Dokun Dergisi | Page 7

DOKUN Fahri SEVİMLİ: “28 Şubat süreci Müslümanları sindirmek, Müslümanları kabuğuna çekilmesini sağlamak ve İslam’ı tamamen vicdanlara gömmek adına, sosyal hayattan söküp atıp, vicdanlarda kalsın İslam diye yapılan altı milyon dokuz yüz oy alan bir partiyi kapatarak bir siyasi hareketin kökünü kazımak için yapılan bir hareketti.” Bu dönemde tartışmalar eğitim üzerine yoğunlaştı. Çünkü her siyasi iktidar gibi Cumhuriyet rejimi de eğitimin bir toplumun bilincini oluşturan temel unsur olduğunu gayet iyi biliyordu. Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile artık tek tip eğitimden geçirilen, devrimin ilkelerine bağlı bir nesil yetiştirilmek istendi ve başarıldı da. Dini bir kenara itip, laiklik adı altında yıllarca ulaşılmaya çalışılan “Çağdaş uygarlık” hep bir hayal olarak kaldı. İnsan fıtratına aykırı olan yeni eğitim sistemi ile toplum cahilleştirildi ve bu sayede olanları sorgulamayan pasif bir kitle oluşturuldu. Karşı çıkmaya çalışanların sesleri kesildi. Yirminci yüzyılın ikinci yarısında İslami hareketliliğin yeniden ivme kazanmasıyla birileri helvadan yapılan ‘özgürlük’ putunu yemek zorunda kaldı. Ard arda gelen darbeler gelişmekte olan diriliş sürecine engel olamayınca laikliği koruma adına son çözüm yoluna başvuruldu. 28 Şubat sürecinde o zaman Refah Partisinde vücut bulmuş “Siyasal İslam” susturuldu. Fakat asıl önü kesilmesi gerekenler vardı. İmam Hatip Lisesi mezunu öğretmenler, doktorlar, avukatlar. Bunun da yolunun eğitim reformundan geçtiğini tahmin etmek hiç de zor olmasa gerek. İmam Hatiplerin yanında sayıları hızla artmakta olan Kuran kursları da batıl güçlerin hedefindeydi. Yeni gelen düzenlemeler ile bilinçsiz bir nesil yetiştirmeyi amaçlayan bir sistem kuruldu. Amaçsız ve düzensiz bir eğitim sisteminin genç nesillere verdiği tahribat ortada dururken heyecanla okula başlamış küçücük çocukların beyinlerini yıkayan bir öğretimin sonuçlarını tasavvur etmek artık hiç de zor değil. İşte sonuç: Şuur, bilgi, ahlak, inanç, kısacası insanı insan yapan meziyetlerden yoksun kalmış bir nesil duruyor karşımızda. Kaynağını Kuran ve Sünnetten almayan bir eğitim (!) asla insana hitap edemez. İnsan fıtratına ters düşer. Neden mi? İnsanın fıtratı İslam’dır çünkü… Eğitim sistemi kapsamında yaşanan onca gelişmeden sonra bugün hala aynı sıkıntıları yaşıyor olmamız şu gerçeği anlamamıza vesile oldu: en iyi eğitim, evde anne ve baba tarafından çocuğa verilen İslami terbiyedir. Okullara gönderdiğimiz çocuklarımızın zihinlerindeki bozukluğu temizlemeye başlamadan önce sağlam bir ev eğitimi şarttır artık. Bu eğitimin gayesi de Âdem aleyhisselamın tabi t