Öldüremediğim Erkekler
Öldüremediğim Erkekler
Betül Aydın galiba yeni bir şey oluyorsun sen betül, kozasını kemirerek kemik atarak köpeğe. köşe başında başın dönüyor, sonra hemen dönüyorsun inine, mağara serinliğinde seslene seslene;-alper’ den yirmi lira borç aldım.- bunu can’ a uzattım can yemedi, sakalına uzattım sakalı yedi.
ruh bir kadın şuh bir kadına geçerken işte tereddüt ederse aklına neler geleceğini biliyor olun ne olur; artık büyütmüyor yere çakılan narasını. hemen üstünden atlıyor ipin. ip boğazına ilmek ayakları çarçabuk toparlanıyor, dıştan içe doğru uzuyor tırnakları. biraz daha bekliyor kendi ensesinde. lakırdıysa lakırdı ne yani ebegümeçleri.
29 can’ ın tabakası benim çivi bir adamım, onun bileği benim iki çay kaşığı gözüm, burada tökezliyor işte sözüm. eşya’ dan öteye gidemeyen kayığı, resmine sürüyorum kahverengi haneler çiziyorum; su içmeler tükürmeler artan tuzu.
en canından katil süsü veriyorum elmacıklarıma, öyle belirgin oluyorlar bıçak uçlarında. bacak uçlarında sonra dizin konan başla bükülüşü kendine gelişi. kendinden gidişi gibi bitmeyen cümleler, eksiltili bir aşk arabası... öldür gözündeki tabancayı, yine sonra kalk bana de; bakanım. bakarsın bak, bak bana. bana bak ellerim iki ayrılık iki birleşik kelime; cangözümde.