Hazreti Ali'nin 100 Öğüdü | Página 93

“ Seni inciten kimse itiraf ederse , kabul et . Kin tutma .”
Her zaman hoşgöreceksin , fakat kin tutmayacaksın . Çünkü kin tutmak insana yaraşır bir davranış değildir . Hoşgörünün ismi üstünde , hoş görülecek şeyleri hoş görürsün . Hoş görülmeyecek şeyleri hoş görmez , gözünü yumar , gidersin . Bir şey söylemez , o çirkinliğin sahibi olmazsın .
Hüdavendigar Mevlana , hep güzel şeyleri hoş gördü . Ona sordular : “ Senin yolunun başı var mıdır ?”
Dedi ki : “ Benim yolumun başı olsaydı sonu da olurdu . Benim yolum baştan aşağı güzelliktir , başı sonu yoktur . Kendini ne kadar güzelliklere verirsen o güzelliklerle sarhoş olur , kendinden geçersin .”
Güzellik kaynağı bir yol , bu güzellik kaynağında çirkin bir şey nasıl aranır ?
Hüdavendigar Mevlana şöyle bir seslenişte bulunuyor :
“ Şefkati merhamette güneş gibi ol , Başkalarının kusurunu örtmekte gece gibi ol , Cömertlikte akarsu gibi ol , Hiddeti asabiyette ölü gibi ol , Tevazu ve alçak gönüllülükte toprak gibi ol , Ya olduğun gibi görün ya göründüğün gibi ol .”
Hüdavendigar Mevlana hoş olmayan bir şey gördüğünde , onu örttü ; iyi yaptınız demedi .
Adamın biri bir türlü iş bulamamış , çocukları aç kalmış . Mevlana ’ nın bulunduğu yerden bir halı çalayım , yakalansam da Mevlana bağışlar , diye düşünmüş .
Hüdavendigar Mevlana ’ ya saraydan hediye edilen en kıymetli halıyı çalıp , satmak için pazara götürmüş . Saray adamları halıyı tanımışlar , adamı halıyla birlikte Hüdavendigar Mevlana ’ nın huzuruna getirmişler .
“ Ya Mevlana ! Bu adam sizin halınızı çalmış . Halıyı getirdik , adamı da cezalandıracağız ” demişler . Mevlana ’ nın verdiği cevap ; “ Sakın bu zatı suçlamayın . Bunun ihtiyacı vardı , aldı .” Çaldı , dememiş . İç alemini biliyor . “ Benim hatırım için bağışlayın , ben bir hediyede bulunayım ” diyerek adamı göndermiş .
Başka birine böyle bir şey yapılsa sen nasıl alırsın diyerek tekme tokat karakola götürür . Şimdi buna hoşgörü diyemeyiz .
93