Milliyet Australia Turkish Newspaper 04 June 2013 / 81 | Page 2

AVUSTRALYA Milliyet

02 04 June 2013

AUSTRALIA TURKISH NEWSPAPER
Sahibi: SSN Trading Pty Ltd Adres: 4 / 9 Foundry Rd. Seven Hills NSW 2147 Sydney Tel: 02 8971 2206 Email: info @ milliyetweekly. com. au
CÜNEYT ÖZDEMİR

Gezi eylemlerindeki teröristler!

Radikal

Gezi Parkı eylemlerinin iki gecesi de parka gidip‘ kim bu eylemciler’ ve‘ ne istiyorlar?’ diye baktım. Kızlı erkekli gruplar parkın Divan Oteli tarafına yayılmıştı. Daha çok bir gece pikniği ya da konser havası hâkimdi. Ortalıkta bazı kalemlerin iddia ettiği gibi‘ Ergenekoncu karanlık’ tipler gözükmüyordu. Tam tersi belki de hayatında ilk kez eyleme katılan üniversiteli gençler, farklı iş gruplarından insanlar bir araya gelmişlerdi. Bir ara Siya Siyabend kurulan mütevazı sahneye çıkıp şarkılarını söyledi. Özellikle i- kinci gece davulların ritmi ve kitlenin coşkusu ile kendinizi Rio’ da bir karnavalda bile hissedebilirdiniz. Polis parkın bir tarafında uyukluyor, eylemciler de hiç kimseye bir zararları olmadan parkın diğer tarafında‘ takılıyorlardı.’

İşleri zıvanadan çıkartan polisin sabah baskını oldu. Polis ilk gün gaz bombaları ile kimseye zararı olmayan bu eylemcilere hoyrat bir şekilde girişti. Bununla da kalmadı eylemcilerin çadırlarını toplayan‘ birileri’ yaktı. Eylemciler yine toplandı, polisin bu hoyrat tavrı ertesi gece katılımı büyütmüştü. Eylemcilerin a- rasında dolaşırken üç genç yanıma geldi.“ Abi biz hamalız, eyleme desteğe geldik” dediler. Ertesi sabah i- şe gideceklerini söylerken kafalarında Gezi Parkı’ nda ağaçları korumaktan başka bir şey yoktu. Ertesi sabah polis bu sefer daha da abartılı bir şekilde sabah baskınını gerçekleştirdi. Ortalık savaş alanına dönünce de 1 Mayıs’ larda gördüğümüz meşhur‘ Taksim savunmasına’ girişti. Bu sefer olayın büyümesinin en büyük nedeni 1 Mayıs’ taki politize kitle ile Gezi Parkı eylemcilerinin arasındaki farktı. Kimsenin derdi ortalığı yakıp yıkmak değildi. Ellerinde pankartı bile olmayan gençler sadece Gezi Parkı’ na çıkmak istiyorlardı, o kadar. Ortalıkta provokatörler değil üniversiteliler vardı. Polis bu ayrımı yapamadı. Yapamayınca gaza bastı. Gaza bastıkça tepki büyüdü. Müdahale sosyal medyadan milyonlara dağıldı. Bu sefer polisin bu tavrı marjinalize oldu.
Gezi Parkı eylemleri aslında uzun süren bir gerilimin sonucu. Benim tabirimle‘ düdüklü tencere demokrasimiz’ in baskıya dayanamamasının beklenen bir sonucu. Hatırlarsanız daha iki gün önce İstanbul’ daki yeni oluşan havayı sizlere aktarmıştım. Konuştuğum insanlardaki tedirginlikten ve‘ yılgınlıktan’ bahsetmiştim. Özellikle son aylarda iktidarın‘ dediğim dedik’ tavrı, hoşgörüsüzlüğü ve hoyratlığının toplumun bir kesiminde yarattığı havayı aktarmıştım. Gezi Parkı eylemlerinin çevreci başlayıp hükümet karşıtı bir havaya bürünmesinin nedeni tam da bu. Mehmet Ali Alabora eylemlerin ilk gecesinde“ Olay sadece Gezi Parkı değil anlamıyor musunuz?” diyordu. Peki neydi? İşte tam da şu saydıklarımdı. Bugün gerek Gezi Parkı’ nda gerekse Türkiye ve dünyanın farklı yerlerinde bu eylemlere destek verenlerin adını koyamadıkları şey aslında Türkiye’ de son zamanlarda oluşan bu‘ yeni’ hava. Daha doğrusu oluşturulan siyasi basınçtan artık hava alınamıyor olması. Binlerce insanı sabaha doğru köprüyü yürüyerek geçirten, dünyanın pek çok ülkesinde Türkleri bir araya getirten Cem Yılmaz’ ından Kenan Doğulu’ suna, Tarkan’ ından Sezen Aksu’ suna‘ Çarşı’ sından‘ Ultra Arslan’ ına, hayatlarında ilk kez siyasi bir olay hakkında açıklama yaptıran, tavır koyduran, omuz omuza getiren bu işte: DEMOKRASİ.
Bu insanlar artık Gezi Parkı’ ndaki ağaçları savunacak kadar bile demokrasi havası kalmamasına karşı çıkıyorlar. Masum demokratik bir eylemin bile bu kadar gazlı ve böylesine kanlı bastırılmasına öfke duyuyorlar. Ne bir liderleri var ne de bir partileri. Hiç boşuna örgüt mörgüt aramayın, Ergenekoncu diye yaftalamayın bu sefer bunu hiç kimseye yutturamazsınız.
Gelelim haber kanallarının içler acısı durumuna. Çuvaldızı biz habercilere batırmaya... Farkındaysanız eylemlerde başrolde sosyal medya vardı. Türkiye’ de bugün 28’ den fazla haber kanalı var. Bu, bir dünya rekoru. Gelin görün ki haber kanallarında( birkaçını saymazsak) olayla ilgili haber yoktu. Nedenini ben size söyleyeyim: KORKU. Hem haber kanalları yöneticileri hem de sahipleri tam da biraz önce sözünü ettiğim bu ortamda başlarına bir iş gelmesinden korkuyorlar. Tarafsız haber vermek, objektif yayıncılık yapmak bile hükümetin tepkisini çekebilir. Bu eylemlerde açığa çıkan, Türkiye’ de haber kanallarının nasıl bir baskı altında olduğudur.
Elbette bunun nedenlerine medyanın sermaye yapısından başlayabiliriz ancak bu korku iklimini de konuşmamız, tartışmamız gerekmiyor mu?
CNN muhabirinin Amerikalılara Türkiye medyasında oluşan bu baskı atmosferini“ New York’ un göbeğinde Times Square’ de olaylar olduğunu ve hiçbir kanalın haber yapmadığını düşünün” diyerek dehşetle anlatması Türkiye demokrasisi adına gurur duyulacak bir durum mudur?
Evet bu ülkenin insanları ekonominin düzgün olmasını istiyorlar, evet bu ülkeyi sevenler barışın gelmesini ayakta alkışlıyor, evet askeri vesayetin kalkmasına minnettarlar ama bu ülkenin insanları demokrasiyi de olmazsa olmazları olarak görüyorlar.
Bir ağaç gibi tek ve hür olamıyorsanız bir orman gibi kardeşçesine de olamıyorsunuz.
‘ Mesele sadece ağaçlar değil’ şimdi anlıyor musunuz?

Milliyet

AUSTRALIA TURKISH NEWSPAPER
Editor in Chief: Zeynel Engin E: z. engin @ milliyetweekly. com. au
Wollongong Temsilcisi ve Reklam: Şenol Hoşgörür T: 0410 833 784 E: wollongong @ milliyetweekly. com. au

Gillard, Ford işçilerine 15 milyon dolar ödeyecek

Başbakan üç sene sonra işten çıkarılacak olan Ford çalışanlarına fabrika kapandığı zaman yeni iş bulmalarında yardımcı olacaklarını söyledi.
Gillard“ işçilerin kendilerini yalnız ve umutsuz hissettiklerini ve fakat kendisinin işçilerin yanında olduğunu, kimsenin mağdur edilmeyeceğini” söyledi. Ford geçen ay artık Avustralya’ da araba üretimi yapmayacağını açıklamıştı. Bu sebepten ötürü fabrika kapanınca Geelong’ ta 510, Broadmeadows’ ta 650 kişi işsiz kalacak. Firma ülkeden çekilmesi konusunda Avustralya’ daki a- ğır masraflar karşısında yeteri kadar kar yapamadığını dile getirmişti. Devletin işçilere önerdiği miktarın ilk 5 milyon doları işçilerin tekrar eğitilmesi ve yeni kariyer planlarının düzenlenmesi için kullanılacak. Geelong bölgesi işçilere yeni iş imkanlarının aranmasında ilk sırada yer alacak. Yerel hükümet 470.000 doları Otomotiv Parçaları Üreticileri Federasyonuna aktararak işletmelerin piyasadaki durumlarında aksama olmamasını planlıyor. Öte yandan Muhalefet Lideri

Mehter takımı Sydney için hazırlanıyor

Director: Sait Moniri E: sait @ milliyetweekly. com. au
Brisbane Temsilcisi ve Reklam: Yıldıray Aslantaş T: 0401 398 922 E: brisbane @ milliyetweekly. com. au
Avustralya Türk Mehter takımı 16 Haziran’ da Sydney’ de düzenlenecek İstanbul’ un Fethi’ nin 560. yılı dolayısıyla Melbourne’ da bir araya geldi. Mehter Takımı Başkanı Engin İbal yaptığı açıklamada şunları söyledi:“ Sydney’ e yolculuktan sonra bir araya geldik, çalışma yapacağız. Birlik ve beraberlik amacıyla barbekü yapıp tatlımızı yiyerek, çaylarımızı içtikten sonra kadromuzu oluşturup hazırlık yapacağız. Sydney’ de güzel bir gösteri olmasını amaçlıyoruz, izleyenlere güzel ve hoş anlar bırakmak için elimizden geleni yapmak istiyoruz. 2002 yılında 2 oğlunun sünnet düğününde Mehter takımının gösteri yaptığı Turan ve Sibel Sipahi ailesi tarafından takım üyelerine tatlı sürprizi yapıldı. Mehter aşığı olan Sipahi ailesinin Mehter takımına maddi yardımda bulunduğunda öğrenildi. Ali Kurt- Melbourne

Gillard ' a sandviçli saldırı

Başkent Canberra ' da Lyneham Lisesi ' ni ziyaret eden Başbakan Julia Gillard yine sandviçli saldırıya uğradı.
Başkent Canberra ' da Lyneham Lisesi ' ni ziyaret eden Başbakan Julia Gillard yine sandviçli saldırıya uğradı. Eğitim reformuyla ilgili tasarı nedeniyle tepki çeken Başbakan ' a öğrencilerden biri salamlı sandvic fırlattı. Sandvic Başbakanın kafasının hemen yanından geçip omzuna geldi. Bu saldırı karşısında soğuk kanlı duran Gillard " sanırım acıkmış olduğumu düşündüler " şeklinde konuya espirili bir dille yaklaştı. Geçtiğimiz haftalarda Julia Gillard Queensland ' ta bir okul ziyareti sırasında Vegemite ' lı bir sadvic saldırısına daha maruz kalmıştı. Sydney
Tony Abbott yine hükümete yüklendi ve şunları söyledi:“ Umarım sayın Gillard Ford çalışanlarıyla konuşurken çalıştıkları firmanın zora girmesinde kendi hükümetinin de payının olduğunu söyler. Karbon vergisinin yürürlüğe girmesiyle üretilen bir a- racın maliyeti 400 dolara kadar yükselmiştir. Fakat ben bunları dile getireceğinden şüpheliyim, çünkü kendisi yaptığı hataları kabul etmeyen bir başbakandır.”
Sydney Reklam: T: 0412 896 091 E: info @ milliyetweekly. com. au
Grafik & Tasarım: Ixir Design Studio E: info @ ixir. com. au
Basım Merkezi: New Age Printing Pty Ltd. A: 25 Clyde St. Rydalmere NSW 2116
Abbott ayrıca kendisinin başa gelmesi halinde otomotiv sektörünü canlandıracakları pek çok fikirleri olduğunu vurguladı. Abbott konuyla ilgili olarak üretim komisyonu kuracaklarını sözlerine ekledi. Melbourne

Cem Evi’ nde 40 lokması

Melbourne’ daki Türk toplumu tarafından tanınan Gümüşhaneli Hüsnü Aydoğan’ ın manevi ruhuna hitaben vefatının 40. gününde“ lokma” yemeği verildi. Hallac-ı Mansur Cemevin’ de 2 Haziran Pazar günü öğleden sonra verilen yemekte onu tanıyan dost arkadaş ve yakınlarına pilav kavurma tatlı ve meyve ikram edildi.
NSW Parlamentosu’ nun 1 ve 8 Mayıs 2013 tarihinde almış olduğu haksız kararlarla daha önce ülkemiz topraklarında yaşayan Asuri ve Yunanlılara karşı soykırım yapmakla suçlanmaktayız. Bu kararlar yalnızca Avustralya Türk Toplumunu hedef alarak, bizleri adeta katiller olarak takdim etmekle kalmayıp, Avustralya’ da yaşayan toplumlar arasındaki huzur ortamını bozmayı hedeflemektedir. Bu ülkede neredeyse 40 yıldan bu yana emek veren ve Avustralya’ nın harcında büyük payı olan toplumumuzun hakkını ve hukukunu savunmasının vakti artık gelmiştir. NSW’ de yaşayan tüm gençleri, anne ve babaları, bu ülkedeki geleceğimize sahip çıkmaya ve 16 Haziran 2013 tarihinde saat 11:00’ de Martin Place’ de gerçekleşecek barışçı protesto gösterisine katılmaya çağırıyoruz. Toplumumuza saygıyla duyurulur.
Australian Turkic Alliance
400 kişinin katıldığı yemeğin sonunda yapılan duada“ artsın eksilmesin, taşsın dökülmesin, hakimiz üretsin, yesin ve yedirsin. Lokmaların her biri bin derde derman olsun, gönlünüz insan sevgisiyle dolsun. Yiyene yedirene aşk olsun, helali hoş olsun. Açlık insan oğluna nasip olmasın” denildi. Yemeğe eşi Gürcü Aydoğan ve çocukları katıldılar. Ali Kurt- Melbourne

Eski Katolik rahibe yeni suçlama

Eski Katolik rahip Frank Klep’ e çocuklara cinsel istismar yaptıkları konusunda yeni suçlamalar yöneltildi.
Melbourne’ da düzenlenen mahkemede eski rahibe toplam 31 yeni suçlama yapıldı. 69 yaşındaki eski rahip 1974-1984 yılları arasında 11 erkek çocuğuna cinsel istismar yaptığı için suçlanıyor. Daha önce benzer 6 suçtan yargılanan sanık yeni suçlamalara göre yaşları 14 ile 16 bulunan çocuklarla birlikte olmakla suçlanıyor. Olayı daha dikkat çekici hale getiren diğer bir detay ise Klep’ in eskiden görev yaptığı Salesian College’ da iki eski
meslektaşının da benzer suçlardan yargılanıyor olması. Sydney
Melbourne Temsilcileri: Recep Şakar T: 0409 309 842 E: recepsakar @ milliyetweekly. com. au
Müjgan Kim E: mujgankim @ milliyetweekly. com. au
Ali Kurt E: alikurt @ milliyetweekly. com. au
ZEYNEL ENGİN z. engin @ milliyetweekly. com. au

Basiret tutulması

Taksim Meydanı’ nın düzenlenmesi için ağaç kesimine ve kazı çalışmaları başlatılmasına yönelik‘ sivil ve pasif engelleme eylemi’, polisin bir kaç gündür ölçüsüz şiddet kullanımıyla vahim manzaralar üretir hale geldi. Sabahın köründe gerçekleşen baskınlar, gaz sıkmalar, çadır yakmalar derken sonunda kan aktı ve akmaya devam ediyor.

Gezi Parkı’ nda başlayıp tüm Türkiye’ ye yayılan bu olayları herkesten çok iktidarın, özellikle de Sayın Başbakan’ ın doğru okuması gerekiyor.
Siyasi iktidar, işlerin bu noktaya gelmesine nasıl imkan verir?
Neden siyaseti bir meydan okuma ve dediğini yaptırma mekanizması olarak algılar?
Neden projeyi geçici olsa da durdurmaz, neden i- tirazcılarla konuşmaz? Neden inatlaşır? Anlaşılır gibi değil … Oysa protestoların başında, polisin şiddetinde önce Gezi Parkı’ nda toplanan her kesimden insan bu projeye barışçıl bir biçimde karşı çıkıyordu. Bu toplulukta muhalif kesimlerin haricinde mevcut iktidar i- le aynı görüşe sahip aydınlar, yazarlar ve halkta vardı. İşte size iki örnek. Zaman gazetesi yazarı Doç. Dr. İhsan Yılmaz eşiyle protesto gösterilerine destek verirken, Taraf gazetesi yazarlarından Cihan Aktaş’ ta o topluluk içinde yerini almıştı. Gezi Parkı’ nda neden eylem yapıyorsunuz eleştirisine ise AKP kurucularından ve eski MKYK üyelerinden Ayşe Böhürler Twitter’ dan şu güzel cevabı verdi“ Biz başörtüsü eylemi yaparken de bize aynı şey deniyordu, insanların şehirleri hakkında talepte bulunma hakları var”
Her düşünceden insanlardan oluşan bir halk kitlesinin inisiyatifiyle gelişen barışçıl bir protesto olayı maalesef iktidarın basiretsizliği, siyasi rantçıların ve provokatörlerin iş başına gelmesiyle çok farklı bir boyuta taşındı. Çatışma sürecinde polisin uyguladığı a- şırı gaz kullanımı ve şiddet ise kartopunu giderek büyüttü. Twitter Belki de Cumhuriyet tarihi boyunca ilk kez bu boyutta bir protesto hareketine şahit oluyoruz. Ve ana akım medya bunu ne başlarken ne de büyürken gördü. Peki, sosyolojisi bu kadar birbirinden farklı kitleleri kim, nasıl örgütledi? Daha da önemlisi bütün bu şidddete, gaza rağmen on binlerce insan alandan neden ayrılmadı?
Herkesin bildiği üzere sürecin başından sonuna bütün haberleşme twitter, facebook gibi sosyal ağlar üzerinden sağladı; özgürlük kavramının tam anlamıyla karşılığı bu yeni medya mecraları oldu. 31 Mayıs günü 550 bin kişi, 4 milyona yakın twitt attı ve dünya TT listesindeki ilk 10 etiketten 8’ i Türkiye’ ye aitti.
Tabi bu olaylar bize“ sosyal medya“ da çıkan her şeyin doğru olmadığını, bu mecranın çok güzel manüpüle edildiğini de birkez daha göstermiş oldu. Sosyal medyada çıkan asparagas haberleri 4. sayfamızda görebilirsiniz. Medya Medya yine günah keçisi oldu. Ne İsa’ ya ne Musa’ ya yaranabildi. Protestocular birçok televizyon kanalının ve haber ajansının canlı yayın araçlarını tahrip ettiler, medyayı sansür yapmakla suçladılar. İşin ilginç tarafı Başbakan Erdoğan’ da Habertürk’ teki konuşmasında medyayı olaylara çanak tutmakla suçladı. Ne yaman çelişki … Gezi Parkı meselesi İstanbul’ un işgal altındaki bütün meydanları gibi burasının da daha estetik ve kullanılır bir hale getirilmesi gerekir. Bu yapılırken en basitinden otobüs renklerini bile halka soran belediyenin veya iktidarın bu konuda da çevresel ve toplumsal gerekleri dikkate alması gerekir. Topçu Kışlası inadından vazgeçilmeli, yeşil alan korunmalı ve her büyük kentte olduğu gibi orası büyük bir yeşillik alan olarak kalmalı. İşin belki de tek iyi tarafı Bu üzücü olayların belki de tek iyi tarafı tribün terörü nedeniyle birbirine düşman kesilen Fenerbahçe ve Galatasaray taraftarlarının, ya da Göztepe ve Karşıyaka taraftarlarının ortak bir paydada buluşması oldu. Umarım daha sonra olası futbol şiddet eylemlerinde bu taraflar aslında birbirlerinden çokta farklı olmadıklarını yeniden hatırlar. Bu şekilde en azından futbol teröründe olumlu bir gelişme sağlanır. Sonuç Olaylar halen devam ediyor, dilerim en kısa sürede herkes aklı selim düşünmeye başlar. Ancak Başbakanın Habertürk kanalında Fatih Altaylı’ ya yaptığı açıklamalarından görüyoruz ki kendisi hala bazı şeylerin farkında değil. Bu süreçte sadece Ertuğrul Günay, Bülent Arınç ve Abdullah Gül aklı selim ve halkın yanında konuştu. Onun dışında hala aynı körlük sağırlık...
Siyaset, bildiğini cebren ve halka rağmen değil, halkı ikna ederek yapma sanatıdır. Dücane Cündioğlu
www. milliyet. com. au www. milliyetweekly. com. au www. milliyet. com. au www. milliyetweekly. com. au
Milliyet Australia Turkish Newspaper gazetesinde yayınlanan köşe yazılarından ve çizimlerden doğabilecek her türlü hukuksal sorumluluk tamamen yazar ve çizere aittir.
Milliyet Australia Turkish Newspaper gazetesinde yayınlanacak her türlü reklam bilgilerinin doğruluğu ve sorumluluğu yasal olarak reklam veren kişi veya kuruma aittir, Milliyet Australia Turkish Newspaper gazetesi hiç bir sorumluluk taşımaz.
Milliyet Australia Turkish Newspaper gazetesinde yayınlanmak istenen okuyucu mektubu ve duyurularda açık adres ve telefon numarasının bulunması zorunludur, bu yazılar gazetemizin değerlendirmesi sonucu yayınlanabilir.