Dokun Dergisi | Page 12

DOKUN Kur’an’dan Sahsiyet Kazanmak! Burhan Yazıcı H er insan şahıstır ama şahsiyet sahibi değildir. Binaenaleyh yaşadığımız dünya üzerinde iki tür insan tipiyle karşı karşıyayız: a) Sadece şahıs olup şahıs kalan insanlar b) Şahsiyet sahibi insanlar Aslında bunu Müslümanlara da uygulayabiliriz: a) Müslüman şahıslar b) Müslüman şahsiyetler Vahiy, şahsa şahsiyet kazandırmak için şahsı muhatap alır. Yani şahsı terbiye ve tezkiye ederek şahsiyet oluşturur. Rasulullah sallallahu aleyhi ve selemin yirmi üç yıllık mücadelesine baktığımızda temel hedefinin ve yoğunluklu amacının şahsiyet oluşturmak olduğunu gayet net bir şekilde izleyebiliriz. Öncelikle şahıs ile şahsiyet ara- 12 sındaki farkı izah edelim: Şahıs nesnedir, şahsiyet öznedir. Şahıs belirlenendir, şahsiyet belirleyendir. Şahıs sürüklenendir, şahsiyet sürükleyendir. Şahıs etkilenendir, şahsiyet etkileyendir. Şahsiyet rüzgâr estirendir; şahıs ise esen rüzgâr karşısında yön değiştirendir. Şahsiyet gittiği yere renk verendir; şahıs gittiği yerin rengini alandır. Şahsiyet yük alandır; şahıs yük olandır. Şahsiyet çığır açandır; şahıs çukurlardan kurtulmak için çırpınandır. Şahsiyet tarih yazandır; şahıs tarih olandır. Şahsiyet, asil ve aziz adamdır; şahıs gölge adamdır, müsvedde adamdır. Şahsiyet, olmayı önceleyendir; şahıs, görünmeyi önceleyendir. Şahsiyet, kendine ait bir aklı ve yüreği olandır; şahıs, aklını ve yüreğini satılığa çıkaran ya da kiraya verendir. Şahıs ve şahsiyet kavramlarını bu şekilde özetleyebiliriz. Yarın hepimiz Allah’ın huzuruna gideceğiz. Öyle bir kimlikle, öyle bir şahsiyetle gidelim ki, Allah Teâlâ bizden razı ve memnun olsun. Böyle bir şahsiyeti de ancak Kur’an’ı Kerim’den kazanabiliriz. Zira Kur’an’ı Kerim, renk veren, koku veren bir kitaptır. Herkese bir renk, bir koku verir. Nitekim Ebu Musa el-Eşari radıyallahu anhın rivayet ettiği bir hadisi şerifte Efendimiz sallallahu aleyhi ve selem şöyle buyurur: “Kur’an okuyan ve onunla amel eden mü’min, turunçgillere benzer. Turuçgiller güzel kokarlar ve tatları da güzeldir. Kur’an okumayan lakin emirlerini yerine getiren mü’min, hurmaya benzer. Hurmanın tadı güzeldir lakin güzel kokmaz. Kur’an okuyan münafık, fesleğen çiçeğine benzer. Fesleğenin kokusu güzeldir ama ağza konmaz, tadı zehir gibidir. Kur’an okumayan münafık da Ebu Cehil karpuzuna benzer.