Havacılık Tıbbı Derneği - Bülten Sayı 20 | Page 38

Ağustos SAYI: 20 Prof. Dr. Üner TAN Biyografisi: 1 Mayıs 1937 tarihinde Ordu’nun Ünye ilçesinde doğdu. 1956 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne girdi. Eğitiminin üçüncü yılında Almanya’da Goettingen Üniversitesi Tıp Fakültesine giderek tıp eğitimini burada tamamladı. Bu süreçte eş zamanlı olarak Max-Planck Araştırma Enstitüsü’nde fizyoloji doktorası yaptı. 1966 yılında bu eğitimini tamamladıktan sonra 1969’da Türkiye’ye dönerek Hacettepe Üniversitesi’nde akademik kariyerine başladı. 1973 yılında Fizyoloji doçenti oldu. Aynı yıl askerlik hizmeti için Eskişehir Hava Hastanesine atandı. Burada Fizyolojik Eğitim Merkezinde eğitmen ve kurs hocası olarak görev yaptı. Bu dönemde yaptığı çeviri, “Uçak Ekibi İçin Hava Tababeti El Kitabı” başlığıyla yayınlandı. 1975 yılında Erzurum Atatürk Üniversitesi’nde çalışmaya başladı. 1977 yılında profesör oldu. 1999 yılına kadar Atatürk Üniversitesinde çalışan Prof. Tan, 1999-2002 yılları arasında Karadeniz Teknik, 2002-2004 yılları arasında da Çukurova Üniversitesi’nde görev yaptıktan sonra 2004 yılında emekli oldu. Çalışma konuları: Spinal motor sistem, kas iğcikleri, beyin korteksi fizyoloji ve farmakolojisi, epilepsi fizyoloji ve farmakolojisi; insan, kedi ve sıçanlarda asimetrik beyin, sekse bağlı farklılıklar ve motor asimetri; yeni doğanlarda beyin gelişimi, refleksler; kadın-erkek farkları, beyin büyüklüğü ve hormonlarla ilişkileri, parmak uzunluk oranları; el tercihi ve el becerisi... Çocukluk döneminde iki bacak (bipedal) yürüyüşüne geçmeyip el ve ayak üzerinde (kuadrupedal) yürüyen 19-34 yaş arasındaki 5 kardeş üzerinde yaptığı bilimsel araştırmalar bilim çevrelerinde büyük ilgi ile karşılanmıştır. Diğer belirtileri, konuşma bozukluğu (kendi aralarında ilkel konuşma) ve zekâ geriliği olan tablo dünya literatürüne “Üner Tan Sendromu” olarak geçmiştir. Üyelikleri: Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) asli üyeliği, Amerikan Nöropsikoloji Akademisi profesyonel üyeliliği, Dünya İnovasyon Vakfı (WIF) danışman üyeliği, IJN (International Journal of Neuroscience) editörlüğü... Aldığı ödüller: TÜBİTAK Teşvik Ödülü (1973), Eczacıbaşı Tıp Bilim Ödülü (1975), Dorothea Morton Nörolojik Bilimler Birincilik Ödülü (1980), James Heineman NATO Araştırma Ödülü (1980), TÜBİTAK Bilim Ödülü (1986), Albert Einstein Vakfı Bilim Ödülü (1986), ABD Ömürboyu Başarı Ödülü (1987), Sedat Simavi Tıp Ödülü (1988), Nobel Barış ve Bilim Madalyası (1991), ABD Altın Akademi Yaşam Boyu Başarı Ödülü (1992), Dünya Yeni Buluşlar Vakfı Ödülü (2002). Üner Tan Hoca ile Röportaj Soru-1: Yedek subaylığınızı fizyoloji doçenti olarak 1974-75 yıllarında Eskişehir Hava Hastanesi Fizyolojik Eğitim Merkezinde yaptınız. Yanlış adrese atandığınızı düşündünüz mü, sonradan fikrinizde değişiklik oldu mu? Cevap: Eskişehir’de bir Fizyolojik Eğitim Merkezi olduğunu bilmiyordum. Kurrada Eskişehir Hava Hastanesi çıktığında üzüldüm. Orada çalışmaya başladıktan sonra ne kadar isabetli bir atama olduğunu düşündüm. Tam benim yerimdi. Her şey çok ilginçti. Yeni şeyler öğrendim. Mesai saatleri içerisinde pilotlar ve doktorlara dersler anlattım, geceleri ise makale yazdım. Bu sürede bir de havacılık tıbbı kitabı hazırladım. Soru-2: Daha önce akademik hayatınız boyunca havacılık tıbbı alanında çalışmalar/ araştırmalar yapmış mıydınız? Cevap: Daha önce havacılık tıbbı alanında çalışmalarım olmamıştı. Derslerde de bu konuya hiç değinmemiştim. Orada verdiğim derslerle bu konuyu da öğrenmiş oldum. Pilotlara uçuş fizyolojisi ve uçuş psikolojisi dersleri verdim; beyin, denge sistemi, uçucu vertigosu derslerini anlattım. Pilotlar son derece saygılı idi. Alçak basınç odası uçuşlarına eşlik edip, vertigo eğitim cihazında pilotlar üzerinde araştırmalar yaptım. 426 Soru-3: Uçuş tabipliği kursu için Merkeze gelen doktor kursiyerlere öğretmenlik yaptığınız süreçte kursiyerlerle ilişkiniz nasıldı? Askeri hiyerarşi kaynaklı sorun yaşadınız mı? Cevap: İlişkilerimiz son derece iyi idi, askeri hiyerarşiyi hissetmedim. Derslerimde disiplin ve saygı hâkimdi. Onlardan gördüğüm sevgi ve saygıyı sivil üniversitelerde görmedim. dı. Postrotarik nistagmusları gösteriyordum. Bir de alçak basınç odası vardı. Pilotlar kapalı odaya alınıyor, oksijen maskesi takılıyor ve basınç sürekli düşürülüyordu. Belli bir yükseklikte maske çıkarılıyor, gerisin geriye sayması isteniyor ve kaç dakika dayanabildiği ölçülüyordu. Soru-6: Havacılık tıbbı alanında bir kitap hazırlamayı Komutanlık mı önerdi, yoksa kendiniz mi istediniz? Cevap: Havacılık tıbbı alanında bir eser bırakmak benim kendi arzumdu. Soru 4: Hava Hastanesi’ndeki göreviniz esnasında unutmadığınız bir anınız var mı? Cevap: Hastane Başhekimi İlhan Cankat paşa beni sabahları arabasına alır, halimi hatırımı sorardı. Bu da beni çok mutlu ederdi. Ancak hastaneye geldikten sonra beni çağırtır ve neden geç kaldığımı sorardı. Aslında ben kendisi ile birlikte 8:15’te gelmiş olurdum. Arabasında gayet iyi davranır, fakat sonra pür ciddi beni sorgulardı. Bu durumu asla kavrayamazdım. Bu fırçalamalardan bıktığım bir gün, “erken gelip çay mı içmemi yoksa geç gelip çalışmamı mı istersiniz” diye sordum. Komutan da “erken gel çay iç” demişti. Bense geç kalıp havacılık tıbbı alanında bir eser bırakmak istedim. Nitekim sonraları onunla karşılaşmamak için yolumu değiştirdim. Ayrılırken de benim için ayrılış yemeği düzenledi ve Hava Hastanesinin hizmet plaketini verdi, çok sevindim. Oradan çok mutlu ayrıldım. Soru-7: Havacılık tıbbının uçuş emniyeti üzerindeki rolü hakkındaki kanaatiniz nedir? Bu konuda genç uçuş doktorlarına ve uçuculara tavsiyeleriniz var mıdır? Cevap: Havacılık tıbbı, özellikle uçuş fizyolojisi ve uçuş psikolojisi dersleri, uçuş emniyeti yönünden mutl Z