Sen ey!
Gözlerindeki manasız yakamoz parıltıları
gönülleri pervanelere çeviren
Bakışlarının darbeleri kalbimi mıh gibi deliyor
Hüzünlü bir şarkının notaları gibi yüreğime işliyor
Gücüm yok mümkün olmayan için
Cesaretim yok kalbine yol bulmak için
Her nefes imkânsız bir ümidi fısıldıyor
hiç durmadan göğsümün üzerinde
Bütün kokusu içinde saklı bir gonca idi kalbim, açıldı gitti
Onu tekrar içine koyabilir misin?
Kalbimin mahzenlerinde aşkını
gizli bir mücevher gibi saklıyorum
Söz tohumlarını serpemem ki kalbine
Dipsiz kuyularda saklanıyor sözlerim
Merdiven sağır çıkarmaz dilime
Sırrımı ortaya döken duru gözyaşlarıma bak
Kalbimin yükü dudaklarımı ağırlaştırdı
Dudaklarım bükük ve suskun
Biliyorum fani yüreğimdeki imkânsız aşk
ancak ötelerdeki mutluluğu imâ eder
Bütün kelimeleri bırakıp ümidin ötesi için
ellerimi boşluğa uzattım
Dudaklarımda ses vermeyen sözler sağanağı
Bir çağlayan uğulduyor içerimde…
11