|
NURUNNİSA KARTAL ENGİN
nurunnisa @ milliyetweekly. com. au
Kış aylarının en büyük özelliği kendine özgü hastalıkları da beraberinde getirmesidir. Soğuk algınlığı, grip, bronşit gibi bir çok hastalığın görülme sıklığı bu aylarda artmaktadır. Avustralya’ da Türkiye’ deki kadar soğuk kış mevsimleri geçirmesekte ani hava değişiklikleri hastalıklara yakalanmamızı kolaylaştırıyor. Havaların soğuk olduğu aylarda bağışıklık sisteminizi güçlendirmeniz büyük önem taşıyor. Yeterli ve dengeli beslenme bağışıklık sisteminizi kuvvetlendirmek için yapılacak ilk iştir. Her besin grubundan her gün yeterli oranda tüketmek sizi enfeksiyonlara karşı korumada önemli rol oynayacaktır. Şimdi kışın ne tür besinleri ne sıkla tüketmelisiniz onun detaylarına inelim.
İlk olarak antioksidan vitaminleri ihtiva eden gıdaları tercih etmelisiniz çünkü antioksidan vitaminler-A, C, E vitaminleri- bağışıklık sistemini güçlendirip ve doku hasarına yol açan serbest radikallerin vücuttan uzaklaştırılmasına yardımcı olmaktadır. A vitamini güçlü bir antioksidandır. Vücudun hastalıklara karşı savunma sisteminde görev alır, lenfosit yapımı ve antikor oluşumunu arttırır böylece enfeksiyonlara karşı vücudu korur. Yumurta, süt, balık, ıspanak, havuç, kayısı gibi sarı, turuncu sebze ve meyvelerde yüksek oranda A vitamin bulunmaktadır.
|
Kış mevsiminde doğru beslenme Diğer bir antioksidan kaynağı C vitaminidir. C vitaminin ısıya ve ışığa direnci düşük olduğundan bu vitamin içeren sebze ve meyvelerin bekletilmeden ve çok pişirilmeden tüketilmesi gerekmektedir. Turunçgillerin yüksek oranda C vitamini içerdiği herkes tarafından biliniyor. Kış ayları boyunca günlük siyah çay tüketiminizin yarısını kuşburnu çayı ile değiştirerek hem C vitamin alımını hem de demir emilimini arttırırsınız. Ayrıca, sabah kahvaltılarınıza maydonoz salatası için yer açmayı da ihmal etmemelisiniz. Eğer kahvaltı yapmayan gruba dahilseniz akşam yemeklerinde maydonoz salatası sofranızda yer almalı.
Fındık, ceviz, badem gibi yağlı tohumlar
|
, zeytin yağı ayçiçek yağı, kurubaklagiller, tahin gibi besinlerde bulunan E vitamin de bağışıklık sistemini koruyucularındadır. Kurubaklagilleri haftada 2 defa, kuruyemişleri de aşırıya kaçmadan bir seferde 10 taneden fazla olmamak şartıyla 3 kez tüketmeniz yeterli E vitamini alımını sağlayacaktır.
Bütün bunlara ilaveten havaların soğuk olduğu dönemlerde probiyotik ürünlerin tüketilmesi faydalı olacaktır. Probiyotik ürünler bağışıklık sisteminin uyarılması, bağırsakların enfeksiyonlara karşı korunması, immünoglobilinlerin yapımının artırılmasına, immünoenflamatuar hastalıkların önlenmesinde etkilidir. Bu tarz bir ürünler Avustralya’ da
malesef yüksek oranda şeker içeriyor, almadan önce şeker içeriği en az olanı tercih etmeniz daha iyi olacaktır.
Bütün bu tavsiyeler genel olarak herhangi bir sağlık sorununuz yoksa yapılacaklardır. Eğer düzenli beslenmiyorsanız, sigara içiyorsanız, yoğun stres altındaysanız, hamileyseniz yada yeni doğum yaptıysanız, herşeye rağmen zayıf bir bünyeniz varsa bütün bunlara ilave olarak dışardan vitamin ve mineral takviyesi almanız faydalı olacaktır. Size en yakın hastanedeki diyetisyene başvurarak sizin için en iyi gıda takviyesini öğrenebilirsiniz.
Hastalıksız bir kış geçirmeniz dileğiyle.
|
Pratik bilgiler Yeşil salata ve marulun yapraklarını yıkadıktan sonra bıçakla keserek doğramak yerine, elinizle koparın. Böylece vitamin kaybını önlemiş o- lursunuz. Tavuk etinizin daha yumuşak, daha güzel kokulu ve daha lezzetli olması için pişirmeden önce tavuğu yarım limon ile iyice ovalayın ve sonra tavuğun üzerine ve içine rendelenmiş limon kabuğu koyun.
Saç beyazlamasına tedavi bulundu |
Kardeş sendromu |
Her doğumda anne, baba ve çocuk arasında özel bir bağ kurulur. Aile bireylerinin ilişkisi yeni bir boyut kazanır. Yeni bebek hastaneden gelir gelmez kardeşler arası rekabet ortaya çıkar ve bazen u- zun yıllar süregelir. Yeni kardeşten kurtulmak istemesi çocuğun kötü kalpli olduğunu göstermez. Kıskançlık doğaldır ve çok acı verir. Ancak dinamiktir ve çocuğun geleceğe doğru ilerlemesini sağlar. Kardeşler arası rekabet gerçek yaşamın bir yansımasıdır. ÇOCUĞUNUZU YENİ DOĞAN KARDEŞİ İÇİN NASIL HAZIRLAYABİLİRSİNİZ? * Gebeliğiniz ailenin diğer bireyleriyle sohbet konusu haline geldiğinde çocuğunuza yeni bebekten söz edebilirsiniz. Bunun için seçeceğiniz dil ve sergileyeceğiniz tavır yine ailenizi ilgilendiren diğer önemli konuları bildirirken takındığınız tavır ve dil ile benzerlik taşımalıdır. O- nay beklediğinizi belli edercesine veya af dilercesine değil, mübalağa etmeden veya sıradanlaştırmadan aktarabilmek, paylaşabilmek önemlidir. Öncelikle rahatlayın, çocuklar etraflarındaki |
yetişkinlerin davranışlarından etkilenirler. Ona anlayabileceği bir dilde aileye yeni bir üyenin geleceği, evdeki ortamın her zamankinden daha heyecanlı ve karışık olabileceği, örneğin eve sık sık misafirlerin gelip gideceği, annenin hem yorgun olacağı hem de bebekle daha çok vakit geçirmek zorunda kalacağı, çünkü küçük bir bebeğin gereksinimleri olduğu ama aynı şeylerin o doğduğunda da yaşandığı ve her şeyin zamanla tekrar düzene gireceği anlatılabilir. * Çocuğunuzla onun bebekliği ile ilgili a- nıları paylaşın. Bebeklik döneminde çekilmiş fotoğraflarına ve o dönemde almış olduğunuz kitaplara beraber bakın. Onunla ne kadar ufak göründüğü, o zamanlar yürüyemediği ve kendi kendine yemek yiyemediği hakkında konuşun. * Gebeliğiniz esnasında doktor kontrollerine çocuğunuzu götürmek ve karnınız büyüdükçe dokunmasına izin vermek, psikolojik hazırlığı için yararlı olacaktır * Çocuğunuzla abla ya da ağabey olma konularını içeren hikayeler okuyun. Kıskançlık gibi duygularla baş etmesine |
yardımcı olacak kitaplar seçin. * Varsa yeni doğum yapmış bir arkadaşınızı çocuğunuzla beraber ziyaret ederek, çocuğunuzun bebeği görmesini sağlayın. * Çocuğunuzla beraber doğacak kardeşi için basit ve tamamlaması kolay bir şey hazırlayın. Örneğin beşiğine yapıştırılacak bir resim gibi. * Gerçekçi olmayan sözler vermeyin. Örneğin: " Artık bir oyun arkadaşın olacak " gibi. * Çocuğa somutlaştıramayacağı sözler söylemeyin. " Sakın endişelenme seni de bebek kadar seveceğiz " cümlesi iyi niyetli olsa da çocuğun anne babanın sevgisi için kardeşle yarışmasına yol açar. BEBEK EVE GELDİKTEN SONRA * Yeni doğan bebeğiniz eve geldikten sonra, onun nazik fiziksel yapısından dolayı, çocuğunuzu ondan uzak tutma ya da sakınma çabanız, çocuğunuzun kardeşinin varlığına hiddet duymasına ve dışlanmışlık duygusunu daha yoğun olarak yaşamasına neden olacaktır. Kardeşinin bakımında onun da katkıda |
Çikolata Topları MALZEMELER
• 1 paket yulaflı bisküvi
• 1 paket kakaolu bisküvi
• 200 gr. Labne peyniri
• 1,5 çay bardağı pudra şekeri
• 300 gr. Bitter çikolata
• Pasta şekerlemesi
|
|||
Rite Aid Pharmacy |
Open 7 days Haftanın 7 günü geç saatlere kadar tüm toplumumuzun hizmetindeyiz
61 Auburn Rd. Auburn NSW 2144
T: 02 9649 0269 oempire @ aol. com
|
Bayan üniversite öğrencisinden 1. sınıftan 12. sınıfa kadar özel Matematik dersi verilir.
Saat ücreti $ 200405 248 089 |
bulunmasına olanak tanımak ve ona dokunmasına izin vermek daha iyi sonuçlar doğuracaktır. * En iyi niyetli misafirler bile sadece bebekle ilgilenip büyük çocuğu unutma eğilimi içindedirler. Yakınların yalnızca bebekle ilgilenmemelerini, büyük çocuğa da alışık olduğu tarzda ilgi ve sevgi göstermelerini söylemek, " Kardeşin doğunca senin pabucun dama atıldı " gibi sözler söylememeleri konusunda uyarmak işe yarayacaktır * Anne babanın çocuğa kardeşin doğdu ama senin dünyanda değişen bir şey yok, sana olan sevgimizde bir azalma yok mesajını sadece sözcüklerle değil davranışlarla da iletmelidirler. Bu da ancak |
çocuğa zaman ayırmaya devam ederek onunla konuşarak, o- nunla ortak faaliyetlere girerek ve ona sorumluluk vererek olur. * Bebeğe sürekli " bebek " demek yerine doğrudan adını söylemeye başlamak bebeğin bir nesne değil de canlı bir varlık olduğunu a- nımsatacaktır. * Bebeğe " benim " değil " bizim " diye başlayarak hitap etmek ve " Sessiz ol, kardeşin uyuyor " gibi sözlerle çocuğun yaşantısını bebeğe göre ayarlamak kıskançlığı tırmandıracaktır. * Kardeşini sevmek zorunda olduğu söylenmemeli, " Sen artık ablasın " diyerek, yaşının üzerinde olgunluk bekleyip onun da hala çocuk olduğu unutulmamalıdır. |
YAPILIŞI
Bisküvileri toz haline getirin. Bisküvileri çukur bir kaba boşaltın. Labne peynirini ve pudra şekerini bisküvilere ekleyin ve birbirleriyle özdeşene kadar iyice yoğurun. Malzemeler iyice birbirlerine yapışınca, avucunuzla yuvarlayarak küçük toplar yapın. Yağlı kağıt serdiğiniz bir tepsiye yaptığınız topları dizin. Topların ortasına birer kürdan veya tahta şiş batırın. Buzdolabına koyarak yaklaşık 1 saat soğutun. Bu arada bir tencerede su kaynatın. Su kaynadıktan sonra üzerine kaynayan suya değmeyecek şekilde, temiz ve kuru başka bir kap oturtun. 300 gr. bitter çikolatayı bu kapta benmari usulü eritin. Buzdolabında bekleyen topları çıkarın. Çubuklarından tutarak erimiş çikolataya batırın ve her tarafının bulanmasını sağlayın. Topları farklı şekillerde süsleyebilirsiniz. Çikolataya batırdıktan sonra hindistan cevizine veya pasta şekerlemelerine bulayabilirsiniz. Süslediğiniz topları yine yağlı kağıt serdiğiniz bir tepside dondurduktan sonra servis edin.
|
|||||||