir Türk toplumunun ve Auburn Cami’ nin u- zun yıllardan beri arzusuydu. Hep konuşuluyordu fakat somut bir harekete geçilmemişti. İzin verilmeyeceği ve sürecin zor olacağı düşünülüyordu. Gelibolu sokağının ismini almasının da fikir babası olan sağlayan Hacı Tevfik Mengi Bey bu konuyla bana geldi. Ben, bugüne kadar bana gelen vatandaşlarımızı hiç reddetmedim. Kimseye hayır dememişimdir. Bana bu teklifle gelen Hacı Tevfik Bey, İsviçre’ de ezanın dışarıdan okunmasının kabul edildiğini söyledi. İsviçre’ de böyle bir yasa çıkmasının ardından Avustralya’ da da ezana izin çıkar düşüncesiyle Hacı Tevfik Bey bana gelmiş. Kendisi,“ ben konuyla ilgili imza toplarım” dedi. Hacı Tevfik Bey cami cemaatiyle ve yetkilileriyle görüşmüş. Onaylarını almış ve cami yetkilileriyle birlikte imzalar toplamışlar. 3-4 hafta kadar sürmüş imza toplama işi. Sonra bana geldiler, 3000 kadar imza toplandıklarını söylediler. Bu sayıda imzanın yeterli olup olmadığını merak ettiler. Ben de bir deneyelim bakalım dedim. Ve süreç böylece başlamış oldu Milliyet: Daha önce bir teklif verilmiş mi Gelibolu Camii için? Semra Batik: Zannedersem yok. Bizim verdiğimiz gibi bir teklif bildiğim kadarıyla yok. Biz her Cuma günü okunması için teklif verdik. Belediye sadece O- pen Day’ de ezan okunması için izin vermiş. Milliyet: Daha önceki dönemlerde belediye encümenlerinde – Türk ya da Arap- böyle bir teklifle gelen başka bir üye var mı? Semra Batik: Bildiğim kadarıyla yok. Benim teklifim ilk. Milliyet: Oylamadan önce diğer encümen üyeleriyle görüşüldü mü? Bu konu hakkında ne düşündükleri, destek verip veremeyecekleri soruldu mu? Semra Batik: Önce teklifi sunduk. Teklif ile oylama arasında iki haftalık bir süreç vardı. O zaman zarfında diğer üyelerle görüşüldü. Konunun detayları anlatılarak desteklerini istendi. Bazısı tabi destek veririm dedi, bazısı düşünmem lazım dedi. Birkaç tanesi de emin değilim, o gece diğer üyelerin konuşmalarını dinleyip kararımı öyle vereceğim dedi.
Hicham Zraika
Milliyet: Oylamada Milliyet A- ustralia olarak bizde oradaydık ve gördük ki iki üye oylamaya katılmadı. Sizce bu iki kişi niye oylamada yer almadılar? Semra Batik: Valla, bu soruyu siz o üyelere sorsanız daha iyi olur bence. Hicham oylamaya katılmadı ama en azından bize yardımcı oldu. Bir öneri sunulduğu zaman 2 encümen ü- yesinin imzası olmadan önerge belediye meclisine sunulamıyor. Hicham’ ında desteğiyle öneriyi belediye meclisine taşıdık. Verdiğimiz öneri bu seferde geçmedi fakat bir başlangıç oldu. Auburn Cami’ nin olduğu sokağın ismide ilk seferde değiştirilmemişti. 4-5 sefer uğraşıldı i- sim değişikliği için. Milliyet: Ezanın Cuma namazı i- çin dışarıdan okunmasına yakın gelecekte onay verilebilir mi? Semra Batik: Kolay gözükmüyor. Bazı encümenlerin endişeleri var. Auburn Camii’ ne i- zin verilince diğer camiiler de ister mi? Herkese izin verilirse ses kirliliği oluyor diye diğer topluluklar buna itiraz ederler mi şeklinde çekinceler var. Milliyet: Oylama sırasındaki hislerinizi öğrenebilir miyiz? Biz seyirciler olarak yalnız bırakıldığınız için üzüldünüz ve duygulandığınız hissine kapıldık. Semra Batik: Ben bunun kolay olmayacağını biliyordum. Birinci oturumda ezana hemen e- vet oyu çıkmayacağını hissediyordum ama bu kadar yalnız kalacağımı düşünmüyordum. Benimle birlikte 2-3 üyenin daha bana evet oyu vereceğini düşünüyordum çünkü en çok müslüman encümen üyesi bu belediye de bulunuyor.
Ronney Queik

Nauru Adası’ nda ayaklanma

Milliyet: Türk toplumundan oylamayı izlemeye gelen çok kişi vardı. Daha önce gerçekleşen herhangi bir oylama aynı şekilde yoğun katılım aldı mı? Semra Batik: Hayır, daha önce böyle kalabalık katılım olmadı. Milliyet: Encümenler yoğun katılım karşısında şaşırdılar mı? Böyle bir destek bekliyorlar mıydı? Semra Batik: Evet bekliyorlardı. Seni desteklemeye gelmişler dediler. Ben hiç bir partiye üye değilim, gerçekten değilim. Gücümü Türk toplumundan alıyorum. Bu bölgede yaşayan Türk toplumundan alıyorum desteğimi. Türk toplumu arkamda olduğu sürece belediye meclisinde başarılı olacağımı inanıyorum. Hiç bir zaman için beni yalnız bırakmadılar. Ne zaman toplum için birşey yapmak istesem oylamalar hep kalabalık oldu fakat bu sefer ki en kalabalık olanıydı. Milliyet: Önümüzdeki dönem i- çin yeni projeleriniz var mı?
Salim Mehajer
Semra Batik: Ben Türk toplumu tarafından bana iletine ö- nerilere açığım. Elimden geldiğince toplumumuza yardımcı olmak istiyorum. Herhangi bir ayrım gözetmeden, hangi grup, dernek ya da vakıftan gelirse gelsin her öneriye açığım. Bütün Türk toplumunu belediyede temsil etmeye çalışıyorum.
Büyük Okyanus’ taki Nauru adasında, Avustralya’ ya ait bir sığınmacı gözetim kampında çıkan ayaklanma
bastırıldı.
Kamptaki bazı binaların ateşe
macının ve bazı güvenlik görevlilerinin
verildiği ve revirin büyük zarar
yaralandığı haber verili-
gördüğü belirtiliyor.
yor. Yetkililer, dört saat süren a-
Kamptaki olaylar, Avustralya
yaklanmadan sırasında kaçan
Başbakanı Kevin Rudd’ ın ülkeye
bazı sığınmacıların yakalandılara
teknelerle gelen sığınmacığını
söyledi. Nauru Hükümet
yönelik sert önlemler açıklamasından
sözcüsünün yaptığı açıklamaladı
hemen sonra başya
göre 10 sığınmacı haricinde
.
tüm sığınmacılar ayaklanmaya
Görgü tanıklarına göre ellerinde
karışmışlar.
pala ve çelik borular bulu-
Hasar büyük
nan birçok Naurulu, çoğu İranlı
Ayaklanma sırasında sığınmaların
olduğu belirtilen sığınmacıcıların
kaldığı kamp büyük ha-
kaçmasını önlemeye çalışan
sar gördü. Toplam hasarın 60
polise yardıma geldi.
milyon dolar olduğu tahmin
Avustralya ABC televizyonuna
ediliyor.
Sığınma
kampının
göre mahkumlar mutfaktan aldıkları
% 80’ i kullanılmaz hale geldiği
bıçaklarla ayaklandı. O-
için yaklaşık 550 sığınmacının
laylar sırasında en az altı sığın-
çadırlarda kalması gerekecek.

Başbakan’ ın mülteci yükünü paylaşma planı

Avustralya hükümeti, bölge ve dünya ülkelerini mülteciler sorununda daha fazla sorumluluk almaya çağırmaya hazırlanıyor. Rudd hükümeti, artan mülteci akınına karşı planladığı tedbirlerin küresel boyutunda, bir u- luslararası mülteciler konferansı toplanması ve 1951 tarihli Mülteciler Sözleşmesinin yeniden ele alınması için Birleşmiş Milletler’ e çağrı yapacak. Dünyada halen çeşitli sebeplerle sığınmacı konumuna düşen 43 milyon insan var. Avustralya, 22 milyon nüfusuyla kişi
başına en fazla mülteci yükünü sırtlayan ülke ve miktar açısından da Amerika ve Kanada’ nın ardından geliyor. Hükümet, bölge ülkelerini bu konuda daha fazla sorumluluk almaya çağıracak. Başbakan Rudd’ ın iki hafta
önce Endonezya’ nın başkenti Cakarta’ ya yaptığı ziyarette i- ki ülke liderleri bölgesel bir zirve toplanmasına yönelik ortak irade beyan etmişlerdi. Söz konusu zirvenin Ağustos ortasında gerçekleşebileceği ifade e- diliyor.

Perth New York’ tan pahalı

Avustralya’ nın en batısında yer alan Perth ülkenin en pahalı, dünyanın ise 11. pahalı şehri seçildi. Numbeo isimli web sitesi dünya çapında topladıkları verilere dayanarak Perth’ ü Avustralya’ nın en pahalı kenti olarak gösterdi. Pahalılık değerlendirilmesi yapılırken o şehirdeki gıda, ulaşım, dışarda yemek yeme gibi giderlerin fiyatlarına bakıldı. Numbeo, şehirler hakkındaki en büyük veri tabanına sahip internet sitesi olarak tanınıyor. Sitedeki verilere göre Perth’ de yaşamak New York’ ta yaşamaktan yüzde 20 daha pahalı. Sydney

Yeni Zelanda ' da şiddetli deprem

Yeni Zelanda’ da 6,9 büyüklüğünde deprem meydana geldiği bildirildi. ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu’ nun, merkezini başkent Wellington’ un 57 kilometre güneybatısındaki Cook Strait bölgesi olarak açıkladığı depremin yerin 10 kilometre derinliğinde oluştuğu belirtildi. Depremde, can ve mal kaybı olup olmadığına ilişkin henüz bilgi yok.

Köpekbalıklarına karşı özel giysi

Avustralyalı bilim insanları, bir ticaret şirketinin desteğini alarak dünyanın köpekbalıklarına karşı korunma sağlayan ilk dalış giysisini üretti. İki çeşit üretilen giysi, tehlikeli balıklara görünmeme ve onları caydırma özelliğine sahip.
Son yıllarda Avustralya ve dünyanın diğer bölgelerin artan köpekbalığı saldırıları üzerine harekete geçen bilim insanları, dalgıçları köpekbalıklarından uzak tutacak bir giysi geliştirdi. Batı Avustralya Üniversitesi( UWA) Okyanus Enstitüsü’ nden Nathan Hart ve Shaun Collin, SAMS( Köpekbalığı Saldırılarını Azaltma Sistemi) şirketinin tasarımcılarıyla bir araya geldi. Şirketten yapılan açıklamada,“ Köpekbalıkları avlarını yakalamak için birçok duyu kullanıyor. Ancak saldırının son basamağında görsel duyu çok önemli. Üniversitelerle yıllar süren çalışmalar sonucunda, köpekbalıklarının görsel algısını bozacak tasarımlar ortaya koymayı başardık” ifadesi kullanıldı. Daily Mail’ in haberine göre, UWA ve SAMS işbirliğiyle iki çeşit dalış giysisi üretildi. Mavi tonların a- ğır bastığı ilk tasarım, renk körü canlılar tarafından fark edilemeyecekken; diğer zehirli balıkların sahip olduğu türden beyaz şeritler içeriyor ve böylece tehlikeli balıkları uzak tutması amaçlanıyor.‘ TEHLİKE ÖNLEYİCİ KORUMA’ The West Australian gazetesine göre ilk giysi yüzücüler ve sörfçülerin kullanılması için geliştirildi. Her iki giysi, köpekbalıklarının avlarını nasıl takip ettiğine dair büyük bilimsel verilerin analiz edilmesi ve Avustralya’ da yaşanan köpekbalığı saldırılarının incelenmesiyle hazırlandı. SAMS,‘ giysilerin köpekbalıklarına görünmeyecek veya onları caydıracak şekilde hazırlandığını’ belirtirken, aynı yöntemin dalgıçların kullandığı kafesler, sörf tahtaları, dalış tüpleri ve diğer donanımlar için kullanılabileceğini ifade etti. SAMS kurucusu Hamish Jolly, giysilerin‘ tehlike önleyici koruma’ sunduğunu ve‘ zaten kullanılmatka olan önlemlere kıyasla daha çok işe yarayacağına inandıklarını’ belirtti.

Milliyet

AUSTRALIA TURKISH NEWSPAPER
Sahibi: SSN Trading Pty Ltd Adres: 4 / 9 Foundry Rd. Seven Hills NSW 2147 Sydney Tel: 02 8971 2206 Email: info @ milliyet. com. au
Editor in Chief: Zeynel Engin E: z. engin @ milliyet. com. au
Wollongong Temsilcisi ve Reklam: Şenol Hoşgörür T: 0410 833 784 E: wollongong @ milliyet. com. au
Director: Sait Moniri E: sait @ milliyet. com. au
Brisbane Temsilcisi ve Reklam: Yıldıray Aslantaş T: 0401 398 922 E: brisbane @ milliyet. com. au
Sydney Reklam: T: 0412 896 091 E: info @ milliyet. com. au
Grafik & Tasarım: Ixir Design Studio E: info @ ixir. com. au
Basım Merkezi: New Age Printing Pty Ltd. A: 25 Clyde St. Rydalmere NSW 2116
Melbourne Temsilcileri: Recep Şakar T: 0409 309 842 E: recepsakar @ milliyet. com. au
Ali Kurt T: 0406 046 415 E: alikurt @ milliyet. com. au
Müjgan Kim E: mujgankim @ milliyet. com. au
Milliyet Australia Turkish Newspaper gazetesinde yayınlanan köşe yazılarından ve çizimlerden doğabilecek her türlü hukuksal sorumluluk tamamen yazar ve çizere aittir.
Milliyet Australia Turkish Newspaper gazetesinde yayınlanacak her türlü reklam bilgilerinin doğruluğu ve sorumluluğu yasal olarak reklam veren kişi veya kuruma aittir, Milliyet Australia Turkish Newspaper gazetesi hiç bir sorumluluk taşımaz.
Milliyet Australia Turkish Newspaper gazetesinde yayınlanmak istenen okuyucu mektubu ve duyurularda açık adres ve telefon numarasının bulunması zorunludur, bu yazılar gazetemizin değerlendirmesi sonucu yayınlanabilir.