INmagazine Sayı 9 (Ocak, Şubat, Mart) - Page 28

GÖRÜŞ
26
mizlik de ciddi bir problem halini alabilir . Öte yandan deniz seviyesi beklenenden yüzde 25 daha hızlı bir şekilde yükseliyor . Dünya nüfusunun çoğunun deniz ya da nehir kıyılarında yaşadığı göz önünde bulundurulduğunda bu durum daha tehlikeli hale geliyor . 2050 ’ ye gelindiğinde her gün sel baskınları görmek normal bir hale gelebilir . Su ihtiyacını eriyen karlardan sağlayan bazı bölgelerde de susuzluk ciddi bir sorun haline gelebilir . Bugün 1,1 milyar insan temiz suya erişim sorunu yaşıyor . Bu rakamın da 2050 ’ ye kadar artması bekleniyor . MIT ’ ye göre su sıkıntısı çeken bölgelerde yaşayan insan sayısı 9,7 milyarı bulacak . Yetersiz su sebebiyle tarım ürünleri de yetiştirilemeyecek . Yaşam tarzımızı da ciddi şekilde değiştirmemiz gerekli . Et tüketimini ve genel olarak yiyecek israfını azaltmak önemli . Aşırı tüketimin de önüne geçerek herkesin atıklarını geri dönüştürmesi gerekiyor . Temiz enerji kaynaklarının kullanımı yaygınlaşmalı , fosil yakıt kullanımına son verilmeli . Dünyayı korumak için ciddi önlemler almak zorundayız , yoksa gezegenimizi kaybetmemiz büyük bir sürpriz olmaz .
MAGNA CARTA ’ NIN 800 YILI Göbeklitepe ’ den Palo Alto ’ ya uzanan yolculuk aslında “ dünyayı yok etmek ” üzerine kurgulanmamıştı ! Temel mesele insanın doğa karşısında yaşama tutunma sınavı idi . Bir incir yaprağı ile başlayan “ örtünme-giyinme ” ihtiyacı dokuz bin yıl sonra günümüze bu yaprağın Armani , LV , Prada veya D & G etiketi ile karşımıza çıkması şeklinde taşındı . Belki artık bir av hayvanı
2016 ’ DA ADINA “ DEMOKRASI ” DEDIĞIMIZ VE BIR ARADA YAŞAMANIN TEMEL KURALLARININ KRALIN IRADESINDEN HALKIN IRADESINE GEÇTIĞINI GÖSTEREN ILK BELGE OLAN “ MAGNA CARTA ’ NIN ” 800 . YILINI KUTLADIK . ANCAK KAĞIT ÜZERINDE YAZILANLARLA GERÇEKTEN YAŞANANLAR ARASINDA UÇURUMLAR VAR . HÂLÂ GÖBEKLITEPE ’ DE MIYIZ YOKSA ?
derisinden ayaklara bağlanan çaputun adı bugün ayakkabı oldu ama Göbeklitepe ’ de bir kadın ayakkabısının üretilmesi için 8 bin litre su tüketileceği hesap edilmemişti ! Tarihte suç işleyen insanları özgürlüklerinden alıkoymak için hapishaneler bir çözüm olarak inşa edilmişti ama insanoğlunun kendi kendini , adına gökdelen dediği binalarla çevrili kent hapishanelerine tıkayacağı ve buralarda özgürlüklerinden yoksun , gönüllü olarak yaşamak isteyebileceği öngörülmemişti ! 2016 ’ da adına “ demokrasi ” dediğimiz ve bir arada yaşamanın temel kurallarının kralın iradesinden halkın iradesine geçtiğini gösteren ilk belge olan “ Magna Carta ’ nın ” 800 . yılını kutladık . Yıldönümü nedeniyle düzenlenen İngiltere Parlamentosu ’ ndaki “ Neden Demokrasi ?” başlıklı oturumda gerçekten demokrasinin insanlığın hayrına bir sistem olup olmadığı tartışıldı . Çünkü insanlık ; naif , saf ve ideallerin değerlerde karşılık bulduğu demokrasi yüzünden “ rahat yüzü görmemişti ”. Tarih boyunca “ birileri ” demokrasiyi hep kendi özel çıkarları için araç olarak kullanmış ve “ amaçlar ” lafta kalmıştı . Amaçların lafta kalmış olması insanlığı yoksullaştırmış , daha da ötesi gezegendeki yaşamı tehdit eden sonuçlara sürüklemişti . Göbeklitepe ’ den Palo Alto ’ ya yolculuk devam ediyor . Yeni bin yılda yeni bir dünya kuruluyor . Bu yeni dünyanın temelleri atılırken insanlığı nasıl bir yaşamın beklediğini pek bilemiyoruz . Bildiğimiz tek bir doğru var ; insanlık doğa karşısında hiçbir zaman kazanamadı . Kazandığını zannettiği zaman kendini Göbeklitepe ’ de buldu ! 4
GÖ R Ü Ş 26 mizlik de ciddi bir problem halini alabilir. Öte yandan deniz seviyesi beklenenden yüz- de 25 daha hızlı bir şekilde yükseliyor. Dünya nüfusunun çoğunun deniz ya da nehir kıyı- larında yaşadığı göz önünde bulunduruldu- ğunda bu durum daha tehlikeli hale geliyor. 2050’ye gelindiğinde her gün sel baskınları görmek normal bir hale gelebilir. Su ihtiyacı- nı eriyen karlardan sağlayan bazı bölgelerde de susuzluk ciddi bir sorun haline gelebilir. Bugün 1,1 milyar insan temiz suya erişim sorunu yaşıyor. Bu rakamın da 2050’ye kadar artması bekleniyor. MIT’ye göre su sıkıntısı çeken bölgelerde yaşayan insan sayısı 9,7 milyarı bulacak. Yetersiz su sebe- biyle tarım ürünleri de yetiştirilemeyecek. Yaşam tarzımızı da ciddi şekilde değiş- tirmemiz gerekli. Et tüketimini ve genel olarak yiyecek israfını azaltmak önemli. Aşırı tüketimin de önüne geçerek herke- sin atıklarını geri dönüştürmesi gerekiyor. Temiz enerji kaynaklarının kullanımı yaygın- laşmalı, fosil yakıt kullanımına son verilmeli. Dünyayı korumak için ciddi önlemler almak zorundayız, yoksa gezegenimizi kaybetmemiz büyük bir sürpriz olmaz. MAGNA CARTA’NIN 800 YILI Göbeklitepe’den Palo Alto’ya uzanan yolcu- luk aslında “dünyayı yok etmek” üzerine kurgulanmamıştı! Temel mesele insanın doğa karşısında yaşama tutunma sınavı idi. Bir incir yaprağı ile başlayan “örtün- me-giyinme” ihtiyacı dokuz bin yıl sonra günümüze bu yaprağın Armani, LV, Pra- da veya D&G etiketi ile karşımıza çıkması şeklinde taşındı. Belki artık bir av hayvanı 2016’DA ADINA “DEMOKRASI” DEDIĞIMIZ VE BIR ARADA YAŞAMANIN TEMEL KURALLARININ KRALIN IRADESINDEN HALKIN IRADESINE GEÇTIĞINI GÖSTEREN ILK BELGE OLAN “MAGNA CARTA’NIN” 800. YILINI KUTLADIK. ANCAK KAĞIT ÜZERINDE YAZILANLARLA GERÇEKTEN YAŞANANLAR ARASINDA UÇURUMLAR VAR. HÂLÂ GÖBEKLITEPE’DE MIYIZ YOKSA? derisinden ayaklara bağlanan çaputun adı bugün ayakkabı oldu ama Göbeklitepe’de bir kadın ayakkabısının üretilmesi için 8 bin litre su tüketileceği hesap edilmemişti! Tarihte suç işleyen insanları özgürlükle- rinden alıkoymak için hapishaneler bir çözüm olarak inşa edilmişti ama insa- noğlunun kendi kendini, adına gökdelen dediği binalarla çevrili kent hapishane- lerine tıkayacağı ve buralarda özgür- lüklerinden yoksun, gönüllü olarak ya- şamak isteyebileceği öngörülmemişti! 2016’da adına “demokrasi” dediğimiz ve bir arada yaşamanın temel kurallarının kralın iradesinden halkın iradesine geçtiğini gös- teren ilk belge olan “Magna Carta’nın” 800. yılını kutladık. Yıldönümü nedeniyle düzen- lenen İngiltere Parlamentosu’ndaki “Neden Demokrasi?” başlıklı oturumda gerçekten demokrasinin insanlığın hayrına bir sistem olup olmadığı tartışıldı. Çünkü insanlık; naif, saf ve ideallerin değerlerde karşılık bulduğu demokrasi yüzünden “rahat yüzü görmemişti”. Tarih boyunca “birileri” de- mokrasiyi hep kendi özel çıkarları için araç olarak kullanmış ve “amaçlar” lafta kalmış- tı. Amaçların lafta kalmış olması insanlığı yoksullaştırmış, daha da ötesi gezegendeki yaşamı tehdit eden sonuçlara sürüklemişti. Göbeklitepe’den Palo Alto’ya yolculuk de- vam ediyor. Yeni bin yılda yeni bir dünya ձȸ ԁ啹养ŸѕɤĴ)ɭͅāŰȁ}Ÿ})踁 }ѕȁ})م쁥ͅŬ}Źȁ酵)酹ĸ-酹Żā酹ѧ}酵)ىѕeձԄ