DOKUN
KERVAN
YOLDA
OKUR
Ö m e r Fa r u k A l ç a k a k a n
Fo t o ğ r a f : M u z a f f e r Y ı l d ı r ı m
Hazret-i Ömer radıyallâhu anh, bir kimse methedildiği zaman, methedene: “-Sen hiç onunla; komşuluk, yolculuk veya ticâret yaptın mı?”
diye sordu. Yani Hazreti Ömer radıyallahu anh,
bir kimseyi tanımış olmak için onunla komşuluk,
yolculuk veya ticaret yapmış olmamız gerektiğini söylüyor. Evet, şartlardan biri de yolculuk. Biz
de Allah katında tek hak din olan İslam’a davet
için bir araya geldiğimiz Sosyal Doku Vakfı’ndaki
kardeşlerimizle beraber, birbirimizi daha yakından tanımak, birbirimizin eksiklerini öğrenip tamamlamak için yollara düştük. Bu seyahatimizin
bir amacı da gittiğimiz yerlerdeki kardeşlerimizle
bağlarımızı kuvvetlendirmek, ümmet bilincini yeniden diriltmekti.
İlk durağımız Sakarya Acarlar Longozu…
Acarlar Longozu, Türkiye’nin tek parça halindeki en büyük longoz ormanıdır. Bu orman özellikle birçok endemik bitkiyi üzerinde barındırıyor.
Longoza girdiğinizde dikkatinizi longozun güzelliğinden alamıyorsunuz. Longoz üzerinde yapılmış
ahşap yol ile adeta şehrin karmaşık ve gürültülü
sokaklarından arınıp, tertemiz bir doğa üzerinde
geziniyorsunuz. Bizler; 24 kişi, marşlarla şenlendirdik Acarlar Longozunu. Eğer bir gün siz de kışın
ortasında yola çıkarsanız, sizi ısıtacak bir şuur arayın kendinize ya da 24 kişi…
Sakarya’nın Yeşil Toprağı, Paralı Köyü…
Yemyeşil dağlar arasından geçtik. Her anımız
biraz tefekkür biraz da merak içerisindeydi. Bizi
evlerine buyur eden Yusuf Aksoy amcamızın evine misafir olduk. Bir o kadar sıcakkanlı insanların
bulunduğu Paralı Köyü, geçimini fındık üreticiliğinden sağlamakta. Köyde geçirdiğimiz güzel ve
samimi dakikalar ardından Yusuf Amcaya veda
ettik.
Kıvrım Kıvrım Sakarya Nehri…
Necip Fazıl’ın meşhur Sakarya Türküsünü adından yazdığı Sakarya Nehri’ne gittik.
Üzerimize bir vefa borcu bildik ve İstanbul’da şiir
gecesinde tekrar anmak için Sakarya Türküsünü
seslendirdik. Özellikle nehrin denizle buluştuğu
kıyıdaki moloz yığınları ve fiziksel atıklar bizi hayliyle üzdü. Ancak tüm bunlara rağmen, nehrin
denize döküldüğü yerde muhteşem bir manzara
vardı. Eğer bir gün siz de Sakarya Nehri’ne yolunuz düşerse o kıvrım kıvrım akan nehrin kıyısında
bir bardak çay içmeden geçmeyin.
32