için büyük krizlere bakmak gerekmez. Kadın bir çalışanın terfi sürecinde neler yaşadığına bakmak yeterlidir.
Kadınların eşit, güvenli ve etkili biçimde var olabildiği kurumlar; etik kültürü daha güçlü, karar alma kalitesi daha yüksek ve paydaş güvenini daha iyi koruyan kurumlardır. Bu bir tesadüf değildir. Adalet, dürüstlük ve hesap verebilirlik— kadın haklarının dayandığı ilkelerin aynısı— sağlam kurumların da temelidir.
Bu nedenle kadın haklarını savunmak, yalnızca eşitlik adına değil; kurumsal dürüstlük, itibar ve uzun vadeli güven adına da zorunludur. İş dünyasının önünde duran soru şudur: Kadın haklarını her gün yeniden kurulan bir etik sorumluluk alanı olarak mı görüyoruz, yoksa raporlanacak bir gösterge olarak mı?
Kısaca söylemek gerekirse kadınlardan sisteme uyum sağlamalarını beklemek yerine, sistemi daha adil hâle getirme iradesi.
Kaynakça
• Gillian Ku, Jessica Kennedy ve Laura Kray,“ Are Women More Ethical Than Men?”, Greater Good Magazine, 8 Mart 2017.
• Alison Pullen ve Sheena J. Vachhani,“ Feminist Ethics and Women Leaders: From Difference to Intercorporeality”, Journal of Business Ethics, 2021.
21