"
Etik kültür, kurumun resmi söylemi ile çalışanların gerçek deneyimi arasındaki mesafede sınanır. Çalışanlar karar süreçlerinde adaletsizlik hissediyorsa, bildirim yapmaktan çekiniyorsa veya yönetimin bazı davranışları görmezden geldiğine inanıyorsa, güven zayıflar.
"
19 ken görmesini sağlar. Bu katkıyı " kadınlar doğası gereği daha empatiktir " gibi bir kalıba indirgemek yanlış olur. Asıl mesele daha yalındır: Tek tip deneyimlerden oluşan karar masaları bazı riskleri göremez; farklı sesler kurumsal muhakemeyi genişletir.
Ancak bu katkının ortaya çıkabilmesi için kadınların yalnızca masada bulunması yetmez. Seslerinin duyulması, görüşlerinin dikkate alınması ve karar süreçlerinde gerçek etki alanına sahip olmaları gerekir. Aksi hâlde temsil vitrin düzeyinde kalır. Gerçek temsil, kararların içeriğini ve riskleri değerlendirme biçimini etkiler.