Kalabalık Temmuz 2013
Çok iyi biliniyor ki Çin işkencesini bir çok türü var. Zamanında bunun için özel aletler bile tasarlanmıştır. Bu
aletler belli cezaları ödetmek için yapılmıştır ancak ne var ki o canlıların konuşamamaktan başka işledikleri bir
suç bulunmuyor. İşleyebilecekleri en büyük suç sizin işinize engel olmak veya siz kafanızı dinlemek isterken ses
çıkarmak olabilir. Bunun için hunharca katledilmeyi hakettiklerini düşünülmesi korkutuyor.
“ İnsan Hakları Bildirgesi’nde belirtildiği üzere, işkence neredeyse evrensel olarak çok ciddi bir insan hakları
ihlali olarak görülür.”
Belki de insanlara yapamadıkları ve içlerinde bastırdıkları bu duygulardan ötürü onların bir canlı olduğunu
düşümeyi geçerek bu şekilde bir tatmin yoluna gidiliyor. İlla ki bu kadar yemek isteniyorsa bunun acısız bir yolu
pekala bulunabilir. Buradaki amaç yerken alınan zevkten başka hazırlanırken tatmin edilen geçmişin yadiyarı bir
alışkanlık iç güdüsü oluyor. Yoksa kendi doğmamış canlısını (4 aylık cenin) yiyebililecek kadar algılarını
kaybetmiş bir toplum olmak onca birikime sahip bir geçmişe hiç yakışmayan bir tutum.
Buzdolaplarından gelen çığlıklara bu denli sessiz kalmak; her gün onlarca kafesin arka bahçelere giden
yolculuklarına göz yummaktır.
Bir kez sahip çıkmayı deneyelim…
Müge Çisilay ÇAKIR
39