Dilhâne Mart 2019 mart2019 | Página 20

Amine Yamaç "Öyleyse, bir işi bitirince diğerine koyul." (İnşirah, 7.) Kitap okumaya nereden başlayacağımızı konuşmadan önce kitapları nasıl seveceğimiz konusunda bir parantez açmak istedim. Her yiğidin yoğurt yemesi farklıdır der büyüklerimiz ama biz de bazılarından örnek alsak bunun kimseye zararı olmaz. Yazıya başlamadan önce birkaç arkadaşıma sordum kitap okumayı nasıl sevdin diye. Çoğunluğun cevabı roman okuyarak oldu. Bu cevaba sonuna kadar katılıyorum. Hiç okuma yapmamış birisinin eline fikir kitabı tutuşturursanız en baştan onu kaybetmiş olursunuz. Her neyse tamam cevabı beğendim ama bana eksik geldi. Aslında merak ettiğim şey romanı eline nasıl aldın? Hiç okuma yapmayan insan dur bir roman okuyayım demez. Bir çoklarımıza arkadaşları vesile olmuştur. Kendim için de öyle, odada sürekli kitap okuyan bir arkadaşım vardı ona baka baka özendim ve okumaya başladım. Ama benim asıl olayım kitap sahibi olmaktı. Burasını anlatmak istiyorum. Bana sorsanız "kitap okumak mı, kitap almak mı?" diye, kesinlikle almak derim. Rabbim bana öncelikle dünya nimeti olarak kitapları sevdirdi daha sonra kitap okumayı. Birçok kitabım var ve hepsini okumuş değilim. Bu beni hiç rahatsız etmez ben kitaplara sahip olmayı onlara dokunmayı severim. Dokunduğum sevdiğim şey beni kendine çeker öyle okurum. Bu yüzden hiç ödünç kitap okuyamam çünkü aramızda bir bağ olmaz. Başlangıçta sadece kitap almayı severken artık okumayı, yazmayı, kendi kütüphanemi oluşturmayı sevmeyi de aynı ölçüye getirdim. İşin özü ben kitapları bir ucundan tuttum onlar beni aldı götürdü. Önemli olan bu konuda bir çabanızın olmasıdır, nereden başladığınızın o zaman çok önemi kalmaz. 20