RÖPORTAJ
"
Güçlü Bir Etik Kültür Ortak Bir Karar Alma Dili Oluşturur.
Hızla dönüşen dijital iş dünyasında şirketlerin büyüme ve yenilik hedeflerini etik ilkeler, şeffaflık ve mevzuata uyumla dengeli biçimde yürütmesi giderek daha fazla önem kazanıyor. Teknolojik gelişmelerin iş yapış biçimlerini sürekli değiştirdiği bu ortamda etik ve uyum, yalnızca kurallara uygun hareket etmekten ibaret değil; kurum kültürünün, paydaşlarla kurulan güven ilişkisinin ve sürdürülebilir başarının da temel unsurları arasında yer alıyor. Bu çerçevede Merzigo’ nun
42 etik ve uyum konularına yaklaşımını, kurumsal değerlerin günlük karar ve iş süreçlerine nasıl yansıtıldığını, risklerin nasıl yönetildiğini ve çalışan farkındalığının hangi uygulamalarla desteklendiğini Merzigo Operasyon Direktörü Ceyda Sıla Çetinkaya ile konuştuk.
1. Kurumunuzun iş etiğine yaklaşımını nasıl tanımlarsınız? Merzigo, film, televizyon ve dijital medya alanlarında premium içeriklerin küresel ölçekte dağıtımını ve gelir elde etmesini sağlayarak yeni nesil içerik ekosistemine güç veren global bir medya teknolojisi şirketi. Dünyanın farklı bölgelerindeki stüdyolar, yayıncılar ve yapım şirketleriyle çalışıyor; onların fikri mülkiyetlerini, markalarını ve ticari çıkarlarını bize emanet ettikleri uzun vadeli iş birlikleri kuruyoruz.
Bu ölçekte ve çok paydaşlı bir ekosistemde faaliyet gösterirken iş etiğini yalnızca uyulması gereken kurallar bütünü olarak değil, nasıl karar verdiğimizi ve nasıl bir şirket olmak istediğimizi belirleyen temel bir ilke olarak görüyoruz.
İşimiz, küresel medya ekosistemindeki farklı paydaşlarla yakın iş birliğine dayanıyor. Bu nedenle güven, çalışma biçimimizin temel taşlarından biri. Bir partnerin içeriğini yönetirken, veriye erişirken, farklı pazarlarda o içerik adına karar verirken veya yeni teknolojiler kullanırken yalnızca“ bunu yapabilir miyiz?” sorusunu değil,“ bunu yapmanın doğru yolu nedir?” sorusunu da sormamız gerekiyor. Bu nedenle, dürüstlük, şeffaflık, karşılıklı saygı ve güçlü bir sorumluluk anlayışını günlük karar alma biçimimizin bir parçası olarak görüyoruz. Politikalar ve prosedürler elbette bunun önemli bir altyapısını oluşturuyor; ancak güçlü bir etik kültürün asıl göstergesinin bu ilkelerin gündelik çalışma biçimine ne ölçüde yansıdığı olduğuna inanıyoruz.