ETİK
Yazı: Ali Cem Gülmen
34 Esperanto ' nun Başarısız Ütopyasından Etik ve Uyum Programlarına Bir Ders
Bir dil tasarlamak mümkündür. Onu herkesin gündelik hayatına yerleştirmek çok daha zordur. Etik ve uyum programları için de aynı şey geçerlidir.
1887 yılının sonbaharında Varşova ' da bir göz doktoru, birkaç yıldır üzerinde çalıştığı bir kitabı yayımladı. Kitap incecikti; kırk dört sayfa. Ama içindeki fikir devasa bir umut taşıyordu: insanların hiçbir millete ait olmayan, tarafsız, düzenli, kolay öğrenilebilir ortak bir dilde buluşabileceği fikri. Doktorun adı Ludwik Lejzer Zamenhof ' tu. Yarattığı dilin adı ise“ umut eden” anlamında Esperanto.
Zamenhof ' un yaşadığı şehir Bialystok dört ayrı topluluğun birbirini düşman gözüyle izlediği bir şehirdi: Ruslar, Polonyalılar, Almanlar ve Yahudiler. Her topluluk kendi dilini konuşuyor, kendi dünyasında yaşıyordu. Genç Zamenhof bu ayrılığın bir çözümü olduğuna inanıyordu: ortak bir dil. Kimsenin gücünü temsil etmeyen, tarihin yükünü taşımayan, herkese eşit uzaklıkta duran bir dil.