FUSKA MAG 2 | Page 95

94 FUSKA MAG FUSKA MAG FUSKA MAG FUSKA MAG FUSKA MAG 95

fUSKA MAG DANS fUSKA MAG DANS

çalışarak geliştirmeye çalıştık.

Dansları genel olarak “giriş” düzeyinde çalıştık. Senkronizasyondan, “halk oyunu ekibi” geometrisi ya da “sahne düzeni” oluşturmaktan kaçındık. Örneğin halay formu ile beden müziğini bir araya getirmeye çabalarken hedefimiz herkesin “aynı” yapmasını sağlamak değil, birlikte dans etme ruhunu yakalayabilmekti.

Geleneksel danslar ile beden perküsyonu ve beden müziğini hemhal eden “parçalar” da oluşturduk. Dansların eşlik ettiği şarkıların, müziklerin (davul, darbuka… vb.) ritim vuruşlarını temel aldık ve hem bu ritimleri (yeniden) oluşturmayı hem de ritimlerin danslarını yorumlamayı düşündük. Bunu seçtiğimiz (Elo Dîno ve Lê Bûkê gibi) şarkılar üzerinden, beden müziği (ritmi ve şarkısı) icra edilirken çekilen halay denemeleri şeklinde yaptık. Böylelikle, atölye ya da sahneleme gibi çalışmalarla başkalarıyla paylaşabileceğimiz parçalar biriktirdik ve sahne üstü üretimine yönelik ipuçları oluşturduk.

Çalışma “kayıtları” ve paylaşım…

Çalışmalar esnasında video kayıtları aldık. Salondaki beyaz tahta üzerinde tuttuğumuz notların fotoğraflarını çektik. Böylelikle bir kayıt/görsel arşiv oluşturmaya çalıştık. Başlarken, her çalışma sonu rapor yazma kararı almıştık ama iki rapordan sonra bu uygulamayı fiilen bırakmış olduk. Daha sonra bir blog denemesi yaptık.[v] Fakat 10. hafta tahtasından sonra bir giriş yapmadık. Çalışmalarımızı kamusallaştırma, farklı kişilerle paylaşma niyetiyle giriştiğimiz bu tür çalışmaları pek fazla ilerletemedik. Daha sonraki değerlendirmelerimizde, blogspot formatı yerine daha işlevsel bir format oluşturmaya karar verdik.

Başlarda duyduğumuz ihtiyaç üzerine, 29 Ocak 2013’te Ayşe bize “dünyadan beden müziği/beden perküsyonu örnekleri” temalı, video destekli bir sunum yaptı. Bu süreçte, dışarıya dönük üç de çalışma ortaya çıktı:

1) Ömer, 23 Aralık 2012’de, Geoaktif Kültür ve Aktivizm Merkezi’nde düzenlenen “Alternatif Medya Şenliği”nde interaktif bir beden müziği çalışması yaptı.

2) 27 Aralık 2012’de “Ötekilerin Postası ROBOSKİ ÖZEL Alternatif Canlı Yayını”nda, Geoaktif Kültür ve Aktivizm Merkezi’nde, çalışmada doğaçladığımız ve Kardeş Türküler projesi solistlerinden Wedat’la birlikte çalıştığımız kısa bir sahneyi beş kişi olarak (Seteney-Duygu-Ömer-Mesut-Cem) sergiledik. (6)

3) Mart ayında, Berna çalışmayla ilgili bir yazı yazdı.(7)

4) 30 Mayıs 2013’te, Ghetto’da düzenlenen Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği’ne destek gecesine Ayşe, Seteney ve Berna “Oj Ti Mome” şarkısıyla katıldı. Ayşe’nin düzenlediği bu sahneye Seteney ve Berna eklenmiş ve ilk beden müziği performanslarını gerçekleştirmiş oldular.

performanslarını gerçekleştirmiş oldular.

Ara değerlendirme:

23 Mayıs 2013 tarihinde, müzik, dans ve beden perküsyonu başlıklarını hem ayrı ayrı hem de birlikte ele aldığımız bir ara değerlendirme yaptık ve çıkan “anahtar kelime”leri not ettik.(8) Her üç başlıkta da, başlangıçtaki halimizle kıyaslanmayacak gelişmeler olduğunu teslim ettikten sonra, geliştirilebilir alanlara konsantre olduk:

- Örneğin akış ve ses kalitesinde istediğimiz yerde değildik. Belki daha fazla beden perküsyonu mesaisi yapmalı, mekanizmaların daha çok üzerine gitmeli, usullere de girmeliydik.

- Hem vokalde hem de beden seslerinde, ses kalitesi ya da beden perküsyonu sesleri dinamiği (şiddet, akış, nüans…vb) sorunluydu.

- Bedenlerimiz henüz bir enstrüman olarak hazır değildi (yani “sazımızı yenememiştik”). “Hareketten doğan sese” konsantre olmayı sürdürelim dedik. Koordinasyon (el-ayak, sağ-sol) çalışmalarına devam etmeye; muhtelif beden perküsyonu oyunlarını tekrarlamaya karar verdik.

- İlk aylarda çıkan güzel ödevleri tekrar ele alalım, dedik.

“Kamp” Fikri:

Çalışmalarda dans-ritim-vokal-beden perküsyonu “halveti” gerçekleştirmeye çalışırken, örnek sahneler oluşturmayı da amaçlıyorduk. Ara değerlendirmede, bunları, teması olan, daha kapsamlı bir bütünün içine yerleştirmeye çalışabiliriz, dedik. İçinde sahne denemelerimiz, beden perküsyonu parçaları/egzersizleri, ödevler, belki bazı sololar ve seyirciyle interaktif bir bölüm de olabilirdi. Ara toplantılar ve değerlendirmeler gibi, sahneleme çabası da “toparlanmamızı” sağlayabilirdi. Belki Kardeş Türküler projesinin gündemindeki şu konular üzerinden de düşünebiliriz, dedik: göç, kentsel dönüşüm, Alevi meselesi, çevre, kadına yönelik şiddet… vb. 6 aylık çalışmadan çıkan malzemeyi unutmadan, ama sadece onlarla sınırlı da kalmadan, yaratıcılığa açık bir “kamp” yapmaya karar verdik. Kampa kadarki dört çalışmada, mevcut malzemeleri toparlamaya, inceltmeye çalışacaktık. Bazı “öncü” arkadaşlar Salı günkü çalışmalarımız dışında toplanıp, çeşitli düzenleme fikirleri üretmeye çalışacaklar; listedeki muhtelif danslar/beden perküsyonu parçaları/egzersizler/ödevlerden bazılarını seçip toparlamada, birlikte çalışıp fikir üretmede gönüllü olacaklar ve daha hızlı ilerlememizi sağlayacaklardı.

devam edecek...