Dilhâne Şubat 2019 şubat2019 | Page 86

Üstâd Necip Fazıl ile Röportaj Âmine Büşra Çiftçi Ama lâkapsız.... Heveskâr şiirleri yazıyor. Bir gün Yakup Kadri'yi görmek için, İkdam gazetesine gittim. Odasının kapısına vurdum. Gür ve tok bir ses «giriniz» dedi. Girdim ve elimdeki defteri masasına bırakarak: -Ben, dedim; Felsefe talebesiyim. Şiir yazıyorum. Takdir ettiğim ender kalemlerden biri olduğunuz için şiirlerimi size getirdim. Beğenecek olursanız neşirlerine lütfen delâlet edersiniz. Ve tek kelime beklemeden ve eklemeden çıkıp gittim. Bir iki hafta geçti, geçmedi; kafamda bir bomba!!! 17 yaşındaki çocuğun şiirleri en genci 35 - 40 yaşındaki üstadların yazıları arasında yayınlanmaya başlamaz mı?.. Mecmuaya bakan, Fevzi Lûtfi Karaosmanoğlu... Mecmuanın etrafında Yakup Kadri, Ahmet Hâşim, Yahya Kemâl, Halide Edip, Refik Halit, Ahmet Refik, Köprülüzâde Fuat ve benzerleri... «Yeni Mecmua»nın bu Ziya Gökalp'ten sonraki devresinde, fikir yazılarını, daha ziyade Darülfünun hocaları yazıyor ve ilk hamlede oraya kabul edilmek bir muvaffakiyet sanılıyor. Güya tasavvufî bir hava tütüyor ilk şiirlerimden. Çilesini çekmeye henüz 12-13 yıl uzak olduğum dâvanın, bütün inceliklere uzak bir heveskârıyım. “O'nu tanıdıktan sonra” diye bir ayrım var hayatınızda. Peki o'nu tanımadan önce, o yolun çıkmaz sokak olduğunu nasıl anladınız? Tam otuz yıl saatim işlemiş ben durmuşum, gökyüzünden habersiz uçurtma uçurmuşum... -Muhterem, derin bir nefes alıp, yakıyor yeniden sigarasını- Maddenin mahpus olduğu kaba bir dört köşe içinde, bir takım eşya ve hâdiseleri düzenleyip, Allah'a var diyenlerle, yine bir takım eşya ve hâdiseleri düzenleyip Allah'a yok diyenlere nispet, ruhumda beşeri kanunların tezgâhı o türlü devrildi ki, bu devrilişin altından yalnız, mutlak hakikat doğrulabilirdi.