Amine Yamaç
"Öyleyse, bir işi bitirince diğerine
koyul." (İnşirah, 7.)
Kitap okumaya nereden başlayacağımızı
konuşmadan önce kitapları nasıl
seveceğimiz konusunda bir parantez
açmak istedim. Her yiğidin yoğurt
yemesi farklıdır der büyüklerimiz ama
biz de bazılarından örnek alsak bunun
kimseye zararı olmaz. Yazıya başlamadan
önce birkaç arkadaşıma sordum kitap
okumayı nasıl sevdin diye. Çoğunluğun
cevabı roman okuyarak oldu. Bu cevaba
sonuna kadar katılıyorum. Hiç okuma
yapmamış birisinin eline fikir kitabı
tutuşturursanız en baştan onu kaybetmiş
olursunuz. Her neyse tamam cevabı
beğendim ama bana eksik geldi. Aslında
merak ettiğim şey romanı eline nasıl
aldın? Hiç okuma yapmayan insan dur
bir roman okuyayım demez. Bir
çoklarımıza arkadaşları vesile olmuştur.
Kendim için de öyle, odada sürekli kitap
okuyan bir arkadaşım vardı ona baka
baka özendim ve okumaya başladım.
Ama benim asıl olayım kitap sahibi
olmaktı. Burasını anlatmak istiyorum.
Bana sorsanız "kitap okumak mı, kitap
almak mı?" diye, kesinlikle almak derim.
Rabbim bana öncelikle dünya nimeti
olarak kitapları sevdirdi daha sonra kitap
okumayı. Birçok kitabım var ve hepsini
okumuş değilim. Bu beni hiç rahatsız
etmez ben kitaplara sahip olmayı onlara
dokunmayı
severim.
Dokunduğum
sevdiğim şey beni kendine çeker öyle
okurum. Bu yüzden hiç ödünç kitap
okuyamam çünkü aramızda bir bağ
olmaz. Başlangıçta sadece kitap almayı
severken artık okumayı, yazmayı, kendi
kütüphanemi oluşturmayı sevmeyi de
aynı ölçüye getirdim. İşin özü ben
kitapları bir ucundan tuttum onlar beni
aldı götürdü. Önemli olan bu konuda bir
çabanızın
olmasıdır,
nereden
başladığınızın o zaman çok önemi
kalmaz.
20