DOKUN
Kur’an’dan Sahsiyet
Kazanmak!
Burhan Yazıcı
H
er insan şahıstır ama şahsiyet sahibi değildir. Binaenaleyh yaşadığımız dünya
üzerinde iki tür insan tipiyle karşı
karşıyayız:
a) Sadece şahıs olup şahıs kalan insanlar
b) Şahsiyet sahibi insanlar
Aslında bunu Müslümanlara
da uygulayabiliriz:
a) Müslüman şahıslar
b) Müslüman şahsiyetler
Vahiy, şahsa şahsiyet kazandırmak için şahsı muhatap alır.
Yani şahsı terbiye ve tezkiye ederek şahsiyet oluşturur. Rasulullah
sallallahu aleyhi ve selemin yirmi
üç yıllık mücadelesine baktığımızda temel hedefinin ve yoğunluklu
amacının şahsiyet oluşturmak olduğunu gayet net bir şekilde izleyebiliriz.
Öncelikle şahıs ile şahsiyet ara-
12
sındaki farkı izah edelim: Şahıs
nesnedir, şahsiyet öznedir. Şahıs
belirlenendir, şahsiyet belirleyendir. Şahıs sürüklenendir, şahsiyet
sürükleyendir. Şahıs etkilenendir,
şahsiyet etkileyendir. Şahsiyet rüzgâr estirendir; şahıs ise esen rüzgâr karşısında yön değiştirendir.
Şahsiyet gittiği yere renk verendir;
şahıs gittiği yerin rengini alandır.
Şahsiyet yük alandır; şahıs yük
olandır. Şahsiyet çığır açandır;
şahıs çukurlardan kurtulmak için
çırpınandır. Şahsiyet tarih yazandır; şahıs tarih olandır. Şahsiyet,
asil ve aziz adamdır; şahıs gölge
adamdır, müsvedde adamdır.
Şahsiyet, olmayı önceleyendir;
şahıs, görünmeyi önceleyendir.
Şahsiyet, kendine ait bir aklı ve
yüreği olandır; şahıs, aklını ve yüreğini satılığa çıkaran ya da kiraya
verendir. Şahıs ve şahsiyet kavramlarını bu şekilde özetleyebiliriz.
Yarın hepimiz Allah’ın huzuruna gideceğiz. Öyle bir kimlikle,
öyle bir şahsiyetle gidelim ki, Allah Teâlâ bizden razı ve memnun
olsun. Böyle bir şahsiyeti de ancak
Kur’an’ı Kerim’den kazanabiliriz.
Zira Kur’an’ı Kerim, renk veren,
koku veren bir kitaptır. Herkese
bir renk, bir koku verir. Nitekim
Ebu Musa el-Eşari radıyallahu anhın rivayet ettiği bir hadisi şerifte
Efendimiz sallallahu aleyhi ve selem şöyle buyurur:
“Kur’an okuyan ve onunla
amel eden mü’min, turunçgillere
benzer. Turuçgiller güzel kokarlar ve tatları da güzeldir. Kur’an
okumayan lakin emirlerini yerine
getiren mü’min, hurmaya benzer.
Hurmanın tadı güzeldir lakin güzel
kokmaz. Kur’an okuyan münafık,
fesleğen çiçeğine benzer. Fesleğenin kokusu güzeldir ama ağza
konmaz, tadı zehir gibidir. Kur’an
okumayan münafık da Ebu Cehil
karpuzuna benzer.