Milliyet Australia Turkish Newspaper 2 July 2013 / 85 | Page 7

02 July 2013

Milliyet

AUSTRALIA TURKISH NEWSPAPER

TÜRKİYE 07

Bahçeli’ den‘ şike’ açıklaması

MHP Lideri Bahçeli, UEFA tarafından Fenerbahçe ve Beşiktaş’ a verilen cezalarla ilgili yaptığı açıklamada,‘’ Fenerbahçe ve Beşiktaş’ a şike yaftası vurmak, bazı oyuncularını ve yöneticilerini iddialar netlik kazanmadan suçlamak kimseye, hele spor hayatına bir şey kazandırmayacaktır. Herkes bilsin ki, bu iki kulübe yönelik desteğimiz ve sevgimiz hiç azalmayacaktır’’ dedi.
Milliyetçi Hareket Partisi( MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, MHP Genel Merkezi ' nde düzenlediği basın toplantısında UEFA Disiplin Kurulu ' nun Fenerbahçe ve Beşiktaş ' a verdiği ceza da dahil olmak üzere gündeme ilişkin açıklamalar yaptı. Bahçeli, Fenerbahçe ile Beşiktaş ' a ceza veren UEFA ' nın tüzel ve gerçek kişi ayrımı gözetmediğini belirterek, şunları söyledi:
" 110 yıllık bir maziden süzülüp gelen Beşiktaş ile 106 yıllık bir geçmişe sahip Fenerbahçe, UEFA tarafından haksız ve peşin hükümlerle suçlanmış ve cezalandırılmıştır. Buna göre Fenerbahçe kulübümüz 3, Beşiktaş kulübümüz ise 1 yıl süreyle Avrupa kupalarından men cezası almıştır. Fenerbahçe ' nin 3. sezona ait cezasının ertelenerek, 5 senelik denetimle herhangi bir suç unsurunun bulunmaması halinde iptal edileceği kararlaştırılmıştır. UEFA kararının elbet tartışılacak, sorgulanacak birçok yanı bulunmaktadır. Değişik müsabakalarda şike yapıldığı ve teşvik primi verildiği iddialarının UE- FA tarafından tüm yönleriyle adalete ve
hakkaniyete riayet edilerek, tetkik ve tahkik edildiğini söylemek zorlama bir yorum olacaktır. Her şeyden önce UE- FA, tüzel ve gerçek kişi ayrımı gözetmemiştir. Anlayamadığımız taraf ilk etapta şahıslar ceza almazken, kulüplerimizin ne için ve hangi mantıkla cezalandırılmaları olmuştur. UEFA Denetleme ve Disiplin Kurulu’ nun görevlendirdiği müfettişlikten şike ve teşvik primi iddialarına adı karışan bazı isimlerle ilgili ilave bir rapor istemesi de yetersiz ve eksik bilgilerle hüküm verildiğine karine teşkil etmiştir. Bu kararı,‘ şike iddialarıyla ilgili kanaat oluştu’ şeklinde anlamlandırmak ise, bizim açımızdan gereksiz ve gerekçesizdir. Madem bazı şahıslarla ilgili şike iddiaları vardır. O halde yaklaşık bir yılı bulan süredir UEFA bunu ne için teşhis ve tespit edememiştir? Kulüplerimizin itham edilmesi, günahkar gösterilmesi ve sığ yorumlarla güvenilirliğinin sabote edilmesi, UEFA’ nın kolaycı ve kestirme yollara tevessül ettiğinin ayan beyan kanıtıdır. Bazı kulüp yöneticileri ve oyuncularla ilgili şüphelerden hareket edilerek, Türk futbolunun yüz akı iki kulübümüzün onur ve saygılarıyla oynamak, prestijlerine zarar vermek bize göre art niyetliliktir. Elbette mesele yalnızca iki büyük kulübümüzün suçlanması ve hak mahrumiyeti yaşaması ile sınırlı değildir. Asıl üzerinde düşünülmesi ve durulması gerekenler Türk futbolunun ve Türk sporunun da yargılandığı, aşağılandığı ve itibarıyla oynandığı gerçeğidir. İsviçre’ den Türk futbol kulüplerinin ve bunlara gönül veren milyonlarca kardeşimizi rencide etmek miyop ve muğlak batılı anlayışın ifşasından başka bir anlama gelmemiştir. Buna da kimsenin hakkı yoktur. UEFA’ nın kararlarında objektif olmadığı, Beşiktaş ve Fenerbahçe’ yle birlikte incelediği Romanya’ nın bir takımına karşı takındığı tarafgir bakışla da sabitlenmiştir. Bu iki kulübümüze ceza yağdıran bu kurumun hemen hemen benzer konuda bir Avrupa takımına sıra gelince yelkenleri suya indirmesi ve sadece 5 yıllık bir denetimle iddiaları savuşturması çifte standardın tescilidir. Bu gelişmeler ışığında söylemek lazımdır ki, UEFA’ nın verdiği karar kesin ve itiraz edilemez olmadığı için şimdi sırayı tahkim aşaması almıştır. Kulüplerimizin yaptıkları itirazın incelenerek doğru ve adil bir karar verilmesi Türk sporunun üzerindeki gücü biraz olsun hafifletecektir.”‘ İKİ KULÜBE DE DESTEĞİMİZ VE SEV- GİMİZ AZALMAYACAK’ Özellikle Çarşı grubunun muhalif duruşunu bahane ederek en başta Beşiktaş’ la ve yöneticilerle sürtüşme gerekçesiyle, Fenerbahçe’ ye şaşı ve duyarsız yaklaşmamalıdır. Fenerbahçe ve Beşiktaş’ a şike yaftası vurmak, bazı oyuncularını ve yöneticilerini iddialar netlik kazanmadan suçlamak kimseye, hele spor hayatına bir şey kazandırmayacaktır. Herkes bilsin ki, bu iki kulübe yönelik desteğimiz ve sevgimiz hiç azalmayacaktır.”

“ Daha iyi okullar çocuklarım için daha iyi fırsatlar demektir.”

“ Eğitim çocuklarımın geleceği için önemlidir. Çocuklarımın
Advertisement
mümkün olan en iyi fırsatlara sahip olmasını isterim. Okulların Geliştirilmesi Ulusal Planı( The National Plan for School Improvement) bunun gerçekleşmesine yardımcı olacaktır.”
Paula- Anne
AVUSTRALYA İÇİN DAHA İYİ OKULLAR
The National Plan for School Improvement, Avustralya okullarını 2025 yılından önce dünyanın en üstün beş ülkesi arasına sokmayı amaçlar. Plan, 40 yıldır ilk kez, okullara nasıl fon sağlandığıyla ilgili kapsamlı incelemeye yanıt vermektedir.
Niçin?
• Avustralya’ nın uluslararası alanda elde ettiği sonuçlar son on yıl içinde okumada 2’ ncilikten 7’ nciliğe, matematikte 5’ incilikten 13’ üncülüğe düşmüştür.
• 9’ uncu Sınıf’ a varana kadar dezavantajlı öğrenciler akranlarının iki yıldan fazla bir süre gerisinde kalıyor
• Okuma ve yazmada çok başarılı çocukların oranı son on yıl içinde yüzde 5 oranında düşüş göstermiştir.
Nasıl?
• Sürekli öğretmen eğitimi
• Ulusal bir öğretim izlencesi
• Avustralya öğrencileri için daha adil bir şekilde fon sağlanması
Ne zaman?
• The National Plan for School Improvement 2014’ te başlayacak şekilde planlanmıştır
Daha fazla bilgi için australia. gov. au / betterschools sitesini ziyaret edin veya 13 17 64’ ü arayın
Authorised by the Australian Government, Capital Hill, Canberra

BDP, Lice olaylarını Meclis’ e taşıdı

BDP, Diyarbakır’ ın Lice ilçesinde yaşanan olaylarla ilgili Meclis Araştırması açılmasını istedi.
BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan ve bir grup BDP’ linin imzasıyla TBMM Başkanlığı ' na sunulan önergeyle Diyarbakır ' ın Lice ilçesinde yaşanan olaylarla ilgili Meclis Araştırması açılması istendi. Önergenin gerekçesinde, Lice ' de karakol yapımını protesto eden kitleye karşı askerler tarafından açılan ateş sonucu 1 kişinin öldüğü, 8 kişinin yaralandığı belirtildi.“ SİVİL KATLİAMLARDA‘ DERİN DEV- LET’ YERİNE‘ PROVOKASYON’” Hükümetin,“ olayları saptıran” açıklamalarda bulunduğu öne sürülen gerekçede,“ 30 yıldır her sivil katliamı derin devlete bağlayarak işin içinden sıyrılma geleneği yerini provokasyon açıklaması ile işin içinden sıyrılma yöntemine bırakmıştır. Oysa yaşanan durum ne insan hak hukuk açısından ne de başlatılan çözüm sürecinin gerekleri açısından asla kabul edilebilir bir durum değildir” ifadelerine yer verildi. Gerekçede, olayın araştırılması, sorumluların yargı önüne çıkarılması ve cezalandırılmasının, bu olay karşısında izlenebilecek yegane yöntem olduğu vurgulandı. AA BDP Lice İlçe Başkanı: Eylemden önce KARAKOL KOMutanına haber verdik
Hakkındaki Lice’ de yapılan karakol eylemini organize ettiği ve 23 Mayıs’ taki uyuşturucu operasyonunu engellemek istediği yönündeki iddiaların bazı basın kuruluşlarında yer aldığı BDP Lice İlçe Başkanı Harun Erkuş Lice’ de yapılan eylemin demokratik bir eylem olduğunu belirterek,“ Hemen aşağı tarafında askerler vardı. Asker kulübeleri bizden çok uzakta, aramızda 100- 200 metre fark vardı. Çocuklar tarafından inşaat alanına sadece taş atılmıştır. Taş atan çocuklara karşı silah mı kullanılır? Çocuklar taşı karakola değil, inşaat alanına attı. Birkaç çocuk inşaat alanına taş atsa bile, bunun karşılığı silah mı, ölüm mü olmalıydı?” dedi. Taraf gazetesinden Bahar Kılıçgedik’ in haberine göre, Harun Erkuş, Medeni Yıldırım‘ ın yaşamını yitirdiği eylemden karakol komutanlığının haberdar olduğunu belirterek şunları söyledi:“ Basın a- çıklamasından önce karakol komutanıyla bizzat görüştük. Bu görüşmede ben de yer aldım. Karakol komutanına kalabalık bir kitle olarak gittiğimizde elimizdeki pankartlarda‘ Barış istiyoruz’ yazılıydı. Anneannelerin dilinde ise özgürlük ve barış çağrıları vardı. Karakol komutanıyla konuştuk. Yaklaşımı iyiydi.”

‘ TSK’ nın görevini yeniden tarif ediyoruz’

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, TSK İç Hizmet Kanunu’ nda değişiklik öngören taslağa ilişkin yaptığı değerlendirmede“ TSK’ nın görevini yeniden tarif ediyoruz” diye konuştu.
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, TSK İç Hizmet Kanununda yapılması planlanan değişikliklerle ilgili, " Kimse cumhuriyeti korumak ve kollamak görevinden, sivillere karşı, hükümeti devirmek, parlamentoyu feshetmek veya adına darbe deyin, bir başka şey deyin parlamentoyu kapatarak kendi yönetimlerini kurmayı anlamasınlar veya bundan vazife çıkarmasınlar diye Silahlı Kuvvetlerin vazifesini tekrar yeni bir şekilde tarif ediyoruz " dedi. Arınç, katıldığı bir televizyon programında gündeme ilişkin soruları yanıtladı ve değerlendirmelerde bulundu. TSK İç Hizmet Kanununun 35. maddesinin değiştirilmesini de kapsayan tasarıya ilişkin soru üzerine Arınç, düzenlemenin sadece 35. maddeyle ilgili olmadığını söyledi. Söz konusu kanun maddesinin artık Türkiye’ de herkes tarafından bilindiğini, geçmişte askeri darbelerden sonra bunun dayanak gibi gösterildiğini belirten Arınç,“ Hatta şimdi 12 Eylül darbesiyle yargılanan iki tane yaşlı kişinin savunmalarında dahi cumhuriyeti korumak ve kollamak görevinin kendilerine verildiğini, bunun yasal bir hak olduğunu ileri sürdüklerine şahit oluyoruz” diye konuştu. Arınç, 12 Eylül 2010’ da yapılan referandumla darbeyi yapanlardan hesap sorulabileceği için ondan sonraki demokratik gelişmelerde hemen hemen tüm siyasi partilerin bu maddenin kaldırılmasını veya değiştirilmesini istediklerini anlatarak, kendilerinin de bunu yeni bir demokratik paket olarak sunulacağını ifade ettiklerini dile getirdi. AA