Telefonda aranmalar ve aramalar devam eder. Ölüyü yıkatmaya götürürsün,
Doktor gelir, ölüm kâğıdını imzalamanı ister. İnsan hiç düşünmüyor bir gün böyle bir imza atacağını di mi? İmzandan utanırsın. Hemşire, sana ölüden kalanları teslim eder. Bir poşetin içinde birkaç kıyafet ve takma diş bulursun. İlk kez o an, yaz da olsa, üşürsün.
Cenaze arabasını ayarlar evin önüne helallik için gelmesini sağlarsın
Bir akrabanı mezarlığa önceden göndermişsindir. Mezar siz gelmeden açılmış mıdır, onu kontrol ettirirsin
Morga inilecektir, cesaretin varsa inersin. Ama sen onu hep ölmemiş haliyle hatırlamak istersin, o yüzden kaçarsın bu durumdan. Ailenin kadınları ne hikmetse daha cesaretlidir buna ama bir anlam aramak için zamanın yoktur. Çünkü morgdan çıkanların sinir krizlerini atlatmasıyla uğraşırsın.
Eğer akşam vakti öldüyse ertesi gün sabahına kadar morgda tutulmalıdır. Bunu bilirsin.
Telefonuna mesajlar gelir. Arayıp sana hiçbir sözün kar etmeyeceğini bilen kişilerin mesajları …
Sabah olmuştur, uyumamışsındır; bir önceki günden kalan ağıt sesleri aklında dolanır durur. Mezarlıklar müdürlüğüne gidip defin işlemlerini başlatırsın. Yolda kimi görsen bir yakınını kaybetmiş sanırsın.
Cenaze aracında mezarlığa gidersin, bu senin O’ nunla beraber aynı arabada yapacağın son yolculuktur.
Mezarlığın başına geldiğinde ölüyü kefeniyle mezarlığa indirir üzerine tahtaları koyarsın
Toprak atarsın, toprak atarsın, toprak atarsın, toprak atarsın
Su dökersin
Cenazeye gelen birinci derece yakınların bayılmamasını sağlamak için sarılırsın onlara. Sıkı sıkı sarılır ve teselli sözcüklerinde bulunursun,
Cenazeye gelenlerin taziyesini kabul eder ve en yakın çevreyoluna nasıl çıkacaklarını tarif edersin
Belediyeye gidip cenazeye gelecekler için araç tahsis edersin.
Cenaze namazı için camiyi ayarlarsın. Geniş bir avlusu olsun istersin ama eve en yakın caminin avlusu bile yoktur. Sahipsiz bir misafirmiş gibi sokakta kıldırmak zorunda kalırsın
Cenaze evine gidersin, gelenler olur. Ve gelenler sanki bir çay evine gelmiş gibi durmadan çay içer. Gözün gelen kişilerin çay bardaklarındadır. Biten bardağın dolması için evin küçüğüne seslenirsin,
Telefon çalmaya devam eder, açarsın, dostlar sağ olsundur.
3