Dilhâne Mart 2019 mart2019 | Page 11

Sen ey! Gözlerindeki manasız yakamoz parıltıları gönülleri pervanelere çeviren Bakışlarının darbeleri kalbimi mıh gibi deliyor Hüzünlü bir şarkının notaları gibi yüreğime işliyor Gücüm yok mümkün olmayan için Cesaretim yok kalbine yol bulmak için Her nefes imkânsız bir ümidi fısıldıyor hiç durmadan göğsümün üzerinde Bütün kokusu içinde saklı bir gonca idi kalbim, açıldı gitti Onu tekrar içine koyabilir misin? Kalbimin mahzenlerinde aşkını gizli bir mücevher gibi saklıyorum Söz tohumlarını serpemem ki kalbine Dipsiz kuyularda saklanıyor sözlerim Merdiven sağır çıkarmaz dilime Sırrımı ortaya döken duru gözyaşlarıma bak Kalbimin yükü dudaklarımı ağırlaştırdı Dudaklarım bükük ve suskun Biliyorum fani yüreğimdeki imkânsız aşk ancak ötelerdeki mutluluğu imâ eder Bütün kelimeleri bırakıp ümidin ötesi için ellerimi boşluğa uzattım Dudaklarımda ses vermeyen sözler sağanağı Bir çağlayan uğulduyor içerimde… 11