Martı Eylül 2014 Sayı 44 | Page 100

hayat bilgisi Oysa tiyatronun kendisi başlı başına bir tarih anlatıyor bize. MÖ 4. yüzyılda yapıldığı sanılmakta. Kadınlara yapılan ayrımcılığı burada görüyoruz ve ilk zamanlar tiyatroya alınmamışlar. Kabul edilmeleri ise hemen ve kolaylıkla olmamış. Yüzyıllar sonra tiyatrolara kabul edilmişler. Antik tiyatronun “güngörmüş” taşları, basamakları, sahnesi kim bilir neler görmüş, neler yaşamış. Kadınlar tiyatroya kabul edildiklerinde neler hissettiler acaba? Ya aktörler? Koro? Tiyatrolarda o zamanlar şarap ve tatlı da satılırmış. Aristotales “halk oyunu sevmezse, yemeye ve içmeye vurur” demiş. Acaba, beğenilmeme durumunda sahnedekiler neler hissediyorlardı? Gözlerim, oturma sıralarının hemen önündeki Dionysos sunağına takılıyor. Bu sunakta oyunlar başlamadan önce Şarap Tanrısı Dionysos için kurbanlar kesilirmiş. Zaten tiyatrolarda ilk oyunlar şarap tanrısı Dionysos’un şerefine yapılan şenliklerle ilgiliymiş. Bu şenliklerde teke postu giymiş insanlar şarkı söyler ve dans ederlermiş. Ayrıca tiyatro sadece eğlence yeri değilmiş; siyasi konuşmalar, edebi tartışmalar ve çeşitli yarışmalar da yapılırmış. Daha sonraları da bu yapı, gladyatör ve hayvan dövüşleri için yeniden düzenlenmiş. 100 Restorasyon sırasında bazı basamaklar üzerinde kazınmış isimlere rastlanıyor. Bunların tiyatronun yapımında çalışan taşçı ustalarının ya da inşaata maddi olarak yardım edenlerin isimleri olduğu sanılmakta. Üst bölüm fazlasıyla tahrip olduğundan, oturma sıralarının büyük bir kısmı yok olmuş.