Milliyet Australia Turkish Newspaper 04 June 2013 / 81 | страница 3

Yarın

04 June 2013

Milliyet

AUSTRALIA TURKISH NEWSPAPER

GÜNDEM 03

MÜJGAN KİM mujgankim @ milliyetweekly. com. au

Tutunacak dalın yoksa işin zor

CAN DÜNDAR
Milliyet

‘ kıyametin kopacağını bilseniz dahi elinizdeki ağacı muhakkak dikin’ demiş bizim peygamberimiz ve bunu da boşuna dememiş. Ağaçlar ve bitkiler dili olmayan, bakışıyla, hareketiyle, sesiyle bizi etkileyemeyen zavallı canlılardır. Bir memleketin iklimini, hatta ekonomisini ve hatta gidişatını! etkileyecek kadar da önemlidirler. Biz onları suskun görüyoruz diye cansız, gözyaşlarını görmüyoruz diye ağlamıyor sanıyoruz belki ama onların hem gözyaşları var hem de öyle bir sesleri çıkıyor ki yetmiş milyon insanı bile arkalarına toplayıp hükümetleri dize getiriyorlar. Kesilip atıldıklarında seslerini çıkaramıyorlar belki ama intikamları hep acı oluyor. Ya yok edildikleri için sellerle, toprak kaymasıyla boğuyorlar, ya eksikliklerinden dolayı hava kirliliğinden hasta ediyorlar, ya da şimdi Taksim’ de ki gibi hükümet sallıyorlar. Tutunacak

İrfan Koleji veliler ile buluştu

Bu sene 2089 Elizabeth Drive Cecil Park adresinde e- ğitim-öğretim hayatına başlayan İrfan Koleji, Sydney toplumuna yönelik bir tanıtım programı düzenledi. Kötü hava şartlarına rağmen kalabalık bir ziyaretçi topluluğuna ev sahipliği yapan İrfan Koleji misafirlerine öğle yemeği ikram etti. Yemek sonrası okul hakkında çeşitli bilgiler veren yetkililer bu organizasyonu bir BBQ partisi şeklinde düşündüklerini ancak kötü hava koşulları nedeniyle BBQ ve Jumping Castle etkinliklerini gerçekleştiremediklerini açıkladılar. Çocuklar için yüz boyama ve masal okuma etkinliklerinin de olduğu tanıtım programına katılan veliler, okul binasını yerinde görüp yöneticilerden ve öğretmenlerinden doğrudan bilgi alma şansını yakalamış oldular. Sydney

Avustralya’ da madencilik yatırımları zirve yaptı

Avustralya Kaynak ve Enerji Ekonomisi Bürosu( BREE) tarafından hazırlanan bir rapora göre, son 12 ay içinde, Avustralya’ da 150 milyar A $ değerinde madencilik ve enerji projesi ya ertelendi ya da iptal edildi. Raporda, ülkede madencilik sektöründe yaşanan canlanmanın zirve yapmış olabileceği belirtildi. BREE raporunda, nisan 2013 itibarıyla toplam madencilik yatırımlarının 267,7 milyar A $’ a ulaştığı, ekim 2012 itibarıyla ise bu rakamın 268,4 milyar A $ seviyesinde olduğu ifade edildi. Enerji ve madencilik sektöründe görülen bu rekor seviyenin toplam değeri 5 milyar A $’ ın üzerinde olan mega projelerle desteklendiği belirtiliyor. Bu yılın sonuna kadar projelerin değerinin 256 milyar A $ seviyesine ineceği beklenirken, 2017’ ya kadar 70 milyar A $’ a, 2018 yılında ise 25 milyar A $’ a gerileyeceği tahmin ediliyor. dalın yoksa işin zor yani!
Taksim’ de bir sürü apartmanın, gökdelenin, trafiğin, işyerinin ortasında kalmış bir avuç ağaç oradan sıkıntı, stresle işine gücüne, okuluna gitmeye çalışan, hayatın koşuşturmacısıyla feleğini şaşırmış insanlara gülümseyip duruyordu her an. Yazın altında serinlenir, sevgililer orada buluşur, kitap orada okunur, İstanbul’ un güzelliğine dair şiirler orada yazılır, yaşlılar yorgunluktan oturup orada nefeslenir, Taksim’ in ortasında nazar boncuğu gibi dururlardı. Tüm pis havaya, yoğunluğa, kalabalığa rağmen adeta‘ merak etmeyin biz sizin için buradayız’ der gibiydiler. İşte şimdi sıra bizde, bizim de onlar için birşeyler yapmamız lazım diyen bir kaç insan çığ gibi büyüdü. Yalnızca Türkiye değil bütün dünya bu ağaçların kesilmesine karşı artık. Hem de dünyaya en güzel yüzümüzü göstererek yaptık bunu! Vatandaşına karşı savaşan polislerimizle, hükümetimizle ne kadar gurur duysak yeridir!
Bu olay ağaçların kesilmesini, yerine birilerinin çıkarlarını korumak için alışveriş merkezi yapılmasını protesto etmekten çıkmış, dalga dalga yayılarak hükümete karşı bir protestoya dönüşmüştür. İyi tarafı da çok uzun zamandır birlik ve beraberliği içinde hissedemeyen, umutları tükenmek üzere olan insanların bu ruha yeniden kavuşmaları, beraberliğin, vatanına sahip çıkabilmenin tadını hissetmelerini sağlaması olmuştur.
Beyinleri teknolojiyle uyutulmuş, topçu, popçu, dizi furyasıyla tepkisiz, apolitik hale getirilmeye çalışılmış gençlik, Fenerli, Galatasaraylı, Beşiktaşlı, Alevi Sünni, Türk Kürt, laik muhafazakar, kapalı açık, zengin fakir, modern geri, sağcı solcu, Ermeni Yahudi diye ayrımcılık yapılarak birbirine düşmanlaştırılmaya, ötekileştirilip ayrıştırılmaya çalışılan insanlara bunların sökmediği, canlarına tak dediği an neler yapabileceklerini göstermeleri bakımından önemlidir bu protesto. Meselenin adı ağaç ama anlamı‘ yeter artık’ tır.
Evet bu tepki öyle başlasa da yalnızca ağaç kesme tepkisi değil. Geri adım atılsa da, atılmasa da halk bir mesaj vermek istiyor artık. Kendilerine, bağımsızlıklarına, özgürlüklerine sahip çıkmak istiyorlar.‘ Yalnızca benim dediğim olur, ben ne diyorsam iyi diyorum güzel diyorum, herzaman her şartta ben haklıyım, ben yasak diyorsam yasak, ben yıkılacak diyorsam yıkılacak, ben kesilecek diyorsam kesilecek, ben ucube diyorsam ucube, ben savaşacağız diyorsam savaşacağız, ben yapılacak diyorsam yapılacak, ben yazma diyorsam yazmayacaksın, ben gösterme diyorsam göstermeyeceksin, ben giyme diyorsam giymeyeceksin, ben kutlama diyorsam kutlamayacaksın, ben içme diyorsam içmeyeceksin, ben kızıyorsam haklıyım, ben hapse atarım, ben işinden ederim, ben yükseltir ben alçaltırım, ben açar ben kapatırım, sesini çıkaranı hapse, istediğimi de tepenize koyarım, istediğim yere AVM diker, istediğim kişiyede peşkeş çekerim, istediğimi ihya eder istediğimi yok ederim’ e, dir bu ve bunun gibi zihniyetedir mesaj. Sen ve senin gibilere, senden sonrada gelecek olanlaradır bu mesaj.
‘ Ayağınızı denk alın, başka Türkiye yok’ tur bu.
‘ Ben ezelden beri hür yaşadım hür yaşarım, hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım’ dır bu.
‘ Yaşamak istiyorum bir ağaç gibi, tek ve hür; ve bir orman gibi kardeşçesine’ dir bu.
Tutunacak bir dal aramaktır bu.

İkisi de orantısız

Gül ' den flaş açıklama

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Ankara ' da ve İstanbul ' da yaşanan olaylarla ilgili olarak iyi niyetli verilen mesajların alındığını söyleyerek, " Bu saatten sonra artık hepimizin yapacağı şey sakin olmak, kurallara uymak ve neticede ülkemizin herhangi bir şekilde zarar görmesine fırsat vermemek o- lacaktır. Türkiye demokrasi yolunda demokrasinin kurallarını çalıştıran bir ülke. Hukukun üstünlüğüne inanan bir ülke. Mahkemenin kararlarına üst mahkemelerde i- tiraz edilebildiği ve itiraz yollarının açık olduğu bir ülke. Dolayısıyla bütün bu kurallar batı demokrasilerindeki standartlar çerçevesinde olmaktadır. Önce bunun bilinmesini isterim tabii ki. Açık bir toplum içerisinde yaşıyoruz. Ve hepimizin farklı farklı düşüncelerimizi, görüşlerimizi, siyasi eğilimlerimizi, inançlarımızı
Taksim Gezi Parkı ' nda 4 gündür süren eylemde ağaçları korumak için bekleyen gruba Perşembe saat 05.00 sularında polis ekipleri, TOMA araçları ve biber gazıyla müdahale etti. Gece geç saatlerde destek için gezi parkına gelen CHP milletvekilleri İlhan Cihaner ve Müslim Sarı ' nın konuşma yapacağı alana, polisin attığı biber gazı düşünce, danışmanları, ' Burada milletin vekili var ' diye bağırdı, polis de gazı atmayı kesti. Cihaner ise ' Valiyi, emniyet müdürünü aradım, hiçbiri telefonunu açmadı ' dedi. Milletvekilleri biber gazı atılmasının durdurulmasını istedi. POLİSE ŞİŞE ATTILAR Polisler, daha sonra direnen grubu TO- MA araçları ve biber gazıyla dağıttı. Eylemciler de polislere şişe, taş ve sopalarla karşılık verdi. Eylemcilerin çadırları ve flamaları da zabıtalar tarafından kamyonetlere yükleyenerek alandan çıkarıldı. Kaçan eylemcilerden bazıları meydandaki merdivenin beton korkuluklarının devrilmesi sonucu yaralandı. Yaralılar ambulanslarla çevredeki hastanelere kaldırıldı. GRUP İKİ YÖNE KAÇIŞTI Daha sonra ikiye ayrılan grubun bir kısmı Harbiye ' ye, diğer kısmı ise İstiklal Caddesi ' ne doğru kaçtı. Peşlerinden giden çevik kuvvet ekipleri ara sokaklara dağılan gruba biber gazı sıktı. Direnenlerden bazılarını gözaltına alındı. Alanda tedbir amaçlı itfaiye araçları ile 112 Acil Sağlık ekipleri bekletildi. Gezi Parkı ' nı kuşatan çevik kuvvet ekipleri alana girişlere izin vermedi. Akşam saatlerinde de İstiklal, Sıraselviler ve Gümüşsuyu caddeleri ile ara sokaklardan Taksim ' e ulaşmak isteyen gruplarla polis arasında gerginlik yaşandı. Polise taş, ses bombası ve havai fişek atan gruplara tazyikli su ve biber gazı ile
bunlara muhakkak ki saygı göstermemiz gerekir. Bu saygı ve sevginin şüphesiz karşılıklı olması gerekir. Herkesin kendi ülkesinde en geniş şekilde kendisini özgür hissetmesi gerekir. Bu çerçeve içerisinde demokrasiler dediğimizde demokrasilerle tabii ki seçimlerle halkın iradesi ile her şey ortaya çıkar. Ama demokrasi demek sadece seçim demek de değildir. Seçimlerin dışında da farklı görüşler, farklı durumlar, itirazlar varsa bunların da çeşitli yollarla dile getirilmesinden daha tabi de bir şey olamaz. Barışçı gösteriler de tabii ki bunun bir parçasıdır. Bu anlamda son günlerdeki gelişmeleri bu çerçeve içerisinde görüyorum. Ve şunu da açıklıkla söylemek istiyorum ki, iyi niyetli olarak verilen mesajların da alındığının bilinmesini isterim." dedi.
müdahale edildi. Metro yolcuları da ' gazdan ' etkilendi Polisin müdahalesi üzerine kaçışan gruplar metro ve iş yerlerine sığındı. Grupları takip eden polisin ısrarlı şekilde müdahaleyi sürdürmesi üzerine metro yolcuları da atılan biber gazından etkilendi. Metroda biriken gazın boşaltılması için seferlere de bir süre ara verildi. Gazın tahliye edilmesinin ardından seferler yeniden başladı.
Protestoda akılda kalan sloganlar
* Ben bir ceviz ağacıyım gezi parkında, ne sen bunun farkındasın ne de polis farkında....
* Biber gazı cildi güzelleştirir.
* Polis kardeş, gerçekten gözlerimizi yaşartıyorsun
* Tüp kaçağını çakmak yakarak kontrol eden bir milleti biber gazıyla korkutamazsın
* Biz, sinek ilacı aracının arkasından koşmuş nesilleriz, gaz da neymiş...
* Antepliye biber gazı işlemez, biz biberi tohumuyla yeriz!
* Elinde dürümle panzer önünde duran Adanalı: Sık lan sık... Acısı az olmuş...
* Tayyip winter is coming...

Ağaç partisi

Her şey o ağaçların altında başladı ve orada zaferle sonuçlandı. Bugüne dek kitlelerin tepkisi karşısında burnundan kıl aldırmayan, asla geri adım atmayan iktidar, dün ilk kez inadından vazgeçmek, polisini alandan çekmek zorunda kaldı.

4 gündür tarihin en barışçıl eylemine imza atan eylemciler ise, yan yana durarak, şiddete mesafe koyarak, kararlılığını koruyarak kazandı.
1 Haziran’ ı, çok önemli bir kırılma noktası olarak tarihe kazıdılar. * * * Dün, Dolmabahçe’ den tırmanıp dev bir kalabalıkla meydana girdiğimde saat 16’ ya geliyordu. İlk gazı orada yedik. Damağımızda gazın tadı ve gözlerimizde acı bir yangınla Marmara Otel’ in yanındaki Sağlık Sokak’ a doğru çekildik. Panik, tecrübeliler tarafından derhal yatıştırıldı. Türkiye’ de hak aramanın, gösteri yapmanın bedelini bilenler hazırlıklı gelmişti. Limonlar, sular, sütler hemen paylaşıldı. Fenalaşanlar kenara alındı. Polise, hükümete, başbakana saydırıldı. Polisi taşlayanlar uyarıldı. Gürül gürül akan bir kalabalıktı. Hükümet için karar vaktiydi: Ya inat edip Taksim’ de korkunç bir kırımı göze a- lacak ya da tükürdüğünü yutup geri adım atacaktı.
Giderek büyüyen kalabalığı ve sokaklara sığmayan nefreti gördüğümde, bu kez mecburen ikinci seçeneğe razı olacaklarını anladım.
Nitekim saat tam 16.00’ da Taksim Meydanı ile Gezi Parkı’ nı ayıran merdivenlere kalkanlarıyla yerleşen polis, telaşla geri çekildi.
Hemen ardından günlerdir akıl almaz bir öfkeyle su ve gaz püskürten TOMA’ lar kuyruğunu kıstırıp a- landan ayrıldı.
Kitleler,“ Örgütlü bir halkı hiçbir güç yenemez” sloganı eşliğinde, çağlayan bir su gibi alanı doldurdu.
Siyasetin tahterevallisinin tersine döndüğü an, o andı.
Muhtemelen 1968’ de 6. Filo’ yu denize dökenler de aynı coşkuyu yaşamıştı.
1960’ ta 555K eyleminde Menderes’ in yoluna dikilenler de...
1977’ de Başbakan Demirel, CHP mitingi öncesi Ecevit’ e suikast yapılacağı uyarısı yaptığında inadına on binlerle Taksim’ i dolduranlar da.. Bıçağın kemiğe dayandığı noktaydı.“ Zulmün artsın ki zevalin çabuk gelsin” deyişini doğrularcasına, artan baskı, sonucu hızlandırdı.
Örgütlü olmayan, tamamen kendiliğinden gelişen bir hareketle ve son derece insani bir refleksle sokağa çıkan, bir kısmının daha önce hiç eyleme katılmadığı anlaşılan genç yaşlı, çoluk çocuk on binlerce insan, gazı yedikçe politize oldu, suyu yedikçe öfkelenip bilendi.
Bir avuç ağacı kurtarma amacıyla başlayan hareket, adeta gazla beslendi ve hızla ülkeyi bu iktidardan kurtarma hedefine döndü.
Park için alınan“ yürütmeyi durdurma” kararı, yürümeyi durduramadı. Haksızlığa kızan, yola çıktı; arkadaşını çağırdı.
Hükümet, polisi kitlelerin üzerine ölçüsüzce salarak, helikopterlerden insafsızca gaz yağdırarak, masum bir çevre eyleminden devasa bir birliktelik yarattı; kendi gazında zehirlenen bir bünye gibi, kendisine karşı yıllardır örgütlenemeyen geniş ittifakı kendi elleriyle sağladı.
Sokaktakiler, artık sadece parkta ağaçlarını değil, hayat tarzlarını da savunuyorlardı.
Giderek artan baskının, alkol yasağının, kendilerine sorulmadan alınan kararların,“ İnancın emri” lafının,“ iki ayyaş” gafının hesabını soruyorlardı.
TKP’ sinden, Kemalistlere, Halk Cephesi’ nden CHP’ ye, Çarşı grubundan Gökkuşağı aktivistlerine kadar herkes bir arada meydandaydı.
O noktadan sonra herkes,-Hükümet’ in sıkça kullandığı tabirle-,“ marjinal” di.
Bu birlikteliği sağlayan Gezi’ nin ağaçları, tepelerinde gezinen helikopterlere aldırmadan kurtarıcılarını gölgesinde sakladı.
Belki de sembolü ağaç olacak büyük bir koalisyonun temeli, dün Taksim’ de, Gezi Parkı’ nda atıldı. Gazla büyüttünüz bu hareketi... Gazlayın şimdi hadi!

Ertuğrul Akgül ile Avustralya gündemi

Queensland’ da yasayan June Morgan adlı 72 yaşındaki nine insanların farkında olabilmeleri için 1200 kilometrelik yolu yürümeye başladı. Yapmak istediği ise Avustralya’ nın incisi sayılan Great Barrier Reef adlı Mercan Adalarının bulunduğu bölgenin E- yalet ve Federal Hükümet

City Rail yolcularına güzel haber

1200 km yürüyüş farkındalık için
tarafından koruma altına alınmasını sağlamak.“ Bunu, torunlarım ve gelecek nesil bu bölgeleri el değmemiş şekliyle görsünler diye yapıyorum” dedi. June Morgan Cairns’ den Gladston’ a kadar yürümeyi planlıyor ve Ağustos ayında bu yürüyüşü tamamlamak niyetinde.
Son günlerde zor sorunlarla karşılaşan City Rail güzel bir haberle müşterilerini sevindirmek niyetinde. Şu anda deneme safhasında olan ve iyi işleyen Opal kart sistemi Sydney Liman’ ında çalışmakta olan feribot servislerinde de kullanılmaya başlandı. 2 hafta sonra çeşitli hatlarda da kullanılmaya başlanacak olan kart sistemi uzun bilet kuyruklarına çözüm olacak. Opal karta sahip olanlar, kullandıkları servisin ücretini otomatik olarak kredi kartlarından ya da banka kartlarından ödemiş olacaklar ve aynı zamanda bu kartı kullandıkları içinde % 30 karlı seyahat etmiş olacaklar. Eyalet U- laşım Bakanı Berejiklian“ sorunlar yaşanabilir fakat en son teknoloji uygulayarak bu sisteme geçiyoruz ve 2014 yılında tüm sistem opal kart ile çalışacaktır’’ dedi.
James Blundell Avustralya Partisi senato adayı
Yaklaşan genel seçimlere bir sürpriz aday daha katılma kararı aldı. Ülkenin sevilen ses sanatçılarından olan James Blundell 1991 Yılı Altın Gitar Yarışmasında Way Out West adlı parçasıyla birincilik ödülü almış ve parçasıyla da meşhur olmuştu. Blundell, Bob Katter’ in kurduğu partiye katılarak seçimlere katılan sürpriz adaylardan oldu. Partinin Başkanı Bob Katter, Blundell’ in partisine katılmasıyla iyi bir seçim yaptığını, kendisini seven ve hayranı olan büyük bir kesiminde bu şekilde partilerini destekleyerek senato da çok iyi işler başarabileceğini dile getirdi.
AVUSTRALYA SYDNEY, MELBOURNE ' DE YAŞAYAN TEKNİK RESSAM ABİM İSMAİL ORHAN ERYILMAZ ' IN VEFATI SONRASI, TÜRKİYE ' DE YAPILMASI GEREKEN ÖLÜM VERASETİ VE MİRAS İŞLERİNİ HALLEDEBİLMEM AMACIYLA; AYŞE ERYILMAZ, FEYRUZ ERYILMAZ, CEM ERYILMAZ ' A ULAŞMAM GEREKMEKTEDİR. TANIYAN KİŞİLERİN BU KONUDA YARDIMCI OLMALARINI ÖNEMLE RİCA EDERİM.
FEVZİ KEMAL ERYILMAZ + 90 537 254 42 76 / + 90 216 483 46 35
nalan. saricicek @ tst-tamsan. com