Milliyet Australia Turkish Newspaper 23 April 2013 / 75 | Seite 5

23 April 2013 Milliyet

AUSTRALIA

AVUSTRALYA 05

SÜLEYMAN ÜNAL s. unal @ zaman. az

“ Ölülere yazılan kitaplar”

Dün, bir yazarın, köşesinin altına yapılan yorumlardan rahatsızlığı ve okuyucularına pek hoş olmayan ifadelerle cevap vermeye çalıştığı dikkatimi çekti.

Aynı yazarın sık sık kendisini öven yorumları alıntı yaptığını biliyoruz. Madem rahatsız olunacak, o zaman yorum kısmını herkese açık hale getirmezsiniz, hiç yorum yayınlanmaz. Bildiğim kadarıyla daha önce istenmeyen yorumlar sansürleniyordu, gazetenin yeni yönetimi suç unsuru olmadığı sürece herkesin yorumlarının yayınlanmasını isteyince durum değişti.
Teknoloji böyle bir şey. Eğer, onu kullanırken kendinize sağlıklı yol haritası seçmezseniz, herkesin eşit olduğu ortamda ayakta duramazsınız.
Teknolojiyi kullanan ve sevenlerin sayısının gün geçtikçe artıyor olması, özellikle eğitim, ticaret ve iletişim alanlarında faaliyet gösteren kurumları yeni bir yol haritası çizmeye mecbur ediyor.
Bazı ailelerde ilkokul öncesinde başlayan, imkanı olmayanlar için ilokul sırasında devlet tarafından sağlanan bilgisayar kullanımı, iletişim sektöründe sadece gazetelerin satışlarını değil, televizyonların izlenme oranını da etkiledi. Yeni nesil, okumak, öğrenmek, eğlenmek, alış veriş yapmak, gezeceği yerler, iş bulmak, dostlarının hatırını sormak gibi aklınıza gelen her alanda interneti kullanmayı tercih ediyor.( Büyük şehirlerde arabaların içinde geçen sürenin artması ve trafik sıkışıklığı radyonun ömrünü uzattı!..)
Gelişmelerden kitaplar da nasibini aldı. Şimdi, dijital kitap okunması ve pazarlaması yeni neslin bu alandaki tercihi sebebiyle hızla gelişiyor. Kağıda basılı kitaplara göre daha ucuz, kolay ulaşılması ve taşıma gibi zahmetleri olmaması cazibesini artırıyor. Dünyanın bir çok ülkesinde yaygınlaşan dijital kitaplardan yazarı ve yayınevi çok para kazanmaya başladığı için şirketler bu alanda çalışmalarını arttırdılar. Şu anda ABD’ de dijital kitapların satışındaki artış kağıt baskılı kitapların pazarını eritmeye başladı. Özellikle gençlere hitap eden kitaplar artık dijital baskılara doğru kaydı. Aslında iyi de oldu denilebilir. Çünkü, bazı ülkelerde yayınlanan kitapların, yaş ortalaması yüksek insanlara hitap etmesi dikkati çekiyordu. Bir çeşit“ ölülere yazılanlar” mahiyetini alan bu kitaplar dijital ortamda pek tercih edilmeyeceğini yayınevleri iyi biliyor. Bu zamana kadar gençleri görmemezlikten gelmenin gelecekte yayınevleri için iyi olmayacağını fark eden yayınevleri dijital kitap işine yatırım yapmaya başladılar.
Elbette bu durum kağıt baskının tamamen bitmesi demek değil, çünkü bir zaman sonra dijital kitap işi de belli bir doyum noktasına ulaşılacaktır. Mesela, bugün facebook gibi“ sosyal medya” denilen iletişim imkanlarını çok kullananların bir süre sonra hiç kullanmadıkları ve hatta hesaplarını kapattıkları görülüyor. Tweet ise kullananlara, özellikle de anlık his ve duygularını yazıya döktüklerimden dolayı ceza almalarını sağladığı için zarar vermeye başladı. Her şeyde olduğu gibi“ sosyal medya” denilen alanda da“ azı karar, çoğu zarar” durumu gerçekliğini devam ettiriyor.
Teknolojinin eğitim alanında kullanımının artması ise başta öğretmenler ve idareciler olmak üzere ilkokuldan üniversiteye kadar eğitim kadrosunun kendisini gözden geçirmesine sebep olmaya başladı.
Yürümeye başladığı yaştan itibaren bilgisayar teknolojisiyle büyüyen çocuklar ve gençlere nasıl bir eğitim modeli uygulanırsa yararlı olunabileceği üzerinde çalışan ülkeler çözüm üretmeye çalışıyor. Aileler ve eğitim kurumlarının işi bu yönüyle gerçekten zor. Her altı ayda bir yenilenen bilgisayar teknolojisini yenilemek maddi olarak zor ama eğitim verecek kadronun bu gelişmeye ayak uydurmasını sağlamak aslında daha zor. Eskiden hocalar, yeni çıkan ders kitaplarını gözden geçirir veya birkaç yılda bir yapılan kurslarla yeniliklerden haberdar olurken şimdilerde hem teknolojik gelişmeleri takip etmek ve hem de alanlarındaki hızlı değişiklikleri bilmek zorundalar. Aksi takdirde, eski bilgilerle derse giren bazı hocaların, internette öğrendiği yeni bilgileri soran öğrenci karşısındaki şaşkınlığı garip bir manzaranın oluşmasına sebep olabiliyor.
Teknolojinin ve iletişim alanındaki hızlı gelişmeden en çok istifade eden şüphesiz ticaret ve ticaret sahipleri. Gelişen ve artan her türlü üretim ve tüketimin vardığı son nokta ticaretin canlılığının artmasına sebep oluyor. Uluslar arası ticaretin kolaylaşması, satılabilecek ürünlerin daha rahat araştırılabilmesi ve hızlı görülebilir olması gibi imkanlar ticaret yapanların işini kolaylaştırdı. Elbette, gelişmeye ayak uyduramayanlar, geleneksel ticaret yapanlar, ya gittikçe küçülmeye başladılar veya piyasadan çekilmeye başladılar.
Gazeteciler de, yazılarını internet ortamında, herkesin okuyabileceği şekilde yayınladıkları zaman okuyucularının takdir ve tenkit yorumlarına hazırlıklı olmalılar.

Reklamlarınız için

0412 896 091 0404 485 066

Rahibin cinsel taciz davası başlıyor

Solaryuma yaş sınırı!

Avustralya polisi, adı açıklanmayan ancak Roma Katolik Kilisesi’ ne bağlı olduğu belirtilen rahibin, Melbourne’ de görev yaptığı 1976-1985 yılları a- rasında bazı çocuklara cinsel tacizde bulunmakla suçlandığını bildirdi. Avustralya’ da bir din adamı, çocuklara cinsel tacizde bulunmakla suçlanıyor. Avustralya polisi, adı açıklanmayan ancak Roma Katolik Kilisesi’ ne bağlı olduğu belirtilen rahibin, Melbourne’ de görev yaptığı 1976-1985 yılları a- rasında bazı çocuklara cinsel tacizde bulunmakla suçlandığını bildirdi. Vatikan’ da bulunan rahibin,
Avustralya’ ya geri gönderilmesi için geçen yazdan bu yana Kilise ile yapılan görüşmeler sonucunda Roma’ dan döndüğünü belirten polis, 67 yaşındaki din adamının bugün Victoria eyaletinde teslim olduğunu açıkladı. Rahibin cuma günü hakim karşısına çıkarılacağı belirtildi. Avustralya hükümeti, ülkedeki resmi ve dini kurumlardaki“ çocuklara cinsel taciz” iddialarını soruşturmak üzere kolları sıvamış, hükümet tarafından görevlendirilen ve ay başında çalışmaya başlayan soruşturma komisyonuna 5 binden fazla mağdurun başvuruda bulunmasının beklendiği bildirilmişti. AA
Solaryumun cilt kanserine yol açabileceği bazı uzmanlar tarafından vurgulanan bir nokta. Bunu ciddiye alan hükümetler 18 yaşın altındaki gençlere solaryum yasağı getiriyor.
Yeni Zelanda hükümeti cilt kanserinden ölen kişi sayısının yıllık 300 kişi olduğunu bundan dolayı yeni önlemler aldığını belirtti. Yeni alınan kararla cilt kanserindeki artışı önlemek için, 18 yaş altındaki gençlere solaryum yasağı getirildi. Yeni Zelanda Sağlık bakanlığına göre ülkede ve Avustralya’ da görülen cilt kanseri vakaları Dünya ortalamalarının çok üstünde seyrediyor. Almanya, İskoçya ve Kaliforniya’ da gençlere solaryum yasağı daha önceden uygulamaya girmişti. Uzmanlara göre gençlerin solaryum nedeniyle cilt kanserine yakalanma şansı, diğer yaş gruplarına göre çok daha fazla.

Eyaletin en büyük iki limanı kiraya veriliyor

NSW Eyaleti’ nin en iyi iş yapan 2 büyük limanı, eyaletin alt yapı masraflarını karşılayabilmek i- çin 99 yıllığına kiraya verilmeye hazırlanıyor.

Federal Hükümet’ ten ekstra 25 milyon dolar

Avustralya Federal Hükümeti 100. yılını anmaya hazırlandığı Anzak Törenleri etkinlikleri çerçevesinde Avustralya’ yı gezecek olan seyyar müzeler projesi i- çin ayırmış olduğu 84 milyon dolarlık bütçeye 25 milyon dolar daha ekleme kararı aldı. Konu ile ilgili bir açıklama yapan Başbakan Gillard“ hayatımızda çok önemli bir yer tutan bu günün kendisine yakışır bir şekilde kutlanması için ayırdığımız bütçe miktarını arttırıyoruz” dedi. Federal Hükümet, Anzak Törenlerinin 100. yıldönümü nedeniyle özel bir kurulun kendisine sunduğunu 25 ayrı projenin hepsini kabul etmiş ve çalışmalara bir an önce başlanmasını istemişti. Bu projelerden biri olan seyyar müzeler projesinde, yüksek teknoloji ile donatılmış seyyar müzeler ülkeyi 3,5 sene dolaşacak ve nüfusun % 85 ine u- laşmaya çalışacak. Ertuğrul Akgül- Sydney

Facebook’ ta‘ ücretsiz arama’ Avustralya’ da

Facebook’ un mobil iletişim uygulaması Facebook Messenger’ ın Android ve iPhone’ da VOIP arama özelliği yayılıyor. ABD ve İngitere’ nin ardından şu an yalnızca Avustralyalı kullanıcılar tarafından kullanılabilen özellik, Facebook arkadaşlarınız ile ücretsiz olarak sesli görüşme yapabilmenize olanak tanıyor. F a c e b o o k Messenger’ ın bu devrimsel yeniliği nedense gizli. VOIP görüşmelerin yapılmasını sağlayan özellik için göze çarpan veya büyük bir telefon ikonu yok. Görüşmeyi yapabilmek için kişi seçip ardından bilgi butonuna tıklamak gerekiyor ve eğer karşınızdaki kişi de en güncel Facebook Messenger’ ı kullanıyorsa burada karşınıza yeni bir tuş çıkıyor; ücretsiz a-
rama. Anlaşılan Facebook yeni özelliği ABD ve İngiltere dışında denemek istiyor ve bunun için de Avustralyalı kullanıcıları seçmiş. Yoksa bu özelliği zar zor farkedilebilecek bir yerde konumlandırmazdı. Facebook sesli görüşmenin deneme sürümü ocak ayında ABD’ li ve İngiliz kullanıcılara sunulmuştu. İlk defa tam sürüm şeklinde Avustralya’ ya sunulan ve denenmeye başlanan bu özelliğin bir sonraki Facebook Messenger güncellemesi i- le daha çok ülkenin kullanımına sunulması olası. Facebook’ taki Türk kullanıcıların sayısına bakacak olursak, bu ö- zelliğin bir zahmet en kısa sürede ülkemizde de aktif olmasını bekliyoruz. Ayrıca ana ekranda bu özellik için bir tuş olursa fena olmaz.
Port Botany ve Port Kembla Limanlarını bundan böyle“ NSW Ports Komisyonu” adlı özel bir kuruluş çalıştıracak ve Eyalet Hükümetine 4 milyar dolar ö- deyecek. Eyalet Hükümeti elde edilen bu gelir ile West Connex ve Pacific Highway Oto Yollarının yapım masraflarını karşılamayı planlıyor. Eyalet Hazine Bakanı Mike Baird“ önemli bir karar verdik ve iyi bir başlangıç yapıyoruz” derken zamanı gelince yani 99 yıl sonra bu limanların tekrar Eyalet Hükümetine geri verileceğini belirtti. Ertuğrul Akgül- Sydney
İDRİS MUSLU idris @ milliyet. com. au

TAZİYE

“ Suuuu, soğuk su”

1990’ lı yıllarda yayınlanmış olan Garanti Bankasının siyah beyaz reklam filmini eminim ki izleyen bir çok kişi hala hatırlıyordur. Televizyon kanallarında uzun süre gösterilen bu reklam filmi, işlek bir caddenin kenarında“ Soğuk Su” satışı gerçekleştiren bir çocuğun girişimciliğini ve müşteri ilişkilerini ele alıyordu.

Sıcak havalarda su bardağının içerisine doldurduğu suları yoldan geçen insanlara satan küçük çocuğun ilk baştaki sermayesi 2 cam bardak, 10-15 litrelik içi dolu bir su konteynırı ve o konteynıra takılmış küçük bir musluktu. Küçük çocuk yapmış olduğu su satışlarından kazanmış olduğu paraları çok sevimli bir şekilde pantalonun cebine koyuyordu. Daha sonra kazanmış olduğu ilk parayla sermayesini genişletiyordu. Güneşten kendisini, soğuk suyu ve müşterilerini korumak için su sattığı cadde kenarına güneş şemsiyesi satın alıyordu. Her alışveriş sonrasında müşterilerine“ Teşekkürler” diyerek gülümsemesi sanırım bu reklam filmini izleyenlerin unutamadığı karelerden birisi olarak akıllarda kalmıştır.
Daha sonra küçük çocuk su satışı sonrasında elde etmiş olduğu kazançtan sermayesini ikinci kez genişletiyordu. Su satışını gerçekleştirdiği cadde kenarına 35( İzmir) plakalı bir taksi ile gelen küçük çocuk, taksinin bagajını açtırıyor ve oradan satın almış olduğu 4 tabureyi güneş şemsiyesinin altına yerleştiriyordu. Bu şekilde müşterilerine dinlenerek su içme imkanı vermiş oluyordu. Reklam filminin sonunda ise küçük çocuk“ SU ve LİMONATA” yazısını bir kağıda yazıyor ve onu şemsiyenin direğine takıyordu. Reklam filmi ise taburelerde oturan 4 işadamının su ve limonota içerken ki görüntüleri ve küçük çocuğun“ Suuuu Soğuk su” diyerek cadde kenarındaki diğer insanlara seslenmesi ile sona eriyordu.
Bu reklam filminin o yıllarda birçok kişi, kurum ve kuruluşun müşteriye ve çocuklara olan bakış açısını olumlu yönde değiştirdiğine inanıyorum. Sanırım girişimcilik, müşteri hizmetleri ve çocukların hayatımızdaki yeri ve önemini bir arada ele alan ilk reklam filmi olması açısından Garanti Bankası’ nı kutlamak gerekiyor. Üzerinden yıllar geçmesine rağmen hafızalarımızda yer etmiş olan bu reklam filmini bugün internetten izleyebilme şansınızın olduğunu belirtmek isterim.
Reklam filmindeki küçük çocuktan yola çıkarak bütün Dünya çocuklarının 23 Nisan“ Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını” canı gönülden kutluyorum. Türkiye Cumhuriyeti’ nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal’ i, silah arkadaşlarını ve tüm aziz şehitlerimizi minnet ve şükran ile anıyorum.
Sevgiyle kalın,

Değerli meslektaşımız, büyüğümüz Saadettin Özer’ in valideleri

Şükriye Özer’ in vefatını büyük bir üzüntü içinde öğrendik. Hakkın rahmetine kavuşan Şükriye Hanım’ a Allah’ tan rahmet, geride kalanlara başsağlığı dileriz.

Milliyet Australia ve Atlas Film