Milliyet Australia Turkish Newspaper 04 June 2013 / 81 | Seite 6

06

AİLE ve SAĞLIK

04 June 2013

KANSERDEN KORUNMANIN 10 AKILLICA YOLU

Bilimin ve teknolojinin bu kadar ilerlediği bir zamanda, kansere karşı olan hassasiyetimiz hala devam ediyor … Kanserden geri dönüşün yolu tıkalı olsa da, o yola çıkmamak için yapabileceğimiz bazı şeyler var.
1- Güneşe çıkın Kanser riskinizi azaltmak istiyorsanız, güneşe kucak açın! Güneş ışınlarına yüksek oranda maruz kalan 100 ülke insanlarının, en az 15 çeşit kansere daha az oranda yakalandıkları görüldü. Peki cilt kanseri ne olacak diyorsanız, size önerim güneş kremleriyle yıkanmadan önce 15 dakika kendinizi güneşe teslim etmeniz.
2- Gereğinden fazla oranda protein tüketiminden kaçının Yetişkin bir insanın günlük protein ihtiyacı, vücut ağırlığının gram karşılığıdır. Örneğin, 80 kilodaki bir kişinin günde 80 gram protein tüketmesi makuldur. Hamile kadınların ve atletlerin protein ihtiyaçlarının daha fazla olmasını bir tarafa bırakırsak, normal bir yaşam stilini takip eden pek çok insanın günde 100 gram protein limitini aşmaması gerekir. Gereğinden fazla protein tüketimi kanser hücrelerinin çoğalmasına destek verir.
3- Filizlendirilmiş bitki tüketin Tahıl ve tohumun kendisini yiyeceğime neden filizlendireyim diyebilirsiniz. Bunun yanıtı a- şağıda gizli … Filizler tam besinlerdir. Çiğ meyva ve sebzelere kıyasla 100 kat daha fazla enzim içerirler. Bu da, vücudunuzun besinlerden alacağı vitamin, mineral, amino asit ve elzem yağ asitlerini daha kolay absorbe etmesine yardım eder. Tahıl ve tohumların protein kalitesi, filizlendirme yoluyla artar. Filizlenme süreci içerisinde, tahıl ve tohumlardaki vitamin ve elzem yağ asidi oranı önemli oranda( yaklaşık 30 kat oranında) artar. Filizlenme sırasında, kalsiyum ve mağnezyum mineralleri bitkideki proteine bağlandıklarından, bu minerallerin vücut tarafından absorbe edilmesi önemli oranda hızlanır. Hemen hemen her kabuklu tahıl ve tohumu evde kolaylıkla filizlendirebilirsiniz. Filizlendirilmiş bitkiler organik bitkilerden çok daha kaliteli besin öğeleri içerir.
4- Kanserojen maddeler içeren temizlik gereçlerinden sakının Özellikle banyo ve mutfak temizliğinde sıklıkla kullanılan sıvı ya da spray formundaki pek çok temizlik maddesi içerdikleri kanserojen maddeler nedeniyle oldukça tehlikelidirler. Aldığınız temizlik maddelerinin içinde aşağıdaki maddelerden herhangi birini görüyorsanız, kullanmadan önce iyice düşünün.-Phthalates,
1,4-diclorobenzene, Terpenes, Benzene, Styrene, Phenol, Nonylphenol ethoxylates( NPEs), Formaldehyde, Butyl cellosolve, Triclosan( antibakteriyel sabunların a- na malzemesi)
5- Doğal maddeler içeren kozmetik ürünleri kullanın Hayatınızı zararlı maddelerden ardındırmaya mutfağınızdan başladıysanız doğru yoldasınız ama, cildinize sürdüğünüz kremler ve losyonların ö- nemli oranda kanserojen maddeler içerdiğini unutmayın. Cildinize sürdüğünüz kimyasal maddeler, yiyecek yoluyla aldığınız kimyasal maddelerden çok daha tehlikelidirler çünkü, yediğiniz her şey karaciğer tarafından toksinlerden arıtılırken, cildinize sürdüğünüz her şey direk olarak kan dolaşımına dahil olur. Kozmetik ürünlerde kullanılan 900 ′ ü aşkın kimyasal maddenin çok az miktarının insan sağlığı üzerindeki etkisinin bilindiğini hatırınızdan çıkarmayın. Bu maddelerin tam listesini vermek mümkün olmasa bile, aşağıdaki maddeleri içeren kozmetik ürünleri kullanmadan önce birkaç kere düşünün …- Sodium lauryl sulfate( SLS), Musks, Mercury, Paraben, 1,4-Dioxane, Lead, Phthalates, Mineral oil, Paraffin, Petrolatum, Nano particles, Antibakteriyel maddeler, Hydroquinone, Formaldehyde
6- Yapışmaz özellikler taşıyan mutfak araç gereçleri( Teflon tavalar, fırın tepsileri vs.) kullanmayın Mutfağımızda yıllardır bayıla bayıla kullandığımız yapışmaz tava ve tepsilerde bulunan PFOA( perflurooctanoic acid) ve PFCs( perfluorinated

Pratik bilgiler

Portakalları soğuk suda tutun. Kış aylarında hepimizin vazgeçilmez içeceği C vitamini deposu portakal suyudur. Eğer portakalları sıkmadan önce, yarım saat soğuk suda bekletirseniz, sıktığınızda daha fazla portakal suyu elde edersiniz.
Zeytinyağı doğrudan güneş ışığı görmeyen serin yerlerde saklanmalıdır. Saklama için en uygun sıcaklık derecesi 14- 15 ° C’ dir. Zeytinyağı her türlü kokuyu çeker, içine alır. Bu nedenle yabancı koku olmayan yerlerde ağzı kapalı olarak muhafaza edilmelidir.

Sallama çay poşetinde kanser tehlikesi

Hayatımızın her alanı gibi mutfağımıza da giren plastik poşetlerin ve saklama kaplarının, sağlığımızı tehdit edebilecek kanserojen maddeler içerdiği uzun süredir biliniyor. Plastik kaplarda bulunan BPA( bisphenol-A) ve BPS( bisphenol-S) kimyasal maddeler, moleküler yapılarının vücut hormonlarına benzerlik göstermesi nedeniyle, normal hormon fonksiyonlarını sekteye uğratabilme özelliğine sahiptirler. Bu nedenle bu maddeleri i- çeren plastik biberon ve yiyecek saklama kaplarının ısıya maruz bırakılarak kullanılmaması gerekmektedir. Mutfağınızdaki tüm plastik kapları çöpe yolladığınızı düşünerek kendinizi rahat hissediyorsanız …. size kötü bir haberim var. Fincanınıza salladığınız o çeşit çeşit antioksidan maddeler içeren doğal bitki çaylarının poşetleri’ epichlorohydrin‘ adı verilen kanserojen maddeler içeriyor. Çay poşetlerinin yanısıra, bu madde kahve filtrelerinde, su arıtma filtrelerinde ve sosis yapımında da yaygın olarak kullanılıyor. Epichlorohydrin maddesi, suyla temas haline geçtiğinde’ 3-MCPD’ maddesine dönüşüyor. Bu maddenin, hayvanlar üzerinde yapılan deneylerde kansere, kısırlık ve bağışıklık sistemi bozukluklarına yol açtığı görüldü.
Bayan üniversite öğrencisinden 1. sınıftan 12. sınıfa kadar özel Matematik dersi verilir.

Saat ücreti $ 20

0405 248 089

AUSTRALIAN TURKIC
ALLIANCE
TORKU KONYA SPOR FUTBOL TAKIMININ SÜPER LİG’ E YÜKSELMESİNDEN DOLAYI“ ANADOLU SELÇUKLU DEVLETİNE BAŞKENTLİK YAPMIŞ, MEVLANA DİYARI ŞEHRİN TAKIMI OLAN KONYASPOR’ U TEBRİK EDİYOR, BÜTÜN EMEĞİ GEÇENLERİ KUTLUYOR, SÜPER LİG’ DE BAŞARILAR DİLİYORUZ

SEHZADE KEBAB AND BAKEHAUSE

tum turkler goreve!

PROTESTO!!

NSW PARLAMENTOSU

11:00, PAZAR

16 HAZIRAN 2013

soykirim yalanlarina

hayir

Bulusma Martin Place, oradan Parlamentoya

compounds) maddeleri, ısıya maruz bırakıldıklarında toksik gazlar açığa çıkarmaya başlarlar. Bu da, 3 ila 4 dakika süren pişirme sonunda en az 6 çeşit toksik gazı mutfağınızda soluyorsunuz demektir. Yapılan araştırmalar, bu toksinlerin kan dolaşımında birikerek zamanla kansere yol açabileceğini gösteriyor. Bu maddeler sadece teflon tava ve tepsilerle de sınırlı değil. Yemek sektöründe sıklıkla kullanılan yağ geçirmez ambalajlar, mikrodalga patlamış mısır, leke tutmaz ö- zellikler taşıyan giysi ve döşeme malzemeleri bunlardan sadece birkaçı …
7- Doğal kaynaklardan gelen klorinlendirilmemiş su için Şehir şebeke suyunun klorinden geçirilerek dezenfekte edilmesi işlemi sırasında oluşan toksik maddeler( DPBs), klorinden 10,000 kez daha fazla zararlıdır. DPB maddelerin en yaygın olanı‘ trihalomethane’ THM maddesinin labaratuvar hayvanlarında kansere yol açtığı biliniyor. Yaklaşık 4 litre suyun içine atacağınız birkaç dilim portakal diliminin 30 dakika içinde sudaki klorini nötralize edeceğini biliyor muydunuz?
8- Organik ve yöresel kaynaklı meyve, sebze ve et tüketin Tarım ilaçlarının önemli bir oranının kanserojen maddeler içerdiği günümüzde herkes tarafından biliniyor. Kapalı fabrika ortamında gün yüzü görmeden yetiştirilen büyük baş hayvanlara verilen yemlerde bulunan bu kanserojen maddeler, havyanların dokularında birikerek, insan sağlığına tehdit oluşturuyor.
9- Konserve yiyeceklerin tüketimine son verin Konserve tenekelerin ana iç kaplama malzemesi olan BPA( Bispenol-A)‘ nın kanser başta olmak üzere üreme hastalıklarına yol açtığı biliniyor. Harvard Üniversitesinde yapılan bir araştırma sonucunda, konserve yiyecek ve içeceklerde bulunan BPA maddesinin’ 5 gün içinde’ % 1,000 oranında arttığı görüldü. O konserveleri çöpe yollamanın zamanı geldi …
10- Mikrodalga fırın kullanmaya son verin Plastik kaplarda mikrodalga fırında pişirilen / ısıtılan yiyecekler, plastikte bulunan kanserojen maddelerin yiyeceğe karışmasına neden olur. Ayrıca, yiyeceklerin microdalgalara maruz bırakılması sonucu oluşan‘ radyolitik’ maddelerin insan doğasında ne gibi etkilere yol açtığı henüz bilinmiyor … Microdalga fırınların genetik araştırma deneylerinde, hücre zarlarının yıprandırılması amacıyla kullanıldığını biliyor muydunuz?
MALZEMELER

Çoban Köfte

Köfte Harcı İçin Malzemeler 250 gr. orta yağlı kıyma, 1 orta boy soğan, 2 avuç galeta unu, 1 çay kaşığı kimyon, 1 çay kaşığı kekik, 1 çay kaşığı sumak, 1 tutam maydanoz, Tuz-karabiber Sebze Harcı için Malzemeler 1 kabak, 2 patlıcan, 3-4 taze patates, 3 domates, 3 avuç arpacık soğanı, 5-6 diş sarımsak, 3 adet sivri biber, 1 çay kaşığı nane, 1 çay kaşığı kekik, 1 çay kaşığı kırmızı biber, 1 tatlı kaşığı domates salçası, 1 tatlı kaşığı biber salçası, 4-5 yemek kaşığı zeytinyağı, Tuz-karabiber
YAPILIŞI
Kabağın, patatesin, domatesin kabuklarını soyun. Patlıcanı alaca soyun. Hepsini kuşbaşı doğrayın. Arpacık soğanın ve sarımsakların kabuğunu soyup bütün bırakın. Sivri biberleri 1 ′ er cm a- ralıklarla doğrayın. Doğradığınız sebzeleri büyükçe bir kaba alın. Nane, kekik, kırmızı pul biber, tuz ve karbiberle baharatlandırın. Zeytinyağını ekleyip karıştırın. Sebzeler suyunu biraz salana kadar bekletin. Bu arada köfte için kıymayı bir kaba alın. Soğanı rendeleyin, maydanozu ince kıyın ve kıymaya ekleyin. Kimyon, kekik, sumak, tuz, karabiber i- le baharatlandırın. Galeta ununu ekleyip yice yoğurun. Küçük parçalar alıp mitete köfte şeklinde yuvarlayın. Sebzeleri fırın torbasına yatay şekilde doldurun. Üzerine köfteleri serpiştirin. Domates ve biber salçasını az suda eritip üzerlerine dökün. Torbanın ağzını klipsiyle kapatıp fırın kabınıza alın. Torbanın üzerine bir bıçak veya kürdan yardımıyla delikler açın. 180 derecede ısıtılmış fırında sebzeler kendi suyunda yumuşayıp köfteler kızarana kadar yaklaşık 40 dakika pişirin.