Havacılık Tıbbı Derneği - Bülten Sayı 20 | Seite 35

Ağustos SAYI: 20 THY’de İş Yavaşlatma, Grev ve İşten Çıkarmalar… Türk Havayolları pilot, kabin memuru ve teknik personelinden bazıları, havacılık işkoluna grev yasağı getiren yasa (“Köle yasası”) teklifini protesto etmek amacıyla iş yavaşlatma ve göreve gelmeme eylemi yaptılar. 29 Mayıs 2012 gününden itibaren Hava-İş Sendikası öncülüğünde yapılan bu eylem sonrası THY bu grev yüzünden 179 uçak seferinin iptal edildiğini, 100 bin yolcunun mağdur olduğunu, zararın 2 milyon $ bulduğunu açıkladı (THY işten çıkarmaları haklı göstermek için bu rakamı abarttığı iddia edildi). Seferi yapılamayan uçak yolcuları otellere yerleştirildi. Bazı uçuşlar Sky Havayollarından kiralanan 3 uçak ile gerçekleştirildi. Hostes eksikliğini gidermek için teknisyenlere görev verildi. Eğitimleri bitmemiş hostes adaylarına da alelacele sertifika verilip göreve gönderildiler. Teknisyenlerden greve katılanların boşluğunu doldurmak için ise görev süreleri 36 saate kadar uzatıldı. (Bunlar şüphesiz uçuş emniyeti riskleriydi.) AKP Milletvekili Metin Külünk’ün teklifi üzerine ivedi çıkarılan bir yasa ile sivil havacılık çalışanlarının grev hakkı yasaklandı. THY yönetimi 305 personelin iş akitlerini feshetti. Hava-İş sendikası mağdur personele her tür desteğin verileceğini, ILO’nun devrede olduğunu söyledi. İşten çıkarılan bazı personel pişmanlık dilekçeleri, bazıları da hastalık raporu ibraz ettilerse de yönetim tarafından kabul görmedi. THY’nin resmi sitesi hack’lendi… Güvenlik komisyonunda alınan “AHL’da her türlü eylem yasaklanmıştır” kararının tebliğinden sonra da eylemlerine devam edeceklerini belirten Hava-İş Bşk. Atilay Ayçin, polisin gözaltına alınma ve zor kullanma ihtimaline de rest çekerek, “Buyursunlar gelsinler biz buradayız” diyerek yanıt verdi. THY’nı protesto eden grup, “We are Turkish Airlines and You Are Fired. Just because you defended your basic rights. Brutally Yours” (Biz Türk Hava Yollarıyız ve Sen Kovuldun. Sadece sosyal haklarını savunduğun için) yazılı t-shirt ve şapkalar giydi. Türk Hava Yolları’nın Globally Yours (Dünya sizin) sloganını ise Brutally Yours (Acımasızlık-Vahşilik Sizin) şeklinde değiştirdi. İbrahim Köktener yazıyor: “Türkiye’de son on yılda yaşananlar, kapitalizmin kuramcılarına bile “pes” dedirtecek cinsten. İşverenin çıkarlarını gözetmek için üretilen anti demokratik, “orijinal fikirler” gerçekten çok ileri (!) boyutlarda… İşte basit bir örnek: Stratejik sektörmüş, grev büyük zarara yol açarmış, yolcular perişan olurmuş, turizm baltalanırmış, ekonomi ciddi kayıp yaşarmış. Yani havacılık sektöründe grev yapmak bir nevi vatan hainliği… Peki ne olacaktı? Grev denilen eylem olmadan sendika yaptırım gücünü nereden alacak? Birçok ülkede havacılık çalışanları hakları için greve gidiyor. Doğal olarak grevin getirdiği sonuçlar da etkisini hissettiriyor. İşler aksıyor, yolcu havaalanında perişan oluyor, işveren zarara uğruyor, işçiler ağır bedeller ödüyor. Çünkü grev demokratik toplumlarda üretenin en güçlü silahı… Bunu işçinin elinden almak, ya da kimi sektörde serbest bırakmak kiminde yasaklamak, hangi demokrasi anlayışıyla bağdaşır? Şunu görmek gerekiyor: THY’de olanlar bir başlangıçtır. Üretenin hakkını gaspeden anlayış yerleşmiştir ve kimsenin gözünün yaşına bakmadan yayılacaktır. Emeğe yönelik bu türden operasyonlar benzer biçimlerde diğer sektörlere de sirayet edecektir… O halde gelinen durumu özetle değerlendirecek olursak, THY işçilerinin ödediği bedel büyüktür. Şu andan sonra verilecek mücadele çok daha geniş satıhta ve çok daha etkili olarak yaygınlaşmalıdır. Göründüğü kadarıyla bu boyutta bir eylemliliğe karar vermek, organize olmak ve sonuca gitmek Hava-İş’in boyunu aşar. Konuyu “THY işçilerinin meselesi” boyutuna indirgemek ve Hava-İş Sendikasından tek başına bir şeyler yapmasını beklemek, gelecek daha büyük tehlikeyi görmezden gelmek, yaşanan gelişmeyi sektörel temele indirgemek demektir. Halbuki bu gidiş sendikasızlaştırmaya giden yolun ya da en hafifinden sendikayı tabela sendikası haline getirerek etkisizleştirmenin habercisi değil midir?” (www.airkule.com) Can Ataklı yazıyor: Vicdansızlığın bu kadarına da pes. “Türk Hava Yolları’nda oynanan oyunu ve hem “intikam” hem de “yandaşa yer açma” amaçlı işten atma operasyonunu daha önce yazmıştım. “İnsanları açlıkla terbiye etmeye” kalkan bir zihniyetin demokrasilerde yeri olmaz. “Yeni Türkiye” artık öyle bir Türkiye ne yazık ki. Ancak THY’nin başına çöreklendirilen yönetimin “kindar” tavrı öyle bir vicdansızlığa da yol açmış ki, insanı insan olmaktan utandırıyor. Bazı gazet