Havacılık Tıbbı Derneği - Bülten Sayı 20 | Page 39
Ağustos
SAYI: 20
Neil Armstrong
Ay’a ilk ayak basan insan ünvanı sahibi
N. Armstrong 25 Ağustos 2012 günü 82
yaşında öldü. Ölümünden 3 hafta önce
kalp ameliyatı geçirmişti ve operasyon
sonrası komplikasyonlar nedeniyle hayatını kaybettiği açıklandı.
5 Ağustos 1930’da Wapakoneta, Ohio’da
doğmuş; sivil pilot olarak Navy’de ve
NASA’da görev yapmış, 1958 yılında
uzay programı için seçilmişti. 1965-66
yıllarındaki Gemini Projesi kapsamında (Gemini-8 ile) ilk kez uzaya gitti. 20
Temmuz 1969 günü Apollo-11’in Eagle aracıyla Ay’a (Sessizlik Denizi; Sea of
Tranquility) ayak basan ilk insan oldu.
Ay’a indiğinde söylediği, “Bu benim için
küçük bir adım, ama insanlık için dev bir
adım” (That’s one small step for a man,
one giant leap for mankind) sözleriyle tarihe geçti. Ay’da Edwin Aldrin ile birlikte
2,5 saat kalan Armstrong, 1971 yılında
NASA’dan ayrılarak 1979’a kadar Cincinnati Üniversitesi’nde uzay mühendisliği
bölümünde profesör olarak görev yaptı;
1985-1986 yıllarında Uluslararası Uzay
Komisyonu’nda çalıştı.
Dünyanın çeşitli ülkelerindeki tutucu
kesimler, Armstrong ve Aldrin’in aslında
Ay’a inmediğini, bunun koca bir yalan olduğunu; bazıları da Armstrong’un Ay’da
ezan sesi duyduğunu, sonradan Müslüman olduğunu yazıp söylediler. Gene bir
komplo teorisi olarak, Ay’daki yürüyüşlerin de kaydedildiği Apollo-11 orijinal kasedinin yok edildiğini iddia ettiler…
Gazeteci Serdar Devrim N. Armstrong’u
“Ay’ın aydınlık yüzü” olarak niteliyor.
En çaresiz durumlarda bile soğukkanlılığını ve analiz yeteneğini kaybetmediği
için “Ice Commander” lâkabı takıldığını;
o kendisini ‘beyaz çoraplı, eski moda bir
mühendis’ olarak tanımlasa da, aslında
çok başarılı bir mühendis, gözü kara ve
tecrübeli bir pilot olduğunu yazıyor. 20.
Yüzyılın en parlak yıldızlarından birisi
olmasına rağmen, şöhret patlamasın-
dan başının dönmediğini; birçok başka
‘American Hero’ gibi, siyasete atılmayı,
başkanlık yarışına girmeyi ve şöhretini
paraya çevirmeyi düşünmediğini; bunun
psikolojik bir denge gerektirdiğini… söylüyor. S. Devrim ayrıca gölgedeki diğer
kahraman olan Michael Collins’e dikkat
çekiyor; Ay’a kadar gidip Ay’a inmeden
geri dönmeyi kabul etmenin erdeminden
söz ediyor. (Hürriyet İK-2.9.2012).
Ay’a iniş aracı olan Eagle’ın geri dönüş
sırasında motorunun çalışmama riski
vardı. Bir belgesel çekiminde, eğer bu
aksilik olup Ay’dan kalkış yapamamaları
durumunda ne yapacakları sorulduğunda
Aldrin, “Oksijenimiz tükeninceye kadar
çözüm üretmeye çalışacaktık, sonra da
teslim olup uykuya dalmayı kararlaştırmıştık…” demişti. Nitekim Eagle’da bir
kablonun yerinden çıktığını gördüler; E.
Aldrin hep yanında taşıdığı bir tükenmez
kalemin ucu ile bu küçük ama çok kritik
tamiratı yaptı.
Ekibin çok yetenekli, ama psikolojik yönden biraz zayıf halkasının Edwin Aldrin
olduğu söylenir. Aldrin, “Return to Earth”
başlıklı otobiyografisinde Dünyaya dönüşünden sonraki alkol ve depresyonla mücadelesini anlattı. Ailevi sorunlar yaşadı.
Ay’da bir topluluk kurma gibi düşünceleri ve mistik eğilimleriyle gündeme geldi. Aldrin, lâkabı olan ‘Buzz’ sözcüğünü
1988 yılında yasal ismi yaptı. Komedyen
Ali G ile birlikte bir gösteriye çıktı. Çizgi
film kahramanı Homer Simpson ile uzaya
çıkmasını konu eden bir bölümde oynadı
ve kendisine ‘Deep Space Homer’ adını
verdi. Komplo teorileri yazarı Bart Sibrel’i,
ayda yürümediği, yalancı olduğu ithamları üzerine yumrukladı... Bu tutumlarıyla
ABD’nin uzay çalışmalarının ciddiyetine
bir parça gölge düşürdü. N. Armstong
ise alçakgönüllülüğünü ömrü boyunca
korudu; misyonunu bilimsel çalışmalarla
tamamladı.
Hazırlayan: Dr. Muzaffer Çetingüç
427