INmagazine 40. Sayı INmagazine Sayı 40 | Seite 31

ceğine dair umudumuz yok ise, olanı değiştirme gücünü, sabrını ve cesaretini bulamayız. Bizim uyumcular olarak yaptığımız işin de, sabır, umut ve cesaretle yakından ilişkili olduğunu düşünüyorum.
Belki bir KYC formu doldururken bu söylediğimi hissetmeniz güç olabilir. Ama büyük resmi unutmayalım: gerçekleşmesini önlemeye çalıştığımız riskleri düşünelim: Çocuk işçi çalıştırma, ayrımcılık gibi İnsan hakları ihlalleri, rüşvet ve yolsuzluk, kara paranın aklanması, piyasada rekabetin bozulması, insanların mahreminin, özelinin ihlali.. ve bunlara engel olamazsa, çalıştığımız kurumların itibarının kaybı ….
Peki Etik zeka kullanmadan bunu yapabilir
miyiz? Etik bir kaygı gütmeden,“ dünya iyiyi ve doğruyu boşvermiş” gözükürken hala bu sevdanın peşinden koşabilir miyiz? Kar hedefi ve sene sonu priminden başka bir şey düşünmeyen satıştaki bir arkadaşı farklı davranmaya ikna edebilir miyiz? İşimizi hak ettiğinden fazla yüceltmeye çalışmıyorum: Ama işin içine etik kaygıyı, zekãyı katmaz isek, işimizi iyi yapma sabrı ve cesareti göstermekte zorlanacağımızı söylemeye çalışıyorum.
Cesaret ve etik davranış ilişkisine dair teolog ve felsefeci Paul Tillich’ in bakışını çok anlamlı ve aydınlatıcı buldum. Sizinle de paylaşmak isterim: Nazi Almanya’ sından kaçan bu düşünür,
İngilizce“ Courage to Be” Olmak Cesareti kavramının, bir etik davranış biçimi
olarak, insanın özüne sadık kalma çabası olduğunu ve bunun 2 alt kavramdan oluştuğunu söylüyor.
İlki:“ Courage to be in spite of …” Her şeye rağmen cesur olmak. Biz ona her şeye rağmen etik olma, her şeye rağmen doğru olanı yapma cesareti diyelim … Martin Luther King’ in kendisine yapılan onca baskı ve işkenceye rağmen, şiddet karşıtı duruş ve mücadelesini bırakmama cesareti bunun bir örneği.
İkinci ise,“ the courage to be as a part”-“ kendinden daha büyük, yüce bir şeyin parçası olmak adına cesaret”.
Bu iki kavramın, sadece siyasi bir hareket için değil, herhangi iyi bir amacı
29