kopya fanzin kopya fanzin -3 | Page 34

Babaannemin Ev Yapımı Yoğurdu Kapitalizmi Nasıl Yenecek?

Babaannemin Ev Yapımı Yoğurdu Kapitalizmi Nasıl Yenecek?

32

Belki de ben şanslı bir kesimin son halkasıyım. Benden sonrakiler benim büyüdüğüm şekilde büyüyemeyecek, benim gördüğüm gerçeği göremeyecekler. Ben köy yüzü görmüş bir çocuktum. Önce, babaannemle köyün girişindeki mezarlığa uğrar, çiçekleri sulardık, babaannemin duasını bitirmesini beklerken mezarlıkta gezinirdim, çiçeklere taşlara dokunurdum. Beni küçükken köyde köpekler kovaladığı için ağaca çıkıp saatlerce korkudan inemediğim oldu. Kazlar da kovalamıştı. Çeşmeden su taşıyayım derken kayıp düşmüştüm. Kiraz bahçesine gittiğimizde o kadar çok kiraz yemiştim ki ağaç tepesinde, karnım ağrımıştı.

Şu sıralar köy, doğa güzellemelerini herkes yapıyor. Sosyal medyaya katılan her emekli amca teyze, bahçesindeki çiçeğin böceğin resmini koyuyor. Nedir yani? Gerçekten, doğayla ilgili bu kadar yüceltilmesi, kutsanması gereken şey ne? İşte ben de senelerce böyle düşündüm.
Büyüdükten ve köyle ilgili anılarım silinip gittikten sonra, babaannemin inek beslemesinden, doğduğum yerden utanır olmuştum. Zaten anneannemlerin bir
Kardelen Berfin Kobyaoğlu
sürü meyve ağacı ve çiçek yetiştirdiği evini de birileri satın almış yerine apartman yapmıştı. Babaannemin evde kendi yoğurdunu yaptığı zamanları çok iyi hatırlıyorum. Onun yaptığını beğenmez gider marketten yoğurt alırdık. Babaannem de“ Tabii sizin aldığınız yoğurt ekşi olmaz! Onların içine ekşimemesi için neler neler katıyorlar!” derdi. Bunu evde ilk kez kendi yoğurdumu yapmaya giriştiğimde hatırladım. Balkonumdaysa babaannemin bahçesinden aldığım ortanca fidesi büyüyor.
Doğayı unuttuğumuzda, bu dünyaya ne için geldiğimizi anlayamaz hale geliriz. Yaşamın anlamına dair bir kadim bilgi varsa eğer, buna bir tek Dünya’ nın söylediklerine kulak verilerek erişilebilir. Dünya bize yıllardır aynı şeyi söylüyor aslında“ Yaşadığın hayat, olması gereken değil. Artık senin yaşamanı mümkün kılan şartları sana vermekte zorlanıyorum çünkü çok fazla şey istiyorsun!”
Peki bunu niye duyamaz olduk? Neden köyde yetişen ben bile köyü küçük görür olmuştum? Neden büyük şehirlerde yaşamak, başarılı olmak, çok para kazanmak, babaannemin yaşayış şeklinden daha üstün görülüyordu?