Kaybolan Defterler / zine 6.Sayı: Öteki | Page 35

Abi bana soruyorlar ne tarz söylüyor diye, rap diyeceğimde, bol pantolonlu, kalın altın kolyeli, bandanalı kliplerin yok. Sahi abi niye yok?
Bol pantolonum yok. Keramet orada değil. Kendisine yakıştıran giyebilmeli o ayrı. Şalvar severim ama. Klipler de oynayacağım. Zamanla olacak. Ne tarz diye soranları boşver.
* O sırada Civan oynadığı topu kafama atıyor.( Civan Ceyhun abi’ nin çocuğu. Ya dağılmayın hayal kuruyoruz şurada.) Avucumda biriktirdiğim çekirdek içleri gazetenin üstüne dağılıyor, hazine kaybetmiş gibi can hıraş topluyorum.
Jiletsiz arabeski tam olarak nasıl sevdirdin bize anlatır mısın?
Arabeskin jiletli olması gerektiği … Çok yanlış bir cümle. Ama burada materyalin nasıl işlendiği önemli. Her tornacı aynı şekilde işliyor diye malzeme sıradanlaşmaz. Sıradanlaşmamalı. Sıradanlaştıysa, tornacının yeteneksizliği. Demi ama
* Verilen ayar karşısında çayımı höpürdetiyor. Nermin ablaya eline sağlık gülümsemesi fırlatıyorum. Alıyor sağolsun. Ceyhun abi için ben her kaba damlayan, ama asla kimsenin kabına uymayan diyorum.
Senin için her kaba damlayan dedim. Yanılıyor muyum?
Her kaba damlamam pek ama her kaptan bir damla alabilirim. Huni olurum. Hunios. Gerçi damlayabilirim. Elimde olan bir şey değil bu. Olur yani tamam. * Evet balataları hafif kızartıncaya kadar beklettikten sonra, kaburgalarımıza asıyoruz. Her türk misafirinin ebedi sorumluluğunu üstlenip, yapmış olduğu geyiğe girişip, aile albümündeki, hiç tanımadığım, hatta tanıyamayacağım, Ceyhun abi’ nin annesinin dayısının baldızının mahalle bakkalının oğlunun sünnet fotoğraflarına bakarken soruyorum bu soruyu …
Peki oralarda Türk, buralarda“ alamancı” olmaya mı borçluyuz biz bu ahengi?
Tabi ki ilgisi var. Bu durumdan şikayetçi falanda değilim ama çok sorgulatır adamı. Ben tam olarak ikisi de olamadım. Olmak istemedim değil. Olmadı … Olamadı.
* Şimdiki soru edebiyat ortamlarına, bomba gibi düşüp, ağızlardaki pipoları düşürten, boyunlardaki fularları uçurtan cinsten bir soru.
Okuduğun kitabın sonunu getiremediğin, izlediğin filmin sonunu bekleyemediğini biliyorum. Ama yine de çok etkilendiğin kitap ve yazarları sormak zorundayım. Malum edebiyat dergisi.
Roman sevmem. Yabancı isimleri şişirme heveslisi de değilim. Çok uzağa gitmeden yine de bir isim vereceksek eğer, Aziz Nesin ile Rıfat Ilgaz’ ı anabiliriz.
* Andık biz. O sırada bu ayki konu geldi aklıma, öteki.
Bizim bu sayıdaki konumuz öteki, Nedir senin öteki’ lerin?
Ötekiler bahane. Looking for a günah keçisi. Vicdanın beraat etmesi gibi. Şuan bunlar aklıma gelen. * Kaburgalarımıza yel girdi, balatalarımız sallanıyor kopmadan sormam gerekenler var. Aklıma Ceyhun Abi’ nin şarkılarından mısralar geliyor.
Sen insanı severdin, insan sana neyledi?
İnsan en büyük balon, havalanamıyor. Havası kaçıyor falan. Sonunda patlıyor zaten.
Neden mutlu değil kimse gerçek hayatında, neden gerçek değil kimse mutlu hayatında?
Bunları açıklamak zorunda bırakmasın Allah hiç. Bu burada ne diyor diyen, direk club’ a lütfen.
Abi bize pr prrr dan taverna etnik hiphop tekniğe evrilme sürecini anlatır mısın?
Ruh olarak değişen bir şey olmadı Meltem. Yol aldık sadece. Aldıklarımızı verebilmek için işledik. Yeni şeyler olsun yeterki. Allah kimseyi kendine tekrar ettirmesin. Hep yeni şeyler olacak, taverna bir konsept. Tarz falan değil.
* Saate bakıyorum vakit geç. Artık kalkma vakti, avucumda biriktiğim çekirdek içlerini bir hamlede ağzıma atıyorum. Aklıma son olarak sormam gereken soru geliyor. Puhalayarak soruyorum.
Bana kalsa sorulacak soru çok, lakin sona geldik. Kendi adıma söylüyorum iyi ki varsın, vakit ayırdığın için teşekkürler. Sen ne söylemek istersin bizlere?
Sor birkaç tane daha ya. Uzun zamandır takipte olman ayrı güzel. Varol! Sizlere teşekkür edebilirim. O kadar insanın içinden beni seçtiğiniz için.
Başarılar dilerim ekibe selam ederim selamos!

29