KYM Haber 34.Sayı Mayıs-Haziran-Temmuz 2014 | Page 58
Açelya Akkoyun
Ramazan ayının sadece oruç
tutmaya indirgenmesi bana göre
haksızlık. Ramazan’da sadece açlık
çekmek değildir mesele; ruhumuzun da, gönlümüzün de oruç tutması gerekir. Ramazan benim için
11 ayın genel bir sınavı gibi esasen.
Eskiden sofralar daha yalın olurdu,
şimdi genellikle insanların seçme
şansı var ama buna mukabil dünyadaki pek çok insanın böyle bir şansı
yok. Kanaatkar olmaya değil; sadece
imkânlarımızı doğru değerlendirmeye özenmek gerekiyor hayatta.
İnsanlar Ramazan’da daha yalın ve
daha sade olmaya özen göstermeli-
ler. Oruç tutmak bir bahane değil;
ben oruçluyum diye insan daha da
yalın olmalı. Ayrıca siz ne kadar paylaşırsanız o kadar çoğalırsınız. Burada neyi kiminle paylaştığınız da çok
önemli. Bu da başka bir sınav tabii
ki. Yardımlarımızı yaparken din, dil,
ırk farkı gözetmemeliyiz bence.
resiyle birlikte yaşanan bir güzellik.
Oruç bir sabırdır, sonunda bir
yudum suyun içilmesi, bir pidenin
peynirle birlikte yenmesidir oruç.
Bana Ramazan böyle hissettirir.
Yaşanan büyük iftarların yerine minimalize edilmiş sofraları yaşamak
daha keyifli gelir bana. İhtişamlı
sofralar kurmak yerine elimizdekileri paylaşmak bence daha da güzeli olur. Bu bağlamda Kimse Yok
Mu’nun Afrika gibi ülkelerde yapmış olduğu yardım kampanyalarını çok doğru buluyorum. Çünkü
yardımlaşma olmadan, oruç olmaz.
Oruç benliği yok etmeli, hiçi yaşatmalı ve çevremizdeki açlığı hissede-
rek yaşanmalıdır. Mühim olan da
bu zaten. Buna küçük de olsa bir
faydamız olabilirse ya da olabilecekse, ibadetlerimizi bunu düşünerek yapabiliyorsak bir nebze olsun
cennetlik olduğumuzu düşünebiliriz belki. Yoksa karın açlığı ve karnı
doyurmak gibi bir şey değildir bu.
Hiç bilmediğimiz ülkelerde yoksulluk içinde olsalar bile bunu yaşamaya çalışan o insanlara bir nebze olsun bir şeyler aktarabiliyorsa Kimse
Yok Mu Derneği ve diğer yardım
kuruluşları ne mutlu onlara… Bu
bağlamda böyle büyük bir misyonu
yüklendiğiniz için sizi tebrik ediyorum. Ellerinize, yüreğinize sağlık…
Günseli Kato
Ramazan bana sevinci, neşeyi ve
birlikte olmayı çağrıştırıyor. Ben
anı yaşamayı seviyorum, o yüzden
de geçmiş Ramazanlardan dem
vurmam hiçbir zaman; ama yurt
dışında yaşadığım Ramazanlar buralardakine benzemiyordu. Oralarda hüzünlü ve biraz buruk