|
Türkiye Görünümü Türkiye ' de yapay zekâya özgü, bağlayıcı bir düzenleme henüz bulunmamaktadır. Ancak bu durum, yapay zekâ kullanımının sorumluluk rejiminin dışında kaldığı veya kurumların yönetişim düzenini kurmak için önlerinde çok zaman olduğu şeklinde yorumlanmamalıdır. Türkiye ' de yerleşik şirketler açısından bugünden dikkate alınması gereken üç ana başlık vardır; beklenen mevzuat düzenlemeleri, mevcut hukuk düzeninden doğan sorumluluklar ve AB Yapay Zekâ Tüzüğü ' nün sınır ötesi uygulama alanı.
Türkiye’ de de yapay zekâ uygulamalarının yaygınlaşmasıyla birlikte, düzenleyici çerçevelere olan gereklilik belirginleşmekte ve Türkiye’ nin bu alana yönelik yaklaşımını ortaya koyan belgeler ardı ardına yayımlanmaktadır. TBMM’ ye Haziran 2024’ te sunulan 2 / 2234 esas numaralı Yapay Zekâ Kanunu Teklifi, AB Yapay Zeka Tüzüğü ile paralel şekilde yüksek riskli sistem-
|
nularında bütüncül bir çerçeve önermekte, bu alanda yasal bir düzenleme gerekliliğine işaret etmektedir. Rapor ayrıca koordinasyonu üstlenecek bir Türkiye Yapay Zekâ Kurumu ile bir Yapay Zekâ Etik Kurulu oluşturulmasını önermekte; bu işlevin yeni bir kurum kurulmadan, mevcut kurumlardan birine devredilerek de yerine getirilebileceğini belirtmektedir.
Politika düzeyindeki en önemli gelişmelerden biri, 18 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete’ de yayımlanan 2026 / 9 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile duyurulan Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı’ dır( 2026 – 2030). Plan özel sektör oyuncuları ve kurumlar açısından bağlayıcı nitelikte olmamakla birlikte, kamuda ve ilerleyen dönemde sektörel düzenlemelerde öne çıkması muhtemel yönetişim yaklaşımını ortaya koyması bakımından önem taşır. AB ' nin orantılı risk anlayışı esas alınarak yükümlülükler kademelendirilmekte; düşük riskli uygulamalarda sade
|
kontrol listeleri, orta riskli uygulamalarda kısa form algoritmik etki değerlendirmesi, yüksek etkili sistemlerde ise genişletilmiş etki değerlendirmesi, kamuya açık model kartı ve düzenleyiciye sunulacak teknik dosya yükümlülükleri öngörülmektedir. Yüksek etkili sistemler; sağlık, eğitim, istihdam, sosyal yardım, kredi değerlendirme, biyometrik tanıma, kolluk ve adalet süreçleri ile çocukları ve hassas grupları doğrudan etkileyen uygulamalar şeklinde değerlendirilmiştir. Kurulması öngörülen Ulusal Yapay Zekâ Etik Kurulu ' nun görevi rehberlikle sınırlı tutulmuş, denetim ve yaptırım yetkisi sektörel düzenleyicilere bırakılmıştır.
Düzenleyiciler tarafında; beklentileri bugünden ortaya koyan bir başka kaynak, Kişisel Verileri Koruma Kurumu’ nun yapay zekâ alanında yayımladığı bağlayıcı nitelikte olmayan tavsiye, bilgi notu ve rehberlerdir. Bu metinler KVKK’ nın yapay zekâ sistemleri bakımından nasıl yorumlandığı-
|
53 |
lerde risk değerlendirmesi, uygunluk |
|||
denetimi ve kayıt yükümlülükleri öngörmektedir |
|||
; teklif halen komisyon |
|||
aşamasındadır. Ek olarak, yapay zekâ |
|||
ile üretilen sentetik içerikler, bu içeriklerin |
|||
etiketlenmesi, erişimin engellenmesine |
|||
ilişkin süreler, ayrımcı |
|||
veri setlerinin kullanımı ve platform |
|||
sorumluluğu gibi konularda mevcut |
|||
kanunlarda değişiklik öngören başka |
|||
teklifler de komisyon gündemindedir. |
|||
Bu tekliflerin ortak özelliği, bütüncül |
|||
bir yönetişim çerçevesi kurmak yerine |
|||
münferit alanlara yönelik ve yaptırım |
|||
odaklı düzenlemeler olmalarıdır. |
|||
TBMM Yapay Zekâ Araştırma Komisyonu |
|||
' nun Mart 2026 ' da yayımlanan |
|||
kapsamlı raporu; risk yönetimi, şeffaflık |
|||
, hesap verebilirlik ve denetim ko- |