Havacılık Tıbbı Derneği - Bülten Sayı 20 | Page 43
Ağustos
SAYI: 20
Havacılık Terminolojisi...
güvenilir biçimde (kendilerinin afişe edilmeyeceklerinden ve
cezalandırılmayacaklarından emin olarak) rapor etmeleri, bu
bilgilerin analizi ve sonuçta uçuş emniyeti için kullanılmasıdır.
Denizcilikte de kullanılmakta olan bu kavramın ABD’deki
karşılığı: ASRS’dir.
Chokes: Dekompresyon hastalığının akciğer formu olup, göğüs
boşluğunda ortaya çıkan gaz kabarcıklarının neden olduğu kuru
öksürük, göğüs baskısı ve boğulma hissi.
Coriolis İlüzyon: Sabit açısal hareketlerde 20 sn. sonra dönüş
yönüne uyan yarım daire kanalı içindeki endolenf sıvısının
hareketi dengelenir. Artık dönüşü algılamayan pilot bu sırada
aşağı, yukarı veya yana bakmak şeklinde bir baş hareketi yaptığı
takdirde, hareketin yapıldığı eksendeki endolenf sıvısı akışa
geçer. O kanalın kupulasının bükülmesi sonucu, pilotta uçağın
pozisyonuyla ilgisiz, yanlış bir pozisyon algısı doğar ve pilot
dizoryante olur; tono atıyor gibi illüzyona girer, dış görüş de
yoksa pilotun uçağı kurtarmak (!) için verdiği ters kumandalar
çakılmanın başlangıcı olur.
CPL: (Commercial Pilot Licence) Ticari pilot lisansı. En az 18
yaşında olmak, 1. Sınıf sağlık sertifikası almak şartı vardır.
Combat Edge: (Combined Advanced Technology Enhanced
Design G Ensemble) ABD Hava Kuvvetlerinde geliştirilmiş olan
pozitif basınçlı solunum anti-G sisteminin adı. Pozitif basınçlı
solunum, göğüs karşı basınçlı yelek ve tam kaplamalı anti-G suit
hep birlikte kullanılır. Sistem + 4G’de çalışmaya başlar.
CRM: (Crew Resources Management) Uçuş ekibinin gerek
birbirleriyle ve gerekse diğer uçaklarla ve yer ile olan iletişim
ve işbirliği sorunlarının yönetimi. Bir varyasyonu da MRM’dir
(Maintenance Resource Management).
Dekompresyon Hastalığı: Dış basıncın ani azalması sonucu azot
gazının kan ve dokularda hava kabarcıkları biçiminde ortaya
çıkmasına bağlı hastalıklar; Vurgun; Caisson Hastalığı.
Diversion: Hava muhalefeti, sağlık sorunu vb. nedenlerle farklı
bir meydana acil iniş yapılması.
Ear Block: İrtifa değişikliğine bağlı ortaya çıkan basınç farkının
eşitlenememesi sonucu özellikle inişte meydana gelen kulak
tıkanıklığı.
Ear Muffs: Gürültüden koruyucu kulaklıklar.
EarPlanes: Barotravmaya karşı koruyucu kulak tıkaçları.
Earplug: Gürültüden koruyan kulak tıkacı.
EASA: (European Aviation Safety Agency) Avrupa Havacılık
Güvenliği Ajansı. 8 Nisan 2012 tarihinden itibaren JAR’ın yerini
almıştır. Avrupa Birliği ülkelerinin üye olabildiği EASA içinde
Türkiye yoktur.
Ebolizm: Yüksek irtifada, basınç azalması nedeniyle düşük
ısılarda biyolojik sıvıların kaynaması. (Bkz. Armstrong Hattı.)
ECAC: (European Civil Aviation Conference) Avrupa Sivil
Havacılık Konferansı.
Elevatör: Uçağın kuyruk kısmında aşağı yukarı oynayan, sağ ve
sol olmak üzere iki parçadan oluşan yatay kuyruğun parçası.
EPT: (Effective Performance Time) Hipoksik koşullarda bireyin
etkili performans süresi (Bkz: TUC).
ER Uçuşları: (EROPS: Extended Range Operations) Uzun
menzilli uçuşlar.
ESAM: (Europian Society of Aerospace Medicine) Avrupa Hava
Uzay Hekimliği Birliği.
FAA (Federal Aviation Administration) Amerikan Ulusal
Havacılık Dairesi.
FDM: (Flight Data Monitoring) Uçuş verilerini analiz ederek
havayolu şirketlerinin olası riskleri önceden tespit eden ve
önlem alınmasını sağlayan erken uyarı sistemi.
Flap: Kanatların altında yer alan, arkaya ve aşağı doğru hareket
eden, iniş ve kalkış esnasında kanat kesitini uzatıp kısaltarak
kanadın kaldırma etkisini arttırıp azaltmayı sağlayan parçalar.
Fleet: Filo
Flicker Vertigo: Helikopter palinin dönüşü sırasında güneş veya
başka ışıkların periyodik olarak dakikada 4-20 defa kesintili
olarak göze gelmesiyle tetiklenen bulantı, kusma, baş dönmesi,
oryantasyon bozukluğu ve konvulsif nöbet.
Flight Surgeon: Uçuş doktoru.
Fly by Wire: Uçakların manuel kumandalar yerine elektronik
sistemler yardımıyla yönetilmesi.
FoF: (Fear of Flying) Uçuş korkusu.
Frenzel Manevrası: Burun ve glottis kapalı iken ağız ve boğaz
tabanının kasılması yoluyla östaki kanalını açmaya çalışan
Valsalva versiyonu manevra.
GCA: (Ground Controlled Approach) Kötü hava şartlarında
pilota, telsiz vasıtasıyla emniyetli bir yaklaşma ve iniş sağlaması
için mesafe ve irtifa bilgilerini veren yer istasyonu.
Glass Cockpit: Uçuş aletlerinin (mekanik değil) elektronik
özellikte olduğu ve gerektiğinde bir monitöre aktarılabilme
özelliği olan kokpitler. (Kokpit borda panelindeki göstergelerin
ayrı ayrı aletler biçiminde değil, bir monitör üzerinde görüntü
şeklinde yansıtılır. Böylece, örneğin bir uçuş simülatörünün
gösterge paneli farklı uçak tiplerine göre değiştirilebilecek
tarzda kolaylık sağlanabilmektedir.)
G-Loc: (G induced Loss of Consciousness) Yüksek ve süreli
G kuvvetlerine bağlı olarak kanın beyinden aşağı dokulara
kaymasına ve beyin hipoksisine bağlı bilinç kaybı. Pilot
bu süreçte konvulsion geçirir ve kuma