‣ though: gerçi, olduğu halde, yine de
‣ thoughtful; düşünceli
‣ thoughtless: düşüncesiz
‣ thousand: bin
‣ thread: iplik geçirmek( iğneye), ipe dizmek, iplik, tel
‣ threat: tehdit, gözdağı
‣ three: üç
‣ throat: boğaz, gırtlak
‣ through: yoluyla, yardımıyla, bir uçtan bir uca ed. sayesinde, kesintisiz
‣ throughout: baştan başa, boyunca
‣ thumb: parmağıyla çevirmek( sayfa), yıpratmak( kitap), başparmak
‣ thunder: gürlemek, gök gürültüsü
‣ thunderstorm: sağanak, gök gürültülü fırtına
‣ thursday: perşembe
‣ thus: böylece, bunun için
‣ thy: senin
‣ tick: tıkırdamak, kene, saat sesi
‣ ticket: etiketlemek, bilet, fiş, etiket
‣ tide: fakıntı ile yüzmek, gelgit, akış
‣ tidy: düzenli
‣ tiger: ikaplan
‣ tight: sıkı, gergin
‣ tightly: sıkıca
‣ till: foprağı sürmek, para kasası ed. kadar, dek
‣ time: zamanlama yapmak, zaman, vade
‣ timetable: tarife, ders programı
‣ tin: konservelemek, teneke kalay
‣ tiny: ufaklık minik
‣ tissue: doku, ince kumaş
‣ title: başlık, ünvan
‣ tobacco: tütün
‣ today: bugün, günümüzde
‣ toe:. ayak parmakları ile dokunmak, ayak parmağı
‣ together: peşinden ayrılmayan, beraber
‣ toilet: tuvalet, süslenme
‣ token: jeton, sahte
‣ tomato:, domates
‣ tomorrow: yarın
‣ ton: ton, moda
‣ tone: ayarlamak, ses, ton, güç
‣ tongue: dil vuruşu yapmak( çalgı), dil, lisan
‣ tonight: bu gece
‣ too: de, dahi, çok
‣ tool: aletle işlemek, alet, araç
‣ tooth: dişlemek, diş, pütür
‣ tooth pick: kürdan
‣ top: üstünü kapamak, üst, tepe, en yüksek, en iyi
‣ topic: konu
‣ torch: meşale, el feneri
‣ torpedo: torpillemek i. torpido, torpil
‣ tortoise: kaplumbağa
‣ torture: işkence etmek, işkence, eziyet
‣ total: toplamını bulmak, toplam, tutar, bütün, toptan
‣ totally: bütünüyle
‣ tough: sert kimse, sert, sağlam
‣ tour: tur yapmak, gezi, tur
‣ tournament: turnuva
‣ toward:-e doğru,-e karşı, uysal
‣ towards:-e doğru,-e karşı
‣ towel: havlu ile kurulamak, havlu
‣ tower: kule gibi yükselmek, kule
‣ town: kent, ilçe, kasaba, kent
‣ toy: oynamak, önemsiz şey oyuncak
‣ trace: çizmek, tasarlamak, ipucu, belirti
‣ tracheitis: soluk borusu iltihabı.
‣ trade: ticaret yapmak, ticaret, iş
‣ tradition: gelenek, adet
‣ traffic: değiş tokuş etmek, trafik, gidiş geliş
‣ tragedy:. trajedi, facia
‣ trail: iz sürmek, iz, yol
‣ transform: dönüştürmek, dönüşüm
‣ transparent: şeffaf, saydam
‣ transportation: ulaşım, taşımacılık
‣ trap: tuzağa düşürmek, tuzak, ağız
‣ tray: tepsi
‣ treasure: değer vermek, hazine, define, servet
‣ treatment: tedavi, davranış
‣ tree: ağaca çıkarmak, ağaç, mil
‣ tremendous: kocaman, muazzam, heybetli
‣ trial: dava, deneme, mahkeme
‣ triangle: üçgen